Melih Gökçek’in, “casusluktan tutuklanan Enis Berberoğlu’nun, Kılıçdaroğlu tarafından kullanıldığını itiraf edeceği” twitleri üzerine, panikleyen CHP’nin hedef aldığı AK Parti’den zehir zemberek açıklama geldi. Mahir Ünal imzalı açıklamada, “Cevaplar yerine tehditler savuran Sayın Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır” denildi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar yerine tehditler savuran Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır” ifadelerini kullandı. Hürriyet gazetisinin eski Ankara temsilcisi ve MİT’e karşı casusluktan hapsi boylayan CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun itiraflarını değerlendiren Ünal, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kamuoyunda uzunca bir zamandır tartışılan bu konuyu konuyu kendine has siyasi üslubu ile dile getirdiğini vurguladı.
CEVAP VERMEKTEN ISRARLA KAÇIYOR
Mahir Ünal şöyle devam etti: “Dile getirmesinden sonra Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinden haddini fazlasıyla aşan açıklamalar olmuştur. Hakaret, iftira, tehdit ve küfür içeren bu sözler son derece provokatif bir dil kullanılarak yapılmaktadır. Siyaset, kamuoyunun sorularına cevap vermeyi gerektirir. Cevaplar yerine tehditler savuran Kılıçdaroğlu’nun CHP’si suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır. Öncelikle şunu bir kez daha belirtmek gerekir, MİT tırları ihaneti Türkiye’yi teröre destek veren ülke olarak göstermek, Türkiye’ye uluslararası yaptırım uygulanmasını temin etmek, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve diğer yöneticilerini uluslararası mahkemelerde yargılatmayı hedefleyen büyük bir ihanettir.”
FETÖ İLE AYNI DİLİ KONUŞUYOR
FETÖ ve CHP tarafından yargılanmakla tehdit edilen ve yurt dışına kaçacak ithamıyla suçlanan Erdoğan’ın söylediklerinin gayet açık ve net olduğuna dikkati çeken Ünal, “Karanlık olan ve karanlıkta kalan noktaları aydınlatması gereken Sayın Cumhurbaşkanımız değil Sayın Kılıçdaroğlu’dur” ifadesine yer verdi. Mahir Ünal, “Sayın Kılıçdaroğlu, MİT TIR’ları ihanet suçunda FETÖ’nün yargı, emniyet, asker ve medya içindeki unsurlarıyla aynı argümanları ve söylemi hâlâ neden kullanmaktadır?” sorusunu yönelterek, açıklamasını şöyle sürdürdü: “FETÖ de ‘TIR’lar silah götürüyordu’ diyor, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. FETÖ de ‘Uluslararası mahkemelerde yargılanacaklar’ diyor, Sayın Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. FETÖ de ‘Yurt dışına kaçacaklar, gelip yargılanacaklar’ diyordu, aynısını söylüyordu. FETÖ de ‘Türkiye güvenlik açısından riskli ülke’ diyor, aynısını söylüyor. FETÖ de ‘kontrollü darbe diyor’, aynısını söylüyor.
GÖRÜNTÜLERİ SANA KİM VERDİ?
Kılıçdaroğlu ‘Bu görüntüleri ben de seyrettim’ diyor. Görüntüleri size kim getirdi? Görüntüleri nerede, ne zaman, kimlerle izlediniz? Bu görüntüleri Can Dündar’a Enis Berberoğlu’nun verdiği mahkeme kararlarında var. Peki Berberoğlu bu görüntüleri nereden, ne zaman, nasıl temin etti? Kılıçdaroğlu’nun 17 Mayıs 2015’te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mıdır? Mustafa Akaydın’ın 15 Temmuz işgal girişimine ‘evcilik, tiyatro’ demesi ve Kılıçdaroğlu’nun kontrollü darbe demesi FETÖ ile aynı söylemi kullanmak anlamına gelmiyor mu? Kılıçdaroğlu neden ısrarla ülkemizi uluslararası basın aracılığı ile güvenlik açısından riskli ülke olarak göstermeye hala devam ediyor? Kılıçdaroğlu ve CHP’si siyasetin gereği olarak sandığı, seçimleri ve demokrasiyi adres göstermek yerine, neden ısrarla sokağı adres göstermektedir?”
FETÖ’NÜN GEMİSİNE BİNMİŞ
Kılıçdaroğlu’nun bu soruları cevaplaması gerektiğinin altını çizen Ünal, “Hatırlanacaktır ki Kılıçdaroğlu ve CHP’sinin bir kaset kumpası ile göreve geldikleri süreçte neler yaptıkları kamuoyunun malumudur. Ayrıca 17-25 Aralık FETÖ yargı darbesinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’si FETÖ’nün arkasında uluslararası güçlerin de olduğunu düşünerek ‘AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’dan ancak bu şekilde kurtuluruz’ düşüncesiyle FETÖ’nün gemisine binmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
15 TEMMUZ’DA GEMİ BATINCA PANİKLEDİ
Kılıçdaroğlu ve CHP’nin Erdoğan ve hükümetini uluslararası arenada savaş suçlusu olarak gösterip Türkiye’yi DEAŞ’a yardım eden ülke olarak lanse eden her türlü FETÖ senaryosunun aktörü ve taşıyıcısı olduğunu belirten Ünal, “Bindikleri FETÖ gemisi 15 Temmuz gecesi batınca panikle feveran ederek gerçeği perdeleme gayreti içine girmişlerdir. Küfür ve hakaret yoluyla kendilerini temize çıkarma çabası içine girmişlerdir. Diyoruz ki paniklemeyin, sakin olun, hakaretle, küfürle, iftira ile bu sorumluluktan kurtulamazsınız” ifadelerini kullandı.
“ERDOĞAN KAÇACAK” DİYORDUN!
CHP’nin, FETÖ’nün televizyonlarında yüksek öz güvenle onların kendilerine fısıldadığı sözleri tekrar ettiğini vurgulayan Mahir Ünal, “(Türkiye savaş suçu işliyor) diyordunuz, ‘Recep Tayyip Erdoğan kaçacak ve Türkiye’ye getirip yargılayacağız’ diyordunuz. Biz şimdi bütün bunlara ilişkin sadece sorular soruyoruz ve cevaplar bekliyoruz” açıklamasını yaptı.
“KRİPTO FETÖ’CÜLER BİZE KOMPLO KURUYOR!”
AK Parti’nin Enis Berberoğlu ile Kılıçdaroğlu hakkındaki açıklaması ve Antalya Milletvekili Akaydın hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılması CHP’nin de gündemindeydi. CHP MYK’sı sonrasında açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, “Darbenin siyasi ayağını gizlemeye çalışıyorlar. Somut örnek davalardaki sulandırmalar. FETÖ terör örgütü üyesi diye Mustafa Akaydın hakkında fezleke düzenleniyor. Aklıma geliyor acaba arkada başka kripto tuzak mı var bunlara? Kripto FETÖ’cüler mi tuzak mı kuruyor bunlara? Bizim korkacak bir şeyimiz yok” dedi. İyice köşeye sıkışan CHP’nin Sözcüsü Tezcan, “Ne Sayın Enis Berberoğlu’nu onlara yem edeceğiz, ne CHP’yi, ne de CHP Genel Başkanını yem edeceğiz. Çünkü bu Türkiye’de demokrasiyi yem etmek demektir” tehditleri savurdu.
