Ekonomik parametreler kamu maliyesinin gücünü gösterirken; Merkez Bankası rezervleri artıyor, ihracatta rekorlar kırılıyor, Borsa İstanbul tarihin en yüksek puanlarına ulaşıyor, dolar bütün dünyada güçlenme eğilimindeyken sadece TL karşısında değer kaybediyor, kur korumalı mevduat hesabı büyüdükçe büyüyor, işsizlik azalıyor, istihdam verileri pozitife dönüyor.
Küresel çaplı ekonomik buhranın ekonominin her parametresinde kendisini hissettirdiği mevcut süreçte Türkiye’de dünyaya parmak ısırtan yükselişler yaşanıyor. Doğu Avrupa’da Ukrayna-Rusya savaşının ekonomileri kavurduğu, salgın yükünün en ağır olduğu süreçte Başkan Erdoğan liderliğindeki Türkiye’de ekonomik göstergeler rekor yükselişleri görüyor. Geçmiş dönemlere göre pozitif değerlere dönen ekonomik parametreler kamu maliyesinin gücünü gösterirken; Merkez Bankası rezervleri artıyor, ihracatta rekorlar kırılıyor, Borsa İstanbul tarihin en yüksek puanlarına ulaşıyor, dolar bütün dünyada güçlenme eğilimindeyken sadece TL karşısında değer kaybediyor, kur korumalı mevduat hesabı büyüdükçe büyüyor, işsizlik azalıyor, istihdam verileri pozitife dönüyor.
Her parametrede başarı
Son bir aylık süreçte kayda geçen ekonomik veriler şöyle sıralanıyor:
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri 8 Nisan ile biten haftada 952 milyon dolar artarak 109 milyar 913 milyon dolar oldu.
İşsizlik Şubat ayında bir önceki aya göre 178 bin kişi azaldı, %11.4’den %10.7’ye geriledi. İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 90 bin kişi artarak 30 milyon 6 bin kişi oldu.
İhracat geçtiğimiz yılın şubat ayına göre yüzde 25.4 artışla 20 milyar dolar oldu. Bu rakam, bütün zamanların en yüksek şubat ayı ihracat rakamı olarak kayıtlara geçti. Salgın sonrasında, Eylül 2020’den Mart 2022’ye kadar olan son 19 ayın 17’sinde aylık bazda ihracat rekoruna imza atıldı.
Türkiye’nin makine ihracatı ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.2 artarak 6.1 milyar dolarla rekor kırdı.
Borsa rekorda, dolar durgun
Borsa İstanbul 100 endeksi tüm zamanların rekorunu kırdı. 2500 puana ulaştı.
Dolar bütün dünyada güçlenme eğilimindeyken sadece TL karşısında değer kaybediyor. Dolar endeksi 2020’den bu yana ilk kez 100 seviyesinin üzerine çıkarken, bütün dünyada güçlenme eğilimine girdi. ABD Merkez Bankası’nın 40 yılın zirvesine çıkan enflasyonla mücadele kapsamında sert faiz artırımları yapacağına kesin gözüyle bakılırken dolar bütün dünyada güçlenme eğiliminde. Türkiye’de ise durum farklı. Dolar, TL’ye karşı yatay seyrediyor.
Kur Korumalı Mevduat sistemindeki birikim, sadece 5 aylık zaman diliminde 728 milyar TL’ye çıktı
Konut satışları mart ayında yüzde 20,6 artarak 134 bin 170 oldu. Yabancıya konut satışı 2022’nin ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55.6 artarak 8 bin 777 oldu. Yabancılara konut satışı 3 aylık bazda yüzde 45 arttı.
