• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tarikat Cemaat Cemiyet ve İslam (2)

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Tarikat Cemaat Cemiyet ve İslam (2)

Hukukçu yazar Av. Ömer Faruk Uysal 'Tarikat Cemaat Cemiyet ve İslam (2)' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Hukukçu yazar AV. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı; 

Tarikat ve cemaatlerin olduğu yerde, kardeşlik, muhabbet, dayanışma, merhamet, güzel ahlak tezahürleri vs. olmalıdır. Neden tam tersi oluyor? Haşin, hiyerarşik, had bildirici, kibirli, anlayışsız, hoşgörüsüz, katı, mutaasıp, fanatiklikler boy veriyor. Siz neden Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşı Veli, Rabbani, Geylani, Şah-ı Nakş-ı bendi, Nursi'ye değil de, mafya babalarına, ajan Lawrence'lere benziyorsunuz? Fetöcüler ağızlarından hoşgörüyü düşürmezdi. Hep Hristiyan ve Musevilere yönelik, Müslümanların hiç pay alamadıkları garip bir hoşgörü anlayışı! Dinler arası diyalog ise, yine bütün kuvvetiyle gayr-ı müslimlere yönelikti, Müslümanlarla diyalog yoktu!

Cüneyt Özdemir, "Devlet Süleymancı cemaatine el koydu" dedi. Bu "elkoyma" tabiri ne derece münasiptir, tartışılır! Dindarlığa hevesli bir hukukçu olarak yapılan "el koyma" ise itiraz ediyorum, hukuki sınırları aşmayın, adil olun diyorum. Ancak, Alihan Kuriş alengirli yollarla el koymuş be kardeşim! Almanya ve BND'de Kuriş örgütüne el koymuş. Fetö gibi Türkiye aleyhine ABD ve Almanya lehine çalışıyorlar. Bırak İslami olmayı, Ümmete hizmet etmeyi, yerli ve milli bile olamıyorlar. Gizlilik, kriptoloji, kırpılan çuvallar dolusu evraklar, kripto haberleşme ağları, belediyelerden devasa rantlar, rezilce inşaat ruhsatları! Siz ne haltlar karıştırıyorsunuz öyle? Neleri gizliyorsunuz? Alihan ve Almanya'nın zaten el koyduğu netameli bir örgüte, TC. de el koymak istese çok mu? Siz cemaatin kurbanlarına, zekatlarına, paralarına ve ümitlerine niye el koydunuz? Bir evde 200 kg. altın da nedir ya? Merkez bankası ile mi yarışıyorsunuz?


 

Lacivert takke, asla siyah, kahverengi, gri olamıyor. Lacivert takım elbise ve kravatsız da olmuyor. Ablalar asla üniforma düzeni dışında örtünmüyor. Dua'da da eller mutlaka birleştiriliyor, avuç yapılıyor. Bunların dini ve ahlaki bir mahzuru da yok. Fakat bu tür ayrıntıları dinin rükünlerine çeviriyorsunuz, indirgiyorsunuz. Kur'an ve Sünnette bunlar yok, lacivert de kutsal bir renk değil! Dahası 50 yıl öncesinde dahi, Süleymancılıkta olmayan şeyler. Kemal Kaçar'ın hatırası! Süleyman efendide yok. Sarıklı, kahverengi elbiseli, mütevazi bir pir-i fani. Bu üniform(a) merakı, militarist hiyerarşi, bir sivil toplum (!) hareketine yakışıyor mu?

Peki Süleymancı olmayanların arkasında halka açık camii ve mescidlerde namaz kılmamakta nedir? Onlar camii ve imam, cemaat de Müslüman değiller mi? Yoksa Müslüman olmayan sizler misiniz? Nedir bu koyu ayrımcılık? İslamı ve imanı Süleymancılığa indirgeme? Ciddi dini eğitim almamış, özel üniversite (Maltepe Üniv.)diplomalı bir adam nasıl iki Peygamber ve Süleyman efendinin emanetini taşıyor? İslam = Süleymancılık = Alihancılık! Var mı böyle bir dava? 15 asırlık İslam tarihinde kimler geldi, kimler geçti? Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez, fevkalbeşer sananların, kutsal liderlerin, ölüleriyle dolu değil mi?


