• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye, dünyaya örnek oldu

Yeniakit Publisher
2020-04-04 10:25:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Türkiye, dünyaya örnek oldu

Almanya dönüşünde 14 günlük karantina sürecini anlatan Prof. Dr. Ahmet Maranki, Türkiye’nin koronavirüsle mücadelesine ve bazı kesimlerce yapılan olumsuz söylemlere ilişkin Akit’e konuştu. Maranki, “Koronavirüsle mücadele konusunda Türkiye dünyaya örnek olmuştur” dedi.

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkıp dünyanın kabusu haline gelen koronavirüs (Covid-19) salgınında aldığı önlemlerle Türkiye dünyaya örnek olmaya devam ediyor. FETÖ, PKK başta olmak üzere Türkiye düşmanlığında birleşen bazı kesimlerin provokatif söylemleri ise tepkilere neden oluyor. Türkiye’nin göz kamaştıran mücadelesini Prof. Dr. Ahmet Maranki, Akit’e anlattı. Maranki ile Türkiye’nin koronavirüsle mücedelesini ve virüse karşı alınması gereken önlemleri iki bölüm halinde konuştuk. İşte bugünkü birinci bölüm... 

- Türkiye bütün imkanlarını seferber ederek yurtdışında bulunan vatandaşlarımızı özel uçaklarla yurda getirdiği halde bazı kesimlerce devlete ve hükümete yönelik ağır söylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’den umudumuz kaybolunca yaptığımız işi en iyi şekilde yapmak, insanlara faydalı olmak amacıyla Almanya’da kurduğumuz şirketlerin açılışını yapmak üzere Almanya’daydık. Koronavirüs olayı çıkınca Türkiye’nin bize sunduğu imkanlarla İstanbul’a geldik. 14 gün boyunca karantinada kaldık ve karantina süremiz bitti, şuan evdeyiz. Maalesef ülkemizde bu konuda çok büyük spekülatif haberler yayınlanıyor. Ben de karantina konusunda bu durumu yaşayan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gerçekleri dile getirmek isterim. Koronavirüs’ün Avrupa’da yoğun bir şekilde yayılmasıyla birlikte Frankfurt Başkonsolosumuzun gayretiyle ve ülkemizin imkanlarıyla 17 Aralık’ta son uçakla İstanbul’a gelerek karantina altına alındık. Eşim de sağlıkçı olduğu için karantina şartlarını, alınan önlemleri ve hizmetleri yerinde görebilme imkanımız oldu. Allah devletimizden razı olsun. Türkiye Cumhuriyeti 24 saat önce haber verilmesine rağmen Avrupa’daki binlerce vatandaşını ve talebesini getirebilen tek ülkedir. Bu nedenle ben bütün görevlileri Ve bu karantina sürecini İstanbul’da üstlenen İstanbul valiliği ve çalışma ekibini tebrik ediyorum. Başarılarından dolayı Türkiye Devleti dünyaya örnek olmuştur.

“Türkiye’nin yasakladığı ürünlere almanya izin verdi”

- Türkiye’deki hizmetlerinizi neden Almanya’ya taşıma gereği duydunuz?

Yaptığım canlı yayınlarda, yazdığım yazılarda ve konferanslarımda sürekli ‘Bu ülkenin bağışıklık sistemini düşürmeyin’ diye hep söylemeye çalıştım. Maalesef bu ülkede bu ülkenin bağışıklık sistemini düzeltecek hiçbir işlem yapılmadığı gibi tam tersi şeyler yapıldı. İnsanların bağışıklık sistemini düşürdüler. Bu ülkede yüz kişinin doksan sekizi ilaç kullanır hale geldi. İlaç tüketiminde dünyada ikinciyiz. OECD ülkelerinde ise birinci sıradayız.

Benim Akit TV’de hem de diğer televizyondaki konuşmalarım TT oldu. Bu ülkenin eski Tabipler Birliği, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu ile bir takım sıkıntılar yaşadık. Ben ‘Allah’ın Kuran’ın da olan zencefili yiyin’ dediğim için ceza yedim. Yine ‘yeşil çay için’ dediğim için ceza yedim. Bugün çok zaruri olan bu korona virüsünden de kurtulmaya sebep olabilecek ‘kristal kaya tuzundan yemek öncesi sonrası yiyin, burnunuzu, ağzını, yüzünüzü bununla yıkayın’ dediğim için 150 bin TL ceza aldım. Ağır cezalarla da halen yargılanıyorum. Eski Türkiye böyleydi. Bu nedenle ülkeme küsmek değil, kıymetimizin anlaşıldığı bir yere beyin göçü yaptığımızı söyleyebiliriz. Avrupa’dan benim bedensel, ruhsal arınma kamplarıma gelen 200 bine yakın soydaşımız vardı. Bunların Ve Avrupa’daki gönüllü teşekküller Avrupa Parlamentosu’nun pek çok Türk kökenli (Türkiye hariç ) Üyelerinin de desteği ve talebi üzerine Almanya’da Kozmik Yaşam Merkezi kurdum. Bu son on beş gün içinde bu kurumun açılışı için gittiğimde tüm ürünlerimi Almanya’ya ihracatını gerçekleştirdim.

