Telefon hattı hayatını kararttı: 19 yaşında 25 yıl hapis aldı!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Mısır’da 19 yaşındaki öğrenci Amr Ammara’nın, bilgisi dışında kendi adına kayıtlı bir cep telefonu hattı nedeniyle uyuşturucu ticareti davasında gıyabında 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırılması, ülkede büyük korku ve paniğe yol açtı.
Mısır’da 19 yaşındaki öğrenci Amr Ammara’nın, bilgisi dışında kendi adına kayıtlı bir cep telefonu hattı nedeniyle uyuşturucu ticareti davasında gıyabında 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırılması, ülkede büyük korku ve paniğe yol açtı.
Bazı Mısırlıların bilgisi olmadan adlarına kayıtlı ve aktif durumda telefon hatlarının bulunduğu ortaya çıktı. Bu durum, kişisel verilerin açık hâle gelmesine ve dolandırıcılık, şantaj ve yasa dışı faaliyetlerde kolayca kullanılabilecek bir güvenlik açığı oluşmasına neden oldu.
Vatandaşların kişisel ve hukuki güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu gelişmeler üzerine hem yürütme hem de yasama organları harekete geçti. Mısır Ulusal Telekomünikasyon Düzenleme Kurumu (NTRA), “My NTRA” uygulaması üzerinden denetim ve sorgulama hizmetlerini yeniden etkinleştirirken, telekomünikasyon şirketlerine biyometrik doğrulama özelliklerinin zorunlu hâle getirilmesi için de hazırlık başlatıldı.
Bununla eş zamanlı olarak Temsilciler Meclisi’nde de sıkı yasal düzenlemeler için girişimler başladı. Siber suçlarla mücadele mevzuatında değişiklik yapılması, distribütörlerin düzenli veri güncelleme kampanyaları yürütmekle yükümlü tutulması ve kullanılmayan hatların kapatılması gündeme geldi. Böylece kimlik kartı verilerinin sızdırılmasının oluşturduğu tehlike ile bundan doğabilecek cezai ve hukuki sorumluluklar yeniden gündemin merkezine taşındı.
Temsilciler Meclisi İletişim ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu Başkanı Milletvekili Ahmed Bedevi, Al Arabiya'ya yaptığı açıklamada, vatandaşların verilerinin korunması ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümlerinin uygulanmasının takip edilmesinin komitenin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Bedevi, telefon hatlarının kayıt işlemlerinin güvenli şekilde yapılmasını ve vatandaşların kişisel bilgilerinin kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla Ulusal Telekomünikasyon Düzenleme Kurumu ve mobil operatörlerle sürekli temas hâlinde olduklarını belirtti.
İletişim Komisyonu’nun, yanlış veya güncel olmayan bilgilerle kayıtlı hiçbir cep telefonu hattının bulunmaması gerektiğini özellikle vurguladığını belirten Bedevi, böyle bir durumun kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve hattı kullanan kişinin hattın gerçek sahibi olması gerektiğini söyledi.
Bedevi, Ulusal Telekomünikasyon Düzenleme Kurumu’nun bu yöndeki taleplere olumlu yanıt verdiğini ve tüm telekomünikasyon şirketlerinin abonelerin bilgilerini düzenli olarak güncellemek amacıyla kampanyalar yürütmekle yükümlü tutulacağını açıkladı. Gerekli bildirimlerin yapılmasına rağmen bilgileri güncellenmeyen hatların ise belirlenen prosedürler doğrultusunda hizmete kapatılacağını ifade etti.
Geçmişten kalan sorunlar nedeniyle hâlen başka kişilerin bilgileriyle kayıtlı bazı telefon hatlarının bulunduğunu belirten Bedevi, düzenli veri güncellemelerinin bu sorunun çözülmesine ve yanlış bilgilerle kayıtlı hatların azaltılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Adına bilgisi dışında telefon hattı kayıtlı olduğunu fark eden vatandaşların durumuna da değinen İletişim Komisyonu Başkanı, mağdur olan herkesin Ulusal Telekomünikasyon Düzenleme Kurumu’na başvurma hakkına sahip olduğunu belirtti. Vatandaşların gerektiğinde hattın bilgilerini ve kullanıldığı yeri gösteren resmî bir belge alabileceğini, bunun soruşturma makamlarının sorumluları belirlemesine yardımcı olacağını ve benzer olaylarla karşı karşıya kalan vatandaşların haklarının korunmasını sağlayacağını ifade etti.