 

Mehdi kim peki? Süleyman Efendi? Damat Kemal Kaçar? Torun Ahmet Arif Denizolgun? Torun Alihan Kuriş? Yoksa hepsi mi? Peki Fetullah hoca, Adnan hoca, Alpaslan hoca? diğerleri? Psikiyatri profesörü Sefa Saygılı: "Fatih civarında mehdilik iddiasında 12 hastam var diyor" Arkadaş herbirinizin hocası, neden mehdiden aşağısı olamıyor? Mehdi ölüyor, yerine gelenler de sırayla Mehdi oluyor. Mehdiden aşağısına bir türlü rıza gösterilmiyor! Bu nev'in enaniyeti, bencillik gibi bir bizcillik değil mi? Lideriniz kodummu oturtan bir fevkalbeşer olmak zorunda mı?

Diğer dini gruplarla hatta kendi içinizde anlaşamazken, CHP, İmamoğlu, Özel, Kemalizm ve 6 okla (elbette BND ile) nasıl bir canciğer kuzu sarması oldunuz? "Mustafa Kemalin askerleriyiz", "Türkiye laikliktir laik kalacak" sloganları atıyor musunuz onlarla? Size göre Mehdi kim, Süfyan kim? "Anıtkabire gidiyorum" derken aslında neyi kastediyorsunuz? Sahte diplomalı hırsız Eko kurslarınızda mı yetişti? Yoksa o mu sizi yetiştiriyor? Rüşvet, irtikap, ihaleye fesat ve hırsızlıklarını kabul ediyor ve meşrulaştırabiliyor musunuz? Alman Cumhurbaşkanı sizi niye ziyaret ediyor? Kendinizi nasıl da sevdirdiniz öyle? Yoksa sizden İslama ve Türkiye'ye ihanet beklentisi içindeler mi? Beykozda CHP ile kermesler de nedir? Hayır işlerinde hanginiz ileride? Ekrem'in (ve CHP'nin) bu müthiş ahlaki üstünlüğünde kursların etkisi nedir? Neden Türkiye'ye karşı Almanya'nın; seçilmiş, meşru, dindar hükümete karşı, Kemalist CHP'nin yanındasınız? Merhum Süleyman Efendi size manevi bir miras mı, yoksa dünyevi, maddi bir miras mı bıraktı? Kemalizm konusunda ne derdi? Ya külçe külçe altınlar, dövizler, tapular?


 

Türkiye, dar'ül İslam değil, dar'ül harp (gayr-ı İslami ülke) diyerek faiz, kumar vs'yi caiz buluyorsunuz! Peki Türkiye'yi dar'ül harp yapan CHP değil mi? Yoksa 2002'de iktidara gelen AKPARTİ'mi yaptı? Ya Almanya dar'ül İslam'mı? Neden sahih (!) bir İslami (Ehl-i Sünnet, Nakş-ı bendi) hareket merkezini Almanya, otağını Köln yapıyor? Türkiye'yi değil de Almanya'yı güvenli bulmanızın sebebi ne? Alman istihbaratı BND size niye güvence verdi? Peki, Türkiye dar'ül İslam olsun istemez misiniz? İstiyor olmalısınız! Bunu desteklediğiniz Kemalist CHP mi yapacak? Yoksa dar'ül harp işinize mi geliyor?

Süfyaniyete değil de, defalarca dindar halkın oyuyla seçilmiş meşru (dindar) hükümete beddua seansları düzenlemek de nedir? Fetöcülerden mi alıştınız? Duaları tutmadı, üstelik kendi başlarına geçti görmediniz mi? Neden olmayacak duaya amin demekte ısrarcısınız? BND ve CIA aparatlarının fasit ve hasit duaları, ind-i İlahide makbul müdür? Başınıza gelenlerden ibret almaz mısınız?