“Koronavirüs üretilmiştir” 

- Koronavirüs salgınına ilişkin birçok senaryolar dile getiriliyor. Bu salgınla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?

“Korona” adıyla dünyada bir “korku imparatorluğu” kurulmuştur. Ben buradan köşe yazarlarını, gazetecileri, sorumlu kuruluşları, bilim adamlarını ve üniversiteleri bu korku imparatorluğunun önüne geçmeye çağırıyorum.  Çünkü geçen yıl devlet istatistik enstitüsünün raporlarına bakıldığında yüz ölünün yaklaşık kırkta birinin kalp-damar dolaşımından, diğer yüzde 20,1’inin kanserden öldüğü görülmektedir. Aynı yıl viral enfeksiyonlardan ölenlerin oranı yüzde 1’e bile girmemiştir. Peki, bu vaveyla niçin yapılmaktadır? Koronavirüs üretilmiştir ve günü bekletilerek bu dönemde yaygınlaştırılmıştır.     

Korkunun ecele faydası yok..? Geçen yıl ne kadar insan gribal enfeksiyonlardan  öldüyse; bu yıl da biraz daha fazla ölecektir!!? Çünkü insanların bağışıklık sistemi giderek düşürülmektedir! Alınacak tedbir bağışıklık sistemini yok eden sebepleri acilen ortadan kaldırmaktır! Bununla ilgili yazdığım ‘Beyaz Ölüm’ kitabında bütün yöntem ve formüller anlatılmıştır!

“Türkiye bana madalya vermedi”

- Almanya sizin hangi ürünlerinize izin vererek kabul etti?

Almanlar; akciğer, astım hastalıkları, gribal enfeksiyonlar için üzerinde çok bilimsel çalışma yapılan Ökse otu içeceği gibi ve dünyada 12 aminoasit içinde barındıran kapari gibi çok ürünümün de içinde olduğu 750 ürünümü kabul ettiler. Bugün Türkiye için milyarlarca dolar olan bu emeğimin ilk ihracatını yaptım. Bu ülke bana madalya vermedi. Ben de orada bu işlerimi sürdürüyorum. Burada çok şeyimi yasakladılar. Bugün koronavirüsü başta olmak üzere pek çok bakteri, mantar türevlerine öldürebilecek Biorezonans ve frekans tıbbi cihazlarımın projeleri maalesef sanayi bakanlığından geri döndü. Çalışmalarımızı yeni boyutta değerli dostum Mustafa Varank Bakanım’ın olaya müdahalesi ile sürdürmeye çalışıyoruz. Bu ülkede üniversitelerden, bilim kurulundan bu projeleri geçirip yerli, milli üretim yapmak kolay değil. Bunun için biz Avrupa’ya gittik. Burada yasak olan bitkilerimizi orada ürettik. Endikasyon bildirimi bu ülkede yasak fakat orada bütün açıklamalarıyla ürünü anlatabiliyorsunuz. Bu işi sadece doktorlar yapmıyor. Bu işin kursunu gören hay praktik vs gibi elemanlarla bütün sağlık hizmetlerini yürütebiliyorsunuz. Bir tıp doktorundan zaten aldığı eğitimle kupa, bitkisel, sülük, hacamat gibi yerine tıbbi sağda çalışmalar yapması çok daha önemlidir!

“Sekülerist bir anlayış hâkim türkiye’de”

- Türkiye’deki insanların ‘bağışıklık sistemini’ nasıl ve neden çökertmeye çalıştılar?

Bu dünyayı idare eden bir güç var, o da Allah’tır. Maalesef bugün sekülerist bilim, Allah’ı, Peygamberi ve onun metotlarını kabul etmiyor. Kanıta dayalı bir bilimden bahsediyorlar. Yani ‘Allah görünmüyor, yoktur’ gibi bir anlayışları var. Sekülerist bir anlayış hâkim Türkiye’de. Bütün devlet üniversitelerine, bakanlıklarla ve cumhuriyetle ile giren felsefenin olumsuz yönlerini burada görüyoruz. Türkiye’de şeytan aklının yolundan gidildiğinden birçok sıkıntıyı yaşıyoruz. Bağışıklık sistemimizin çökertilmesi de şeytan aklıyla hareket edilmesinden kaynaklanıyor.
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

serdar

laik demokratik t.c.ile ne alıp veremediğin var,cumhuriyet felsefesinin neresi yanlış..

Yaw he he

Şıracın şahiti bozacı .......
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23