Tesettür tarz değil farzdır!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla... Elhamdülillah müslümanız. Dinimizin emirlerinden birisi de tesettürdür.Öyleyse bu zamandaki müslüman kadınlarda görülen tesettürsüzlük nedir? Veya tesettür sorunu nedir? İnsanlar doğası gereği giyinir. Peki bir soru soralım tesettürlü olmak mı,yoksa giyinmek mi?Pek çoğumuz bu suali tam anlamıyla idrak etmemiştir\edememiştir. Mü’min kadınlar tesettürlüdür! Onlar mücahidedir!
Bizim yıllardır süregelen tesettür davâmız bu mu idi,bu hâle mi gelecekti… Zira bazı kızlarımız\kadınlarımız başörtüyü sadece baş örtmek olarak algılamış olmalılar ki sokakta ya da başka yerlerde gördüğümüz bu kızlar yahut kadınlar giyinmiş çıplak olarak ortada geziyorlar.. Bir hadisle yazımıza devam edelim; ‘Cehennemliklerden iki grubu henüz ben görmedim. Bunlardan biri,ellerinde inek kuyruğu gibi kırbaçlarla insanları dövenlerdir. Bir diğeri de, GİYİNMİŞ ÇIPLAK kadınlardır. Eğirtip kıvırtarak gezerler. Başları deve hörgücü gibi yapılmıştır. Bunlar,kokusu şu kadar mesafeden hissedilebilecek olan cennete giremeyecekler,kokusunu bile hissedemeyecekler.’ Müslim, Cenne, 13\2128
“Giyinmiş çıplaklığın ise ancak şu anlamda ele alınması mümkün olabilmektedir: ‘Görünürde var olan ama giyinmenin gereğini gerçekleştirmeyen bir kıyafet’ ile giyinmiş bayanlar bulunacaktır.”Bu benzetmenin en açık anlaşılabilen anlamı budur. Hadisi şerif, net bir şekilde kadınların giyinmesi konusunu cehennem ve cennet ile çok yakın bağlantılı bir konu olarak bize göstermektedir. Normalde giyinme yani tesettür, imana dair konulardan değildir. Amele dair konulardan biri olduğu hâlde hadiste, cennete girmek ve hatta cennetin kokusunu hissetmek gibi bir çeşit mübalağa seviyesi ile ifade edilmiştir. Tesettür ,Müslim hadisindeki maksadı gerçekleşmedikten sonra kadının üzerindeki kıyafetin, kadının cennet umudunu eriten bir sorun durumuna gelmektedir.(1) Hâl böyle iken sokaklarda gördüğümüz kızlarımız başlarına herhangi bir örtü geçirip,Batılıların kovboy pantolonunu giyip deve hörgücüyle ortada geziyorlar.
İslâmın umudu kızlarımız,ey kızlarımız! Tesettür mü’min hanımların adeta bir kimliğidir. Peki yukarıda anlattıklarımız mı bizim kimliğimiz? Bu mu bizim İslâmî kimliğimiz?…Bizlerin el ve yüz hariç tüm vücudumuzun her yeri örtülmesi farzdır bu tesettürdür kardeşlerim. Misal, başörtüyü herhangi bir şekilde/zevklerine göre takıp mü’min kadınların altından saçlarının gözükmesi tesettür müdür? Elbette hayır. Tesettür tarz değil farzdır! Ey İslâmın kızları! Ey Sümeyyeler,Aişeler, Fâtımalar,Meryemler!… Bunları gönüllerimizle,ruhumuzla idrak edelim…
Dihye bin Halife el-Kelbiyye diyor ki : Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mısır’dan ince keten kumaşları gelmişti. Bir parça da bana verdi, ve : “Bunu ikiye böl , birisi ile kendine gömlek yap,diğerini de hanımınaver,kendine başörtüsü yapsın.” dedi,(başörtüsünün genişliğine dikkat). Ben dönüp gideceğim zaman :”Hanımına söyle ,altına bir kumaş daha giysin ; saçlarını göstermesin,” dedi ( Ebu Davud, 4\363 (Libas,39)]. Bu durumda görüyoruz ki başörtü takmaktan maksat saçları göstermemektedir, dikkat çekmemektir,örtünmektir. Altını gösteren şeffaf\ince başörtüsünün bir mânâsı yoktur.(2)
Peki giyinmiş çıplaklar cennetin kokusunu dâhi alamayacaklarsa niye hâlâ böyle giyiniyorlar\örtünüyorlar? Ahir zaman örtüsü olsa gerek… Biz elhamdülillah ki müslümanız gâyemiz Allah’ın,yaradanın rızasını kazanmak, cennete gitmek değil midir? E bu anlattığımız giyinmiş çıplaklar cennete girmeyi bırak kokusunu dahi alamayacaklardır, bu korkunç bir çelişkidir.