Bedevi, devletin kullanıcı verilerini koruma sistemini güçlendirmek ve telefon hatlarının kayıt işlemlerinin güvenliğini artırmak için çalıştığını belirterek, bunun vatandaşların bilgilerinin kötüye kullanılmasını veya yasa dışı şekilde kullanılmasını engelleyeceğini söyledi.
Bedevi ayrıca, Bilişim Teknolojileri Suçlarıyla Mücadele Kanunu’nda yapılması beklenen değişikliklerin, cep telefonu hatlarının kullanımına yönelik denetimi sıkılaştırmayı amaçlayan maddeler içerdiğini açıkladı. Buna göre, kendi adına kayıtlı olmayan hatları kullanan veya kayıt prosedürlerini aşmaya çalışan kişilere cezai yaptırımlar uygulanması öngörülüyor. Düzenlemenin amacı, kişisel verilerin korunmasını güçlendirmek ve kimliği belirsiz ya da başkalarının bilgileriyle kayıtlı telefon hatlarının kullanıldığı siber suçlarla mücadele etmek.
Telekomünikasyon sektörü ve dijital medya uzmanı Wael el-Tukhi ise “Al Arabiya.net” ve “Al Hadath.net”e yaptığı özel açıklamada, kişilerin bilgisi dışında adlarına telefon hattı kaydedilmesi sorununun yeni olmadığını ancak bu hatların çok sayıda suçta kullanılmaya başlanmasıyla tehlikenin daha da büyüdüğünü söyledi.
El-Tukhi’ye göre bu hatlar elektronik dolandırıcılık, şantaj, kaçakçılık ve banka dolandırıcılığı gibi suçlarda kullanılabiliyor. Bu suçları işleyen kişiler, takip edilmekten kaçınmak amacıyla başkalarının adına kayıtlı SIM kartları tercih ediyor.
El-Tukhi, bu sorunun başlıca nedenlerinden birinin kimlik kartı bilgilerinin sızdırılması olduğunu belirtti. Bunun bazı durumlarda telekomünikasyon şirketlerinin şubelerindeki satış hedeflerine ulaşma gerekçesiyle gerçekleşebildiğini söyledi. Geçmiş dönemlerde telefon hattı kayıt prosedürlerinin daha gevşek olması ve denetim eksiklikleri de sorunun diğer nedenleri arasında gösterildi.
Bu nedenle, artık kullanmadıkları hâlde eski telefon hatlarının hâlâ bazı kişilerin adına kayıtlı kalabildiğini belirten El-Tukhi, bazı durumlarda ise hatların yeterli veri güncellemesi yapılmadan yeniden etkinleştirildiğini veya yeniden satıldığını ifade etti.
El-Tukhi, korunmanın ilk adımının kimlik kartının veya üzerindeki bilgilerin hiç kimseyle paylaşılmaması olduğunu vurguladı. Vatandaşların ayrıca kendi adlarına kayıtlı telefon hatlarını düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini söyledi.
Vatandaşlara, My NTRA uygulamasındaki “Numaralarım” hizmeti üzerinden adlarına kayıtlı hatları sorgulamalarını tavsiye eden El-Tukhi, bunun telekomünikasyon şirketlerinin şubelerine gidilerek veya 155 numaralı müşteri hizmetleri merkeziyle iletişime geçilerek de yapılabileceğini belirtti.
Düzenli kontrolün özellikle yıllar önce telefon hattı alan veya farklı zamanlarda kimlik kartını çeşitli yerlere teslim etmiş kişiler açısından artık bir zorunluluk hâline geldiğini ifade etti.
Bilinmeyen bir telefon hattının tespit edilmesi durumunda ise vatandaşın kimlik kartının aslıyla birlikte derhâl ilgili operatörün şubesine gitmesi, hattın sorgulanması ve iptal edilmesi için resmî başvuruda bulunması gerektiğini söyledi. Ayrıca vatandaşların bu işlemleri yaptıklarını kanıtlayan belgeleri saklamalarını tavsiye etti.