 

Ayasofya ve Çamlıca (Tayyibiye!) camiine gidenleri tarikattan atmak ne oluyor? Türkiye'nin mazlum müminleri, 86 yıl, kilise (müze) Ayasofya zilleti çektikten sonra bayram ettiler. Ayasofya camiini müze yapan kimdi? Neden müminlerle birlikte sevinmiyor da, heykelperestlerle birlikte üzülüyorsunuz? Neden aziz milletimizin üzüldüklerine üzülmüyorsunuz? Siz kimden yanasınız?

Siz İbrani gibi seçilmiş bir kavim misiniz? Size her türlü haram ve zulüm helal mi kılındı? Şeriat-ı İslamiye ile bağlı değil misiniz? İsrail zulmüne neden gıkınız çıkmıyor? Ekrem ve Özgür gibi HAMAS teröristtir mi diyorsunuz? ABD ve AB sokaklarındaki soykırım protestocuları kadar da mı insanlığınız yok? Fetö ihanet ve fiyaskosundan hiç mi ibret almadınız? Yoksa onlardan el mi aldınız?


 

Ahbabınız Kemalistler diyor ki; "Bizim ahbabımız ve Haluk Leventimiz varsa, sizin de ahbabınız Alihan Kuriş var!" "Onlar bize taraftar ama biz lacivert takke, badem bıyık ve başörtüsüne karşıyız. Anıtkabir alegorisinden de nefret ederiz." CHP'nin ebedi genel başkanı Atatürk ise; " "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz!" diyor. CHP size niye sahip çıkmıyor? Çıkmaya kalksa Kemalist taban ne der? Bir Sünni İslami hareket, hem Almanyaya hem de Kemalizme taraftar olarak ve Karun gibi de zenginleşerek nasıl sahih kalabilir? Siz tebliğiniz karşılığında ücret alan, servet yapan ruhbanlara mı özendiniz?

Dar gelirli aileler, masum, nezaketli evlatlarını vatansever, dindar, ahlaklı yetişsinler diye size emanet ediyorlar. Siz ise Fetöcüler gibi hain yapıyorsunuz! Bu emanete ihanet ve İslama muhalefettir. Geliniz, Süleyman efendinin yoluna giriniz!


 

Tarikat ve cemaatlerin bir başka zaafı da, cemiyetlere dönüşebilmeleridir! Cemiyet örgüt, duruma göre dernek veya şirket oluvermektir. Hiyerarşi ve illegal örgütlere kadar gider! Saf, aynı göz hizasında, şura'ya değer veren, geleneksel cemaat karakteri yitirilir, sıkı bir hiyerarşi kurulur. Fetö ve Alihan Kuriş örgütleri gibi!

Cemaat ve tarikatler, modernist, atomize, bir toplumsal hayatın travmalarına karşı bir deva ve sığınaktır. Önemi ve faydaları inkar olunamaz bir dayanışma, neşe ve güzelliktir de! Ancak, insanın, müminin, bireyin (ferdin) ezilmemesi, buharlaşmaması, liderliğe feda edilmemesi şartıyla! Cennet peşinde ve cennet vadederken, dünyayı cehenneme çevirmek, hatta ahireti de yakmak maksudun aksine dönmek trajiktir!


 

Bediüzzaman, "Nur cemaati" tabiri kullanmamış, cemaat olarak, "bütün ehl-i İmandan müteşekkil Ümmet-i Muhammedi" kastetmiştir. "Biz bir bir cemaatiz, cemiyet değiliz" demiştir. Grup enaniyeti ve fanatizmine karşı; "Benim mesleğim haktır, güzeldir fakat; hak ve güzel olan sadece benim (bizim) mesleğimiz değildir." demiştir. Ümmet-i Muhammede dahil olmayı en büyük şeref bilmiştir. Hizmet (tebliğ) mukabilinde değil ücret beklemek, bir kase yoğurt hediyesini ve makam (Mehdilik gibi) hüsn-ü zannını dahi kabul etmemiştir. Hiyerarşik bir cemiyet kurmamıştır.

