Türkiye'den okkalı cevap | “Sizi hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz’
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya'da göz altına alınan Türk gazetecilerle ilgili konuştu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhur İttifakı milletvekilleri ve il başkanları ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
14 Mayıs’a giden süreçte ABD ve Avrupa basınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan yayınlara şahit olduklarını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Seçim sonrası geçiş sürecinin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda güya AB’ye tavsiyeler veren yayınlara dahi rastladık. Bunlar, Türk demokrasisini ve hangi renkten, görüşten olursa olsun vatandaşlarımızın milli egemenliğe bağlılığını hafife alan yayınlardı. Vatandaşlarımız bunlara Türkiye’de yüzde 87’ye; yurt dışında ise yüzde 53’e yaklaşan katılım oranıyla yanıt verdi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD üyesi ülkelerde seçim katılımında en ön sıralarda geliyoruz. 3 ay önce tarihimizin en yıkıcı afetini yaşadık. 50 binin üzerinde insanımızı kaybettik. Buna rağmen seçimleri böylesine yüksek bir katılımla gerçekleştirmek demokrasimizin gücünü de ispat etti. Ne var ki, uluslararası basının tarafgir tavrını, bazı uluslararası gözlemcilerde de gördük. AGİT, AGİTPA ve AKPM gözlemcilerinden oluşan Uluslararası Gözlem Misyonunun basın toplantısında kullandığı siyasi içerikli, tarafsızlıktan uzak ifadelere tepkimizi Bakanlık açıklamasıyla ortaya koyduk. Bize bu eleştirileri yapan iki misyonun şefi Alman. Ama bakıyorsunuz aynı Almanya’da Sabah gazetesinden iki basın mensubumuz, bir FETÖ’cünün yalan yanlış ihbarıyla gözaltına alınıyorlar” sözlerine yer verdi.
“Irkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı, Türk karşıtlığı şeklinde vuku buluyor”
Sabah gazetesinin Avrupa haberleri merkezinin bulunduğu Frankfurt’ta ofislerinin basılmasını eleştiren Bakan Çavuşoğlu, “Bakanlık olarak gerekli açıklamayı yaptık. Büyükelçilerini de Bakanlığa çağırdık ve tepkimizi gösterdik. Basın ve ifade özgürlüğü konusunda tüm dünyaya ders vermeye kalkan Almanya'nın çifte standartlı yaklaşımını ortaya koyduk. Demokrasiye, milli iradeye olan bağlılığımız, uluslararası siyasetin mevcut durumu ve bu çifte standartlı uygulamalar dikkate alındığında da çok anlamlı. Krizlerin, savaşların, çatışmaların arttığı günümüz dünyası hakkında analiz yaparken, iki yaygın reflekse karşı Türkiye refleksi benzetmesi yapıyorum. Birinci refleks, AB başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde görülüyor. Kendi refah alanına çekilme, küresel sorunları sırf göç gibi güvenlik boyutu itibariyle umursama. İkinci refleks daha ilkel. Bütün suçu kendinden olmayanlarda görme. Irkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı, Türk karşıtlığı şeklinde vuku buluyor” dedi.
Bakan Çavuşoğlu konuşmasını şu sözlerle devam ettirdi:
“Charlie Hebdo’nun son alçaklığı ve terbiyesizliğini gördünüz. Daha fazla anarak kıymete bindirmek istemiyorum. Sadece şunu söylemek isterim Türk milleti sizin gibileri hayal kırıklığına uğratmaya devam edecek. Bahsettiğim her iki refleks de özünde anti-demokratik tepkilerdir. Biz bu iki refleksi de reddediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Daha adil bir dünya mümkün' ifadesiyle özetleyebileceğimiz bu tavrımız, aslında bir demokrasi savunmasıdır. İşte bu ortamda Türk milletinin demokratik tavrı, demokrasinin küresel planda zemin kaybettiği günümüz dünyasında bizi çok özel bir konuma getiriyor. Cumhuriyet'imizin 100. yılında Türk demokrasisinin yine başarıyla verdiği bu sınav, bölgemizde ve ötesinde demokrasi cephesine umut vermiştir. Atatürk’ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ifadesi ışığında, demokrasimizi Türkiye Yüzyılı'nda her boyutuyla daha da güçlendireceğiz. Uluslararası konjonktürün aşırıcı, demokrasi karşıtı akımlar için daha elverişli olmasına asla aldırış etmeden, Cumhuriyet'imizi ve demokrasimizi bütün dünyaya örnek hale getireceğiz.”
Gündem
Eski CHP'li’den Kemal Kılıçdaroğlu'na: Ben yerinde olsam sokağa çıkamam