TRT Yönetim Kurulu Başkanı Eren: TRT 2 ile uzun bir yolculuğumuz olacak

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, "TRT 2'yi daha geniş tabanlı bir platform, çok boyutlu, çok mecralı bir kültür sanat markası yapma hedefimiz var" dedi.

03 Eylül 2019 Salı 10:27
TRT Yönetim Kurulu Başkanı Eren: TRT 2 ile uzun bir yolculuğumuz olacak

Edebiyattan tarihe, resimden tiyatroya, müzikten sinemaya kültürün ve sanatın her alanında kaliteli ve kapsamlı bir içeriği izleyiciye sunmayı hedefleyen TRT 2, kültür-sanatseverlerin buluşma noktası olma yolunda ilerliyor.

"Anjelika Akbar ile Sesler", "Film Gibi Hayatlar", "Hayat Sanat", "Tarih Söyleşileri", "Felsefe Söyleşileri", "Edebiyat Söyleşileri", "Karalama Defteri", "Aramızda Müzik Var", "Bir Resim Bir Hikaye", "Koleksiyoner", "Sarayın Lezzetleri" ve "Sinema Dünyası" gibi programlara yer veren kanalda, kültür sanat dünyasının birçok ünlü siması izleyici karşısına çıkıyor.

TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, 22 Şubat'tan itibaren yeni yüzüyle yalnızca kültür sanat içeriği sunmaya başlayan TRT 2'nin yeni sezon hazırlıklarını AA muhabirine değerlendirdi.

Eren, kültür ve sanata dair her şeyi izleyiciyle buluşturmayı hedeflediklerini ve bu konuda kısa sürede büyük mesafe katettiklerini söyledi.

"Daha sakin, daha naif..."

TRT 2'nin kültür ve sanatın adresi olduğunu kaydeden Eren, "TRT 2, ana akım televizyon kanallarının ve diğer tematik kanalların aksine daha sakin, daha naif, içerik ve estetik odaklı bir yayıncılık vizyonuyla yola çıktı. Hayata dair fikirleri olan, derinlikli düşünceye önem veren, popülerlikten önce niteliği önemseyen izleyicilerimiz için tasarlandı. Sıklıkla yaptığımız bir vurgu var. TRT 2 sadece bir kanal değil. TRT 2'yi daha geniş tabanlı bir platform, çok boyutlu, çok mecralı bir kültür sanat markası yapma hedefimiz var." ifadelerini kullandı.

Dünyada ve Türkiye'de yayıncılık dilinin değiştiğine dikkati çeken Eren, şunları aktardı:

"Özellikle gençlere ulaşmak için yeni yaklaşımlar, yeni formatlar gerekiyor. Söz konusu kültür ve sanat olunca daha da rafine bir dile ihtiyacımız vardı. Biz TRT 2'de bunu yapmaya özen gösterdik. Ürettiğimiz kaliteli içeriği, estetik bir şekilde sunuyoruz. Yaşadığımız kültürün değerinin farkında bir kanalız ve dünyaya da açığız. Kültürün ve sanatın her türüne ekranımızı açıyoruz. Hem Türkiye'nin farklı kültürel, sanatsal zenginliğini hem de dünyanın bütün kültür sanat üretimini ekrana taşıyoruz, taşıyacağız. Yayın akışımız bu amaçlara ve vizyona uygun olarak şekillendi."

"Efsanelerden uzak, gerçekçi yapımlarımızla gençlerin ilgisini çektik"

İbrahim Eren, tarih, edebiyat, felsefe, sinema, müzik, çağdaş ve geleneksel sanatlardan oluşan kapsamlı bir içeriği sunduklarını vurgulayarak, "İzleyicinin ufkunu açan, ilgi çekici, sakin ve yer yer eğlenceli programlar istiyoruz ve üretiyoruz. Söyleşilerimiz, konuları ve konukları ile ansiklopedik bir içeriğe sahip. Belgesellerimiz, kültür ve sanatın çok farklı alanlarına temas ediyor. 'Tarihin Ruhu', 'Bizim Resmimiz' ve 'Bir Resim Bir Hikaye' gibi başka televizyonlarda sık göremeyeceğimiz özel yapımlarımız var. 'Pazar Konseri', 'Konsere Davet' ve 'Opera Dünyası' da aynı şekilde bizimle özdeşleşmiş ve özel takipçileri olan programlarımız. Geleneklerimiz ve geleneksel sanatlarımız üzerine efsanelerden uzak, gerçekçi yapımlarımızla gençlerin büyük ilgisini çektik. Kültürümüzün sürekliliği açısından bu tür içeriklerimizi de çok önemsiyoruz." dedi.