Liderin tepede olduğu sıkı bir hiyerarşi demek; tehdit veya şantaj yoluyla ele geçirdiğin imam vasıtasıyla tarikat veya cemaati ele geçirmek, el koymak demektir! Dinî bir vecibe olan meşveret ve şura'yı, ortak aklı, iptal etmektir! Günahı, haramı, ihaneti, tamamen denetim dışı bırakıp "hikmetinden sual olunmayanın" "yanılmazlığına" (!) teslim olmaktır. Mehdi, nüzul etmiş İsa, Kainat imamı, bir layüsel olarak, Pensilvanya'da CIA hiyerarşisine (kontrolüne) girmektir. Ondan sonra her türlü kötülüğü, kanlı darbeleri dahi, "gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım" huzur-u kalbiyle (şerhoşluğuyla) yapmaktır! Soruları vs.'yi çalmak, seks kasetleri çekmek, tanklarla insan ezmek, Muhsin başkanı ve Hran'tı öldürmektir, vs. Zira araçlar gayr-ı meşru olabilir ama gaye meşrudur! Emirleri veren Kainat imamıdır. İnsanlık ve İslamlık (Siyonistlerle ve emperyalistlerle) işbirliği yapılarak, kutsal bir altın nesil tarafından kurtarılacaktır!


 

Din-i Mübin-i İslam, ne itikadi ve ameli bir mezhebe, ne tarikat, cemaat vs. grup ve fraksiyonlara indirgenemez. İslam Adem as.'den beri gelen kadim, mukaddes, cihanşümul, 2 milyar mensubu olan son, mükemmel, hak dindir. 3/5 yüz binlik fanatik bir örgüte irca edilemez. Evet, Türkiye gibi bir İslam ülkesi değil de Almanya ve ABD gibi Hristiyan ülkelere açılmak bir evrensellik gibi görünebilir, fakat CIA ve BND kontrolüne girmek ihanettir. Onlar da sizi asla kendi halinize bırakmaz. Süleymancılık vs. İslamın hizmetkarı olabilir, efendisi olamaz! Alihan Kuriş de efendinin efendisi, Mehdi, İsa olamaz! Selefi Arif Denizolgunu (yani bir bakanı) öldürmüş ve yerine geçmişse hiç olamaz. Ve Alihan öldüğünde yeni Mehdi kim olacak? Ne uyduracaksınız? Bir önceki lidrere, Kemalistlerin Kılıçdaroğluna yaptığını mı yapıyorsunuz?

Bu eleştiriler kriminal değil, ahlaki bir zeminden yapılmıştır. Merhum ve mağfur Süleyman Hilmi Efendi ile müstakim ve ehl-i hizmet takipçileri bunlardan beridir!

