• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkmenlerin katledilişi sadece izlendi

Yeniakit Publisher
2016-02-14 20:20:00 - 2016-02-14 20:33:19
Türkmenlerin katledilişi sadece izlendi

“Kobani savaşı”nın ülke medyasında ve uluslararası medyada büyük yankı uyandırması ancak Bayır Bucak Türkmen'lerinin söz konusu medyadan aynı ilgiyi görememesini Gerçek Hayat'tan Cihat Arpacık kaleme aldı.

Şanlıurfa'nın, Suruç ilçesinin güneyinde sınır kenti olan Kobani, yaklaşık 2 yıl önce DAEŞ'in saldırısına maruz kalmıştı. Bu saldırı sonucunda Türkiye'ye büyük bir göç dalgası başladı.

Uluslararası medyanın da bölgeye gelmesiyle yardım PR'larının daha etkin bir şekilde yapılmasının önünü açmıştı. REUTERS, AP, CNN International, BBC, Al Arabia, Euronews, Al Jazeera başta olmak üzere Norveç'ten Kanada'dan ve Japonya'dan dahi basın kurumları Suruç'a gelmişti.

Türkiye'ye Suriye'den gelen ilk göç dalgası olmamasına rağmen yabancı basının bölgeye üşüşmesinin altında birçok spekülasyon vardı.

Suruç'un öte yanında uygulanmak istenen planlar yine uluslararası uluslararası basın üzerinden allanıp pullanacak ve dünyaya servis edilecekti.

Türk haber kanalları gazeteleri ise PKK'nın Suriye'deki yapı­lanması PYD ve PYD'nin silahlı kolu YPG militanları için “Kürt güçler” veya “YPG'li milis kuvvetleri” nitelendirmeleri kulla­nıyordu.

DAEŞ'in kent merkezine dayanmasıyla ABD uçakları devreye girdi. Hava bombardımanıyla şehirde daha fazla tutunamayacağını anlayan DAEŞ Kobani'den çekildi.

Kara savaşında başarısız olan YPG, ABD uçaklarının ve Türkiye üzerinden Kobani'ye giden peşmerge ve muhalif güçlerin desteği sayesinde Kobani'yi geri aldı. Bu, dünyaya “DAEŞ'le savaşta ABD'nin en büyük müttefiki olan YPG'nin büyük başarısı” olarak pazarlandı.

Bayır Bucak'ın sesi kısık

Kobani'ye gösterilen bu yoğun ilgi, Eylül'den bu yana hem Esed hem de Rus savaş uçakları ve ağır bombalarıyla yakılan, dünyanın dört bir yanından getirilen yabancı paralı askerlerin kuşatmaya çalıştığı ve binlerce sivilin evlerini terk ederek sınıra yığıldığı Bayır Bucak'a gösterilmiyordu.

Yardım yarışın­dan eser yok

Ormanlık araziden düşe kalka, çamurlara saplanarak Türkiye'ye gelen sivil Türkmenleri sadece birkaç sivil toplum kuruluşu karşıladı.

Türk­men Dağı'ndaki savaş, basın kuruluşlarının gün­demlerinin son sıralarına kadar düşerken en sonunda da sadece boşluk doldur­mak için kullanıldı. Bayır Bucak'tan kaçan mültecileri Kobani'de olduğu gibi uluslararası haber ajansları karşılamadı. Sadece isimleriyle iş yapan deneyimli savaş muhabirleri bölgeye giderek bize olanları aktarmakla yetindi.

Habere bürokratik engel

Gazeteciler Bayır Bucak'a gidip haber yapmak için birçok engelle karşılaşıyor. Ya saatlerce bir mülki amiri ikna etmeye çalışıyor ya da bir dizi tehlikeyi göze alıp gece vakti karanlık ormanlara dalarak sınırı geçmek zorunda kalıyor.

“Keşke adı 'Kobani' olsaydı”

Tüm yaşananlara rağmen Türkmen Dağı'ndan çıkan ses, Kobani'de çıkan sesin yarısı kadar bile olamadı. Türkmen komutan Mustafa, savunmaya çalıştıkları son bölgede şöyle söylüyor: “Kobani'ye yapılan yardımlarda gözü­müz yok. Keşke buranın adı da Kobani olsaydı, belki o zaman daha şanslı olurduk.”

Kaynak:YeniŞafak

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23