Festivaller dışında gösterim alanı bulamayan sanat ağırlıklı filmleri de izleyiciyle buluşturduklarının altını çizen Eren, şu bilgileri verdi:

"Türk ve dünya sinemasından seçtiğimiz sanat filmlerimizle de sinemaseverleri memnun ettik. TRT 2 yayına başladığı andan itibaren orijinal dilinde film izleme zevkinin de adresi oldu. Gerçekten çok güzel geri dönüşler alıyoruz. 'Film Önü' ve 'Film Arkası' programlarıyla da filmler üzerinden duygu ve düşünce dünyamıza, gençlerin sinema sevgisine olumlu katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum. Sadece Batı filmleri değil, çok geniş yelpazeli bir film seçkisi sunuyoruz izleyicilerimize. Lübnanlı Nadine Labaki'nin Cannes'dan ödüllü 'Kefernahum' filmiyle Asghar Farhadi'nin 'Eli Hakkında', 'Geçmiş' ve Oscar ödüllü 'Bir Ayrılık' adlı üç filmini yayınladık. Bunun yanında İran sinemasından başka güçlü filmler de oldu. Adana'dan 'En İyi Yabancı Film Ödülü'nü alan Kore yapımı 'Şüphe', Hindistan'dan 'Jadoo' da izleyicimizle buluştu."

TRT Genel Müdürü Eren, İngiliz yönetmen Ken Loach'un Cannes'dan ödül alan filmlerinin de TRT 2'de yayımlandığını aktararak, "Fransa'dan 'Koro', ve 'Velayet', Berlin'den Altın Ayı ödülüyle dönen Bosna yapımı 'Grbavica', İsveç'ten 'Turist', Polonya'dan 'Yüz', İtalya'dan 'Aşkın Sessizliği' adlı filmleri yayınladık. Hollywood filmlerini de unutmadık. 'Demir Leydi', 'Kraliçe', 'Mucize', 5 Oscarlı sessiz film 'Artist' gibi son yılların iyi filmlerine yer verdik. Klasiklerden, 'Malta Şahini', 'Kazablanka', 'Ben Hur', 'Yaban Çilekleri', Tarkovski'den 'İz Sürücü', 'Ayna', 'Solaris' ve 'Guguk Kuşu' ile Şarlo'nun filmlerini izleyicilerimizle buluşturduk." değerlendirmesinde bulundu.

Türk sinemasını çok önemsediklerine de dikkati çeken Eren, "Ödüllü Türk filmlerinden 'Ahlat Ağacı', 'Anons' ve 'Buğday' televizyonda ilk kez TRT 2'de sunuldu. 'Kalandar Soğuğu', 'Misafir' ve 'Kümes' filmlerinin yanında Derviş Zaim'in filmleri de TRT 2'de yayımlandı." ifadelerine yer verdi.

Eren, kaliteli içeriğe önem verdiklerini ve aynı içerikle birden fazla kuşağa hitap edebilmeyi önemsediklerini sözlerine ekleyerek, uzun yıllar sonra yeniden ekrana gelen "Bob Ross ile Resim Sevinci" programının da bu bağlamda nostaljinin ötesinde bir anlamı olduğunu dile getirdi.

"Yeni dönemde tiyatroya daha çok yer ayrılacak"

İbrahim Eren, yeni yayın döneminde de mevcut çizgiyi koruyup, yelpazeyi zenginleştireceklerini kaydederek, şunları söyledi:

"Şubat 2019'da kanalımızın yeniden açılışıyla birlikte terk edilmiş bir televizyonculuk geleneği olan söyleşi formatına dinamizm getirdik. Sanat, edebiyat, tarih, felsefe, sinema söyleşilerimiz yetkin isimlerle devam ediyor. Yeni dönemde bu isimlerin yanına yeni isimler, formatlar ve başlıklar eklenecek. Bilgi ve genel kültür paylaşımı TRT 2'nin temel misyonu olmaya devam edecek. Farklı boyutları olan edebiyat söyleşilerimiz devam ederken bunların yanına bir de güncel bir edebiyat programı ekledik. Yeni çıkan kitapların, dergilerin ve bu alandaki gelişmelerin konuşulacağı, gençlerin ilgiyle takip edeceğini düşündüğümüz bir program başlıyor. Pazar konserlerinin yanı sıra diğer müzik ve opera programlarımız kesintisiz sürecek. Bu sezon bir süredir hazırlıklarına devam ettiğimiz Türk müziği programımız da başlıyor."

