Trump kendi sonunu hazırlıyor: İç siyasette çöküş, dış politikada kriz
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’ye getirilmesiyle sonuçlanan tartışmalı operasyon sonrası uluslararası hukuk çevrelerinden büyük tepki topladı.
Operasyonun “korsan bir girişim” olarak tanımlanması, Trump yönetiminin diplomatik sınırları zorladığı yorumlarına yol açtı. Beyaz Saray kaynaklarına göre, kararın Trump’ın kişisel talimatıyla alınması Cumhuriyetçi Parti içinde bile rahatsızlık yarattı.
Trump’ın Maduro hamlesi, Washington’da “ABD’nin Latin Amerika politikasında yeni bir kırılma” olarak nitelendiriliyor. Ancak birçok uzman bu adımın, Trump’ın içerideki siyasi sorunlarını örtbas etmeye yönelik “riskli bir manevra” olduğunu savunuyor.
GRÖNLAND KRİZİ NATO’DA ŞOK ETKİSİ YARATTI
Trump’ın Grönland’a yönelik tutumu da NATO içinde ciddi bir kırılmaya yol açtı.
ABD Başkanı’nın, Arktik bölgesinde egemenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirmesi, özellikle Avrupa’daki müttefikler arasında “güven sorunu” doğurdu.
Kuzey Kutbu stratejisini tek taraflı biçimde genişleten Trump yönetimi, ittifakın ortak karar mekanizmalarını devre dışı bırakmakla suçlanıyor.
Diplomatik kaynaklar, Grönland çıkışının “ABD’nin küresel liderliğini zedeleyen bir girişim” olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
EPSTEIN SKANDALI TRUMP ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR
ABD kamuoyunda yeniden gündeme gelen Jeffrey Epstein skandalı, Trump’ı bir kez daha hedef tahtasına oturttu.
Epstein ile geçmişte aynı çevrelerde bulunması nedeniyle muhalefetin sert eleştirilerine maruz kalan Trump, konuyla ilgili soruları yanıtsız bırakıyor.
Siyasi analistler, bu sessizliğin kamuoyundaki şüpheleri artırdığını ve Beyaz Saray üzerindeki baskının giderek büyüdüğünü ifade ediyor.
GÖÇ POLİTİKALARI “DİKTATÖR” ELEŞTİRİLERİNİ GÜÇLENDİRİYOR
Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sert uygulamaları, ülke içinde büyük bir huzursuzluk yarattı.
ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) biriminin operasyonları, insan hakları kuruluşları tarafından “orantısız güç kullanımı” olarak eleştiriliyor.
Trump’ın sınır politikaları, ülke genelinde protestolara neden olurken bazı yorumcular, Başkan’ın “otoriter yönetim eğilimleri” sergilediğini öne sürüyor.
SİSTEMİN SABRI TÜKENİYOR
Washington kulislerinde, Trump’ın son dönemde attığı adımların ABD siyasi sisteminin sabrını zorladığı konuşuluyor.
Yargı ve Kongre arasındaki gerilim giderek artarken, bazı senatörler “yönetimde anayasal denge mekanizmalarının tehdit altında” olduğu görüşünü dile getiriyor.
Siyasi gözlemcilere göre, Trump’ın sert ve öngörülmez yönetim tarzı, hem ülke içinde hem de uluslararası arenada giderek yalnızlaşmasına neden oluyor.
Uzmanlar, “ABD sistemi sınırları aşan başkanları affetmez. Tarih, bunun örnekleriyle dolu.” yorumunu yapıyor.
TRUMP TEHLİKELİ BİR DÖNEME GİRDİ
Donald Trump, hem iç siyasetteki baskılar hem de dış politikadaki hatalı hamleleriyle giderek köşeye sıkışıyor.
Maduro operasyonu, Grönland krizi, Epstein tartışmaları ve göçmen politikalarındaki sertlik, Beyaz Saray’ı fırtınalı bir dönemin eşiğine getirdi.
Uzmanlara göre Trump artık yalnızca muhalefetle değil, kendi sisteminin sınırlarıyla da mücadele ediyor.