• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

TÜGİS uyardı: Türkiye’nin su stresi artıyor!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
TÜGİS uyardı: Türkiye’nin su stresi artıyor!

Türkiye’nin su stresinin kuraklığa bağlı olarak arttığına dikkat çeken TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar: “Suyu verimli yönetmek gıdanın geleceğini korumaktır” dedi.

Yağış rejimindeki değişim ve uzayan sıcak dönemler, tarladan sofraya uzanan zincirin ilk halkasında riski büyütüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iklim değişikliğini konuşmanın gıdanın geleceğini, üretimin sürekliliğini ve ülkemizin su güvenliğini konuşmak anlamına geldiğinin altını çizdi. Sidar, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.310 metreküp bandında. Bu seviye, uluslararası göstergelere göre ‘su stresi’ olarak tanımlanan aralığın içinde bulunuyor. Üstelik kullanılan suyun yaklaşık %77’si tarımsal sulamada değerlendiriliyor. Yani suyu tarımda daha verimli yönetmeden, gıda sisteminde kalıcı bir dayanıklılıktan söz edemeyiz” ifadelerini kullandı.


KURAKLIK DALGALARI TARIMDA ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ AZALTIYOR

Son yıllarda sıcaklık artışı, düzensizleşen yağışlar ve kuraklık dalgaları tarımsal üretimde öngörülebilirliği zayıflatıyor. Üretim planı suya göre şekillenirken, suyun miktarı ve zamanı değiştikçe verim ve kalite üzerindeki baskı da artıyor. TÜGİS, iklim değişikliğinin tarım ve su ekseninde ele alınmasının gıda arz güvenliği açısından kritik olduğunu vurgulayarak konuyu gündeme taşıdı.


2025’TE YAĞIŞLAR %29 AZALDI

“İklim değişikliğini konuşmak gıdanın geleceğini, üretimin sürekliliğini ve ülkemizin su güvenliğini konuşmak anlamına geliyor” diyen TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, “Ülkemiz 2024 yılında ortalama 15,6°C ile son yılların en sıcak dönemini yaşamıştı. 2025 su yılında da ne yazık ki yağışlar önceki yıla nazaran %29 oranında düştü. Bu durum tarladan sofraya uzanan zincirin en başında yani toprakta ve suda riskin arttığı anlamına geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.300 metreküp bandında. Bu seviye, uluslararası göstergelere göre ‘su stresi’ olarak tanımlanan aralığın içinde bulunuyor. Üstelik kullanılan suyun yaklaşık %77’si tarımsal sulamada değerlendiriliyor. Yani suyu tarımda daha verimli yönetmeden, gıda sisteminde kalıcı bir dayanıklılıktan söz edemeyiz” dedi.


“TARIMSAL SULAMADA MODERNİZASYON HIZLANMALI”

Sidar, iklim riskine karşı atılacak adımların üç alanda yoğunlaşması gerektiğini dile getirdi: “Öncelikle tarımsal sulamada verimliliği artıracak modernizasyon hamlelerini hızlandırmalı, üretim planlarını su varlığıyla uyumlu kurmalıyız. Tedarik zincirinde üretici-sanayici hattında riski daha dengeli paylaşan, veriye dayalı ve kaybı en başta azaltan modelleri güçlendirmeliyiz. Sanayi tarafında da su ayak izi ve geri kazanım gibi başlıklarda düzenli ölçüm ve iyileştirmeye dayalı yatırımların artması önem taşıyor.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23