Yeni dönemle birlikte tiyatroya daha çok yer ayıracaklarını kaydeden Eren, "Bu sezon çok iyi bir sahne arkası programımız başlıyor. 'Opera Dünyası' gibi, bu yapımda da sahnenin arkasına geçecek, tiyatroyu tiyatroculardan dinleyeceğiz. Güncel sanat yapımları, bilgi ve eğlenceyi birleştiren yapımlar, günlük canlı yayınımız 'Hayat Sanat' ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden özel canlı yayınlarımız da yeni format ve içeriklerle TRT 2 ekranında olacak." diye konuştu.

Eren, programlar dışında yayımlanan filmlerin de çok ses getirdiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki aylarda da birbirinden kaliteli yapımları izleyicilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. Ruben Östlund'dan En İyi Yabancı Film Oscar'ı alan 'Kare', Zvyagintsev'den 'Sevgisiz', Salinger'ı anlatan 'Rebel in the Rye', Van Gogh'un hayatını anlatan 'Sonsuzluğun Kapısında', Christian Petzold'dan 'Transit', Matt Ross'dan 'Kaptan Fantastik', Hollywood'dan 'Kral Lear', George Clooney'den 'Suburbicon', Tim Hill'den 'Büyükbaba ile Savaş', Fransa'dan 'Siyah Nehir' gibi son yılların nitelikli yapımları 2020 planlarımız arasında."

Ödüllü dünya dizileri de TRT 2'de olacak

Yakın zamanda dünya çapında büyük ilgi gören, bol ödüllü dizileri TRT 2 ekranına getireceklerini dile getiren Eren, "Bunun ilk örneği de iddialı İskandinav polisiyesi 'Bron/Broen'. 4 sezon, 38 bölümden oluşan dizi, Danimarka ve İsveç arasındaki bir köprüde bulunan bir cesedin ardından Danimarkalı ve İsveçli iki polisin katili bulma serüvenini anlatıyor. Dizi yer yer polisiyenin ötesine geçerek hem polislerin bireysel sorunlarına hem de iki ülkenin toplumsal detaylarına değiniyor." ifadelerine yer verdi.

TRT Genel Müdürü Eren, henüz yeni başladıklarını söyleyerek, "Ülke olarak TRT 2 ile uzun bir yolculuğumuz olacak. İnşallah her geçen sene yepyeni içeriklerimizle izleyici kitlemizi genişleteceğiz ve kültür-sanatseverlerin buluşma noktası olmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 03 Eylül 2019 Salı 10:27