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Selahattin Yılmaz

İSLAM’DA CEMAAT BİLİNCİ ➤ İslam'da cemaat; menfaat şebekesi değil, cennet kafilesidir. ➤ İslam’da cemaat; sadece bir topluluğa dahil olmak değil, İslam’ın değerleriyle şekillenen bir şuur, ahlak ve duruş sahibi olmaktır. ➤ İslam’da cemaat; kendisini İslam’ın tek ve mutlak temsilcisi görmek değil, İslam’ın ortak değerleri etrafında hareket ederek İslam bahçesindeki diğer gülleri soldurmadan o bahçeyi güzelleştirmektir. ➤ İslam’da cemaat; farklı yorumlar üzerinden inananları ayrıştırmak değil, yorum farklılıklarına saygı göstererek kardeşliği güçlendirmektir. ➤ İslam’da cemaat; Rum Suresi 32. ayette uyarıldığı gibi kendi grubuyla övünüp fırkalaşmak değil, Fussilet Suresi 33. ayetin işaret ettiği gibi yalnızca Allah’a çağırmak, salih amel işlemek ve “Ben Müslümanlardanım” diyebilmektir. ➤ İslam’da cemaat; cuma ve bayram namazları dâhil ibadetleri kendi mescitlerine hapsetmek ve kendisini ümmetten ayrı, özel bir yapı olarak konumlandırmak değil; ümmetin ortak ibadet ve değerleri etrafında kardeşleriyle birlikte hareket etmek ve bağlarını canlı tutmaktır. ➤ İslam’da cemaat; insanları Allah’a kullukta birilerinin manevi himayesine bağımlı kılmak değil, kendisine şah damarından daha yakın olan Allah’a yönelmeyi ve yalnız O’na kulluk etmeyi öğretmektir. ➤ İslam’da cemaat; “Kurtuluş bizdedir” demek değil, Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşayarak O’nun rahmetine sığınmak, hesap günü kimseye torpil yapılmayacağını ve herkesin kendi amellerinden sorumlu olacağını bilmektir. ➤ İslam’da cemaat; insanları hurafe, korku ve sorgusuz mutlak bağlılıklarla kendisine bağımlı kılmak değil, Allah’ın ayetleriyle bilinçlendirerek akıl, irade ve sorumluluk sahibi kılmaktır. ➤ İslam’da cemaat; kendi yorumunu dinin mutlak doğrusu olarak görmek ve dayatmak değil, farklı görüş ve yorumları dinleyip delilleriyle değerlendirmek, hakikati aramak ve doğru olana tabi olmaktır. ➤ İslam’da cemaat; “Sorgulama, itaat et!” demek değil, araştırmayı, düşünmeyi, dinlemeyi ve akletmeyi teşvik etmek; istişareyi ve yapıcı eleştiriyi hakikate yaklaşmanın vesilesi bilmektir. ➤ İslam’da cemaat; Kur’an’ı sadece okumayı ve okutmayı yeterli görmek değil, onu anlayarak okumaya, mesajı üzerinde düşünmeye ve hayatına yansıtmaya gayret etmektir. ➤ İslam’da cemaat; kitabına uydurmak değil, kitaba uymaktır; kendi düşünce ve anlayışlarını Kur’an’a onaylatmak yerine, onları Kur’an’ın ölçüsüyle düzeltmektir. ➤ İslam’da cemaat; şahısları ve kurumları kutsallaştırıp sorgusuz ve mutlak itaate bağlanmak değil, onları Allah’ın Kitabı ve Resulü’nün örnekliği üzerinden hak ve adalet ölçüsüyle değerlendirmektir. ➤ İslam’da cemaat; Peygamber’in(a.s.) soyundan gelmeyi bir ayrıcalık ve üstünlük ölçüsü görmek değil, Peygamber’in (a.s.) yolundan gitmeyi ve onun güzel ahlakını yaşamayı esas almaktır. ➤ İslam'da cemaat; mensuplarına kurtuluş ve cennet garantisi vermek değil, Peygamberimiz’in (a.s.) "Ey kızım Fatıma! Babam peygamber diye güvenme. Rabbine karşı kulluk vazifeni yap. Eğer Allah'tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile senin namına hiçbir şey yapamam." dediği gibi en yakınlarına dahi herkesin kendi kulluk sorumluluğunu hatırlatmaktır. ➤ İslam’da cemaat; yüzünde sürekli bir ciddiyetle mensuplarına “müritlerim” diye hitap etmek, etrafına ulaşılamaz mesafeler koyarak kendisine ayrı ve özel bir hayat kurup posta kurulmak değil; Peygamberimiz (a.s.) gibi ashabım, dostlarım, arkadaşlarım diye hitap edip “tebessüm etmek sadakadır” diyerek güler yüzü ve tatlı diliyle insanlarla iç içe olmak ve "Ben kral değilim, kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum" diyebilecek bir tevazuya sahip olmaktır. ➤ İslam'da cemaat; Kur'an'ı sadece okuyup okutmak değil, hayatın her alanında onun ilkeleriyle yaşamaya gayret etmek; Hz. Âişe Validemizin Peygamberimiz (a.s.) için "O yaşayan yürüyen Kur'andı" anlayışında olduğu gibi, Kur’an’ı hayatında ve ahlakında görünür kılmaktır. ➤ İslam’da cemaat; cehaleti örgütlemek değil, ilim ve hikmetin peşinde koşarak öğrenen, düşünen ve öğreten insanlar yetiştirmektir. ➤ İslam’da cemaat; şartlandırılmış kitleler oluşturmak değil, şuurlu, özgür iradeli ve sorumluluk sahibi şahsiyetler yetiştirmektir. ➤ İslam’da cemaat; insanlara “Ehliyet alma, bizim otobüse bin.” demek değil, kendi iradesiyle doğru yolda ilerleyebilecek bilgi, ehliyet ve sorumluluğu kazandırmaktır. ➤ İslam’da cemaat; kutsal insanlar değil, ahlakıyla, ilmiyle, güzel örnekliğiyle insanlara rehber olan şahsiyetler yetiştirmek ve işi adamına vermek değil, işi ehline teslim etmektir. ➤ İslam’da cemaat; hizmeti ekonomik güç ve çıkar merkezine dönüştürüp holdingleşmek değil, imkânlarını vakıflaşma, dayanışma ve kardeşlik anlayışıyla toplumun hizmetine sunmaktır. ➤ İslam’da cemaat; dinî hizmetleri, temel ihtiyaçların dışında maddi çıkar ve beklentilerin, özellikle holdingleşme arzusunun aracı hâline getirmek değil; peygamberlerin emek ve alın terine dayanan örnekliğini esas alarak, hizmetin asıl karşılığının Allah katında olduğunu bilmektir. ➤ İslam’da cemaat; zekât ve sadakayı kendi yapısını büyütmenin aracı hâline getirmek değil, Allah’ın belirlediği ölçüler doğrultusunda hak sahiplerine ulaştırmayı ve nerelere verilmesi gerektiğini öğretmektir. ➤ İslam’da cemaat; ABD, Almanya gibi küresel sömürgeci güçlerin himayesine ve desteğine sığınarak onların çıkarlarının bir aparatına dönüşmek değil; aynı anda hem bu güçleri hem de Allah’ı razı edemeyeceğinin idrakinde olup, hak, adalet ve ümmetin ortak değerleri doğrultusunda hareket etmektir. ➤ İslam’da cemaat; kendi yapısını ve kitlesini büyütmeyi amaç edinmek değil, toplumun maddi ve manevi huzuruna, ahlaki ve ilmi gelişimine katkı sunmak; kardeşliği kendi mensuplarıyla sınırlamayıp, bütün Müslümanlarla ve insanlıkla iyilik, adalet ve merhamet temelinde ilişkiler kurmaktır. ➤ İslam'da cemaat; insanları kendine hizmet ettirmek değil, insanlığa hizmet etmektir. İSLAM’DA CEMAAT OLACAĞIZ, CEMAATÇİ DEĞİL… Çünkü cemaat; sadece bir yapıya, şahsa veya gruba bağlılıkla değil, Allah’a kulluk, hakikate bağlılık, kardeşlik, ahlak, ilim ve insanlığa hizmetle anlam kazanır. Bu ilkeler; yaklaşık 40 yılı aşan İslami camia tecrübem, gözlemlerim, eğitim ve Kur’an okumalarım ışığında, çağımızın cemaat anlayışına dair bir kardeşlik muhasebesi ve hatırlatması olarak kaleme alınmıştır. Gayemiz; cemaat şuurunu ve kardeşlik hukukunu güçlendirmek, daha sahih, daha şuurlu ve insanlığa daha faydalı bir İslami hizmet anlayışına mütevazı bir katkı sunmaktır. Selahattin Yılmaz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23