Sosyal medyada son günlerin popülerleşen “fenomen ilahi”si, özellikle okul bahçelerinde gençler arasında büyük ilgi görüyor. Yavuz Arslan, Baran Haber’de yazdı: “Sosyal medya mecralarında okul bahçelerinden yükselen son günlerin ‘fenomen ilahi’si, kitleleri peşinden sürüklemesi, bugün derin bir hakikatin dışa vurumudur.”
Sosyal medyada son günlerin popülerleşen “fenomen ilahi”si, özellikle okul bahçelerinde gençler arasında büyük ilgi görüyor. Yavuz Arslan, Baran Haber’de yazdı: “Sosyal medya mecralarında okul bahçelerinden yükselen son günlerin ‘fenomen ilahi’si, kitleleri peşinden sürüklemesi, bugün derin bir hakikatin dışa vurumudur.”
Yazıda, melodinin basit yapısına rağmen milletin kendi değerlerine duyduğu özlemin bu popülerliği beslediği vurgulanıyor: “Aslında pek de müzikal bir derinliği olmayan, daha çok çocuk saflığına hitap eden bu melodinin gördüğü rağbet, milletin kendi öz değerlerine duyduğu sönmez iştiyakın bir sonucudur.”
Arslan, geçici popülerliklerin kültürel zafer olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor: “Saman alevi mesabesindeki bu tip çıkışlar, köklü bir medeniyet inşası için ancak birer işaret fişeği kabul edilebilir.”
Yazıda, bir kesim laik kesimin tepkisinin ise, toplumsal sahiplenme duygusunu güçlendirdiği ifade ediliyor: “Bir avuç laik yobazın can havliyle gösterdiği hazımsızlık, bu sahiplenme duygusunun kamçılanmasına sebep oldu; millet bunların içine düştüğü zavallıca kıvranışları müşahede ettikçe reaksiyonunu daha da keskinleştirdi.”
Arslan, Anadolu insanının kültürel ve dini değerlerini koruma konusundaki kararlılığına dikkat çekiyor: “Bu toprakların mayasında var olan İslâm nizamına duyulan özlem, her türlü baskı ve sindirme operasyonuna galip gelmiştir. Okul bahçelerinde yankılanan o sesler, aslında şuur altında saklı duran bir uyanışın sesidir.”
Yazıda, toplumsal çatışmalar ve laik sistemin yarattığı sorunlar da ele alınıyor: “Mabedin kapısında bırakılan bir inanç ve sokağa çıkınca devreye giren seküler hayat tarzları, fıtratla büyük bir çatışma halindedir.”
Son olarak, köklü bir toplumsal dönüşüm ve devlet modeli değişikliğinin gerekliliğine dikkat çekiliyor: “Zamanı gelmiş bir fikri engelleyebilecek hiçbir güç yoktur! Büyük Doğu’nun ruhu, artık ete kemiğe bürünmek için en uygun zemini bulmuştur. Ertelenemez ve kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak karşımızda duran yegâne kurtuluş reçetesi, Başyücelik Devlet Modeli’dir.”
Bu çerçevede, okul bahçelerinde yankılanan “fenomen ilahi”, yalnızca bir müzik trendi değil; Anadolu insanının kültürel ve ruhsal uyanışının sembolü olarak yorumlanıyor.