YORUM YAZ

  • DerenDeren16 gün önce
    Ezoterik boyutta dünyayı bir Armagedon’a zorlayış var. Yani Atlantik ötesinde akıl hâkim değil. Ezoterik, Evanjelist bir düşünce biçimi hâkim.”“EN KRİTİK YER BİZİM COĞRAFYAMIZ”Bu düşünce biçimi dünyayı büyük bir savaşa zorluyor ve bunu “şeytanın çocukları” yapıyor. “Kıyamete zorlamak noktasında da en kritik yer de bizim coğrafyamız: Mezopotamya ve Anadolu.Bu kadar kritik süreçlerin buluştuğu bir yer. Böyle bir yerde biz Türkiye’yiz, Türkiye Cumhuriyeti devletiyiz.Böyle bir yerde insanlık için de dijital/yapay zekâ devrimi üzerinden insanlığı bekleyen büyük bir kaosu engelleyebilecek de medeniyet merkeziyiz.”“İBRAHİM ALEYHİSSELAM’IN AKLINI VE ZEKÂSINI MERKEZE KOYMALIYIZ”Türkiye bütün bunların kesişim noktasında yer alıyor. Onun için de , soğukkanlı olursak Batı uygarlığının, Amerikan hegemonyasının çöküşe geçtiğini göreceğiz , bir taraftan Batı’nın insansız uygarlık tezine karşı insan ve kalp merkezli bir medeniyetin parametrelerini içeride inşa edip insanla buluştuğu noktaya gelebilirsek; öbür yandan irrasyonel Evanjelizm’e karşı İbrahim Aleyhisselam’ın aklını ve zekâsını merkeze koyarak Nemrut ve ateş karşısındaki duruşunu inşa edersek biz buradan yükselerek çıkacağız.”“TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİ, İNSANLIĞIN YÜKSELİŞİ OLACAKTIR”Türkiye’nin yükselişi insanlığın yükselişi olacaktır, “Olayı sadece enerji hatları, ABD’nin Asya-Pasifik’e geçebilmek için inşa ettiği strateji, Rusya’yı sınırlama, tek başına Doğu Akdeniz’i tutmak üzerinden düşünmek eksik kalır. Evet bunlar var. Ama arkada aklı zorlayan, aşan bir fotoğrafla karşı karşıyayız.” “MESAJI PKK ÜZERİNDEN VERİYORLAR”Mesih’in geleceğine inanan bu kişiler “ateşin çocukları” olduklarını iddi ediyorlar,orman yangınlarına sebep olan terör örgütü yapılanmasının adı da “ateşin çocukları”.“Aslında orman yangınları ile PKK’nın arkasındaki aklın verdiği mesaj, Nemrut’un İbrahim Aleyhisselam’a verdiği mesajdır. PKK’nın elemanlarının kullandığı dile bakın. Kendi akılları yetmez buna. O arkasındaki akıl, Türkiye’yi İbrahim olarak gördükleri için, İbrahim Aleyhisselam’a Nemrut’un ateşle vermek istediği mesajı şimdi PKK üzerinden veriyorlar.”“BURADAKİ KAVGA TOPRAKLA ATEŞİN, ADEM’LE ŞEYTAN’IN KAVGASIDIR”Orman yangınları üzerinden de teolojik bir mesaj veriliyor. “Evanjelist akıl Türkiye’ye ‘YAKARIZ SENİ ’ mesajı veriyor. Hz. İbrahim’in ateşe atılması gibi…Dolayısıyla aslında bugün İbrahim Aleyhisselam’ın kıssasını akıl ve kalple bir daha bir daha okumamız gerekiyor.Buna gerekçe olarak İbrahim Aleyhisselam’ın ateşin çocuklarına verdiği yanıttaki keskin zekâ ve akıl derinliği fark edildiğinde ve Allah’a olan teslimiyette endişesizliği yakalandığımız da bu cendereden çıkacağız. “İster Armagedon’a zorlasınlar ister başka şeye, hiç fark etmez. Ama süreç salt siyaset bilimcilerin, uluslararası ilişkiler uzmanlarının, askeri uzmanların tarif ettikleri gerçeklik sınırları içerisindeki modelle izah edilemeyecek bir noktada.Bu karşımızdaki yapının EZOTERİK inançları var. O inanç gereği olarak her şeyi kullanma temayülündeler. Çok önemli bir şey yakaladık.Pkk, ATEŞİN ÇOCUKLARI. Ateşin çocukları kavramını Nemrut’tan, şeytandan bağımsız olarak düşünürsek hata yaparız.Dolayısıyla buradaki kavga, ateşle toprağın kavgasıdır. Toprak Adem’dir, ateş Adem’e itiraz eden şeytandır.Buradan yola çıkarak bizim Kur’an’daki İbrahim kıssasını tekrar tekrar okumamız gerekiyor.Buna bilim adamları itiraz edebilir.”