Bizim için değerli olan şeyleri bir şekilde muhafaza ederiz. Örneğin elmas,yakut,ve -özellikle- evimizi dışarıdan muhafaza etmek için perde asarız. Çünkü evimiz bizim mahremiyet alanımızdır,bizim için özeldir. Evlerimizi,yuvalarımızı bu şekilde örtüp\gizleyip -muhafaza edip- koruyorsak ümmetin hanımları da pek kıymetli olduğu bariz bir şekilde anlayabiliriz;).
İslâm coğrafyalarında mahremiyet,tesettür,değerler gibi konular önemlidir. Lakin Batı’da çoğu evlerde perde bile yok. Neden perde yok sizce? Zira onlarda mahremiyet,tesettür, değerler vs. gibi konuların da gündemlerinde pek olmadığını (Hatta yok desek yeridir). Esasen biz bunu onların giyimlerinden de anlayabiliyoruz ne tesettür, ne edep, ne de hâyâ var… Bizleri onlar gibi tasavvur edemeyiz kardeşlerim, biz müstağrib kafalı olamayız… Mü’min kadınlar edep,hâyâ, bizim vazgeçilmezlerimizdir. Biz mü’min hanımlar korunmak için giyiniriz, görünmek için değil…
Bizler, İslâmın kadınları, tesettürü, İslâmî kimliği olan mücahideler! Bizler evini cennete dönüştüren,mücahitler/mücahideler yetiştirecek olan,evinde cihat eden,evini ilim merkezine dönüşterecek olan,alimler doğuracak olan,eşini,çocuklarını cennete ulaştıracak olan ümmetin güzel anneleri… Bizim tesettürümüz cihat etme seviyesine gelmiştir. Biz geçmişe bakıp yaşayamayız şimdi elimizden gelen çabayı sarf edip koşarak yolumuzda ilerlemeliyiz. Kendimizi basit görmeyelim, küçük göriüp bu güzel yolumuzdan -davamızdan- vazgeçmeyelim.
Bizim büyük âlimlerimizi yetiştirenlerin onları doğuran anneler olduğu bilinen bir hakikattir.İmam Suyûtiler, İbni Hacer el-Askalanîler, ve daha birçok sayabileceğimiz alimleri doğurup yetişmesinde kadınların etkin bir noktada olduğunu görüyoruz.(3) Bu büyük alimlerin yetişmesinde kadınların birçok rol üstlendiğini gördüğümüz hâlde ,şimdi kimse çıkıp da kadınların kendilerini basit görmesinden söz edemez bu durumda..
Bu anlattıklarımız ,verdiğimiz örnekler ve daha birçok veremediğimiz örnekler,ayetler,hadisler,kıssalar bizim bütün bu anlattıklarımızı idrak etmeye fazlasıyla yeter. Yeter ki gönlümüzü açıp imtihan dünyasında olduğumuzu unutmamamız gereklidir. İmtihan dünyası bir Çınar ağacının altında biraz dinlenme yeridir. Bizim koştuğumuz yolun sonunda cenneti tasavvur ediyoruz. Gayemiz budur.
Nureddin Hocamızın sözüyle yazımızı bitirelim inşaallah;
… Dün, tesettürümüz jandarmaya takılıyordu. Bir imtihan yaşıyorduk değil mi? Bugün kime takılıyor da kadınlarımız tesettürü berbat edecek hâllere giriyorlar? Cevap tektir : O bir imtihandı bu da başka bir imtihandır.”
Allah’ın selameti üzerinize olsun…
(1) Nureddin Yıldız, Mücahide Kadın, s. 161-162
(2) Dr. Abdülvehhap Öztürk, Açıklamalı kadın ilmihali, s. 535
(3) Nureddin Yıldız, Bu Zamanın Sabrı, s. 260 vd.
Zeynep Özcan / Genç Doku Dergisi