Uzman Ekonomist AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban, ekonomideki başarılı göstergelerin başarılı yönetim ve AK Parti iktidarı dönemindeki sağlam temellerin yansıması olduğunu söyledi. Ekonomist Taşkesenlioğlu, “Bütün dünyayı kasıp kavuran pandemi sonrasında daralan arzın ekonomilerde meydana getirdiği sıkıntıyı Türkiye olarak kısmen biz de yaşıyoruz. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşından sonra enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan da bütün ülkeler gibi biz de etkilendik. En güçlü olduğuna inanılan ekonomilerdeki enflasyon rakamlarını gördüğümüzde bu durumun sadece bizim ülkemiz için geçerli olmadığına da şahit oluyoruz. Ancak hem ihracatın artıyor olması, hem MB rezervlerinin arzu edilen seviyenin üzerine çıkıyor olması Türk ekonomisinin aslında geriye yönelik baktığımızda 20 yıllık süreçte ne kadar sağlam bir zemine oturtulduğunun önemli işaretlerinden bir tanesi” dedi.
Temeller sağlam
Birçok ülkede istihdamla ilgili sıkıntılar varken Türkiye’de kamu ve özel sektörde üretim ve yatırımın artıkça istihdam olanaklarının da arttığına değinen Taşkesenlioğlu, “Hem yatırımımız, hem üretimimiz, hem ihracatımız hem de istihdam artıyor. Dolayısıyla Türk ekonomisinin geriye yönelik kriz dönemlerindeki mücadelesi aslında şimdi kendisini gösteriyor. Krizlerle mücadele ettikçe bu noktadaki kapasitemiz de arttı. Birçok ülkenin bankacılık sektörüyle ilgili sıkıntıları varken ülkemizdeki bankaların sağlam şekilde devam etmesi de 20 yıllık AK Parti iktidarının başarısını yansıtıyor. Borsa İstanbul’un son yıllardaki en önemli seviyeye ulaşması, halkın parasını faize değil üretim ve yatırıma da göndermesi, 20 yıllık AK Parti iktidarının başarısını yansıtıyor” ifadelerini kullandı. Taşkesenlioğlu, mevcut süreçteki bir takım sıkıntıların da şu anda uygulanan politikalar ve geçmişte oluşturulan sağlam temeller üzerinde aşılacağını ve Türkiye’nin daha iyi noktalara geleceğini söyledi.
Krizlere hazırlıklı strateji
Yalova Üniversitesi Öğr. Gör. Ekonomist Dr. Yahya Özdemir, Türkiye’yi yöneten stratejik akla vurgu yaptığı konuşmasında büyüyen ve yükselen Türkiye’nin ekonomik göstergelerde kendisini gösterdiğini kaydetti. Ekonomist Özdemir, “Ukrayna-Rusya savaşı dünya ekonomilerini kavurmuş durumdayken, salgının ekonomilere yüklediği ağır yükün etkisi hala devam ediyorken Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki şu an anki ekonomik göstergeler umut vericidir. Geçmişe nazaran daha pozitif değerlere ekonomik parametreler odağında daha güçlü bir kamu maliyesinin oluşacağını da söyleyebiliriz. İstihdam, ihracat, işsizliğin azalmasına ilişkin veriler geleceğe dair büyüyen ve yükselen Türkiye’ye işaret ediyor” sözlerini sarf etti. Dünyadaki darboğazın özellikle Batı ülkelerinde büyük bir çırpınmaya yol açtığını hatırlatan Özdemir, şöyle devam etti: “Yakın süreçte birçok ülke ekonomisi iflas bayrağını da açabilir. Elbette kapitalist ekonomiler batmaya mahkumdur. Bizim ekononimizin ivme kazanmasının en temel özelliği sağlam temeller üzerine kurulu olmasıdır. Yakın coğrafyasında bu kadar kriz ve kaosa başka ülke olsa ekonomik olarak batardı. Ancak AK Parti iktidarında güçlü temellere oturtulan sistem dolayısıyla olumsuz etkilenmek şöyle dursun, 1923’ten bu yana en yüksek verilere ulaşılıyor. Bu Türkiye’nin ne kadar doğru ve stratejik bir akılla yönetildiğini gösteriyor. En kötü durumlara karşı bile hazırlıklı, planlı, programlı bir irade tarafından yönetilen ekonomimiz şu an dünyada en parlak ülke ekonomisi olarak öne çıkıyor.”