“O İSMİ KOYAN AKLI ÇÖZMEK LAZIM”Örgütün nefret toplayacağını bilmesine rağmen adına “ateşin çocukları” diyor ve bunu “o eylemi yapan militanlar bilmiyor.” O ismi koyan akıl Golan Tepeleri ile fiili durum oluşturuyor. O akıl Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ediyor, Türkiye ile gerçeklik dışı bir iletişim kurmaya kalkıyor. Çünkü normal akılda, yani Brzezinski’nin ve Kissinger’in etki alanından kurtulmuş bir ABD’nin kendi doğal çıkarları Türkiye ile çatışmamayı emreder.Normal akıl ABD’nin Türkiye ile çatışmamasını emreder:“Çünkü yükselen Çin’in ABD tarafından durdurulamayacağı çok açık. ABD’nin küresel güç sisteminde gücünü koruyabilmesinin temel şartlarından birisi Türkiye ve Türkiye üzerinden İslam ve Türk dünyası ile çatışmasızlıktır. Bu da ancak Türkiye merkezli, İslam ve Türk dünyasının çıkarlarıyla çatışmayacak bir Amerikan politikasını gerektirir.”“ABD’NİN ASIL RAHATSIZLIĞI, TÜRKİYE’NİN HAZIR OLMASI”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “devletin ABD ile aynı yerde olmadığını görüyor ve Türkiye’nin kendi milli reflekslerini inşa etme gerekliliğine yönelik çok stratejik adımlar atıyor” “Türkiye jeopolitik merkez olma konumunun gerektirdiği büyük akıl ve fiziki değişimini gerçekleştirdi. ABD’nin aslında rahatsız olduğu, Türkiye’nin gelecek yüzyıla güçlü bir şekilde hazır olması.Üçüncü havalimanıyla, Avrasya Tüneli, Marmaray, Yüksek Hız Tren hatlarının Doğu-Batı-Kuzey-Güney hatlarında tüm yurdu kuşatması…Türkiye’nin mesajı ben gelecek yüzyıla hazırım. ABD panikledi ve panikleyince tezlerini erkene aldı, güneydeki tezlerini de erkene aldılar.“TÜRKİYE’NİN SAVAŞSIZ 5-10 YILA İHTİYACI VAR”Türkiye’nin savaşsız 5-10 yıla ihtiyacı var ve bu süreçte kendi milli muharip uçağını, insansız tankını üretip, hava savunma sisteminde Rusya ile füze geliştirme ve üretme kabiliyetini güçlendirecek.“Hava savunma sistemiyle kendi sınırlarına 600 km’ye kadar koruyabilecek. Örneğin Taşucu’dan baktığınızda Mısır İskenderiye Limanı’na, Akçakale’den baktığınızda Ürdün sınırına, Silopi’den baktığınızda Suudi Arabistan sınırına kadar hattı kontrol alacaksınız. Gelebilecek saldırıları havada göğüsleyebilecek noktaya gelmiş bir Türkiye.Karada insansız tankıyla harekât kabiliyetiyle, denizin altı ve üstünde ürettikleriyle çok güçlü bir Türkiye.Bunlarla birleşmiş, yükselen Çin’in Batı’ya çıkışında en kritik lojistik merkez. Türklerin hafızasını iyi okuyan bir akıl, ‘TÜRKLER ABD’ye kafa tutacak ve çökertecek’ diyor. Michael Rubin’in açıklaması da bunu söylüyor. Dolayısıyla ABD panik halinde.”“7 HAZİRAN-1 KASIM DİYENLER RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİNİ AÇIKLASIN”Terör örgütü PKK’nın hendek ve barikat terörünün de bu çerçevede değerlendirilmeli. “Nusaybin, Sur, Cizre, Silopi, Yüksekova gibi merkezleri PKK’nın şehir çatışmaları üzerinden teslim alarak ve kaymakamlıklara PKK simgelerini çekerek gelişen strateji, bahsettiğimiz sürecin benzeridir.”O dönemde güvenlik güçleri Nusaybin’de PKK terörüyle mücadele verirken Brüksel’de kimin kiminle görüştüğüne bakılması gerek.“İkinci Çözüm Süreci başlığı altında devletin terörle en güçlü mücadele verdiği bir anda ne yapmak istiyorlardı. Zaten birçok stratejileri çökünce 15 Temmuz’u erkene almak zorunda kaldılar. Atlantik ötesinin bütün hedefleri Erdoğan’sız bir Türkiye. 7 Haziran-1 Kasım diyenler Rus uçağının düşürülmesini açıklayabildiler mi? Bu, 7 Haziran’dan sonra da Sayın Erdoğan’ı Külliye’ye hapsetme çalışmalarıyla tezahür etti. Bu çalışmalar hala devam ediyor. Milli devlet aklına itiraz ediyorlar.”

Günün Özeti

Günün Karikatürü

20 Eylul 2019