• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sinsiliğin 2 kurbanı

Yeniakit Publisher
2018-11-11 19:53:00 -
Sinsiliğin 2 kurbanı

Bazı rahatsızlıklar çok gürültülü seyreder ama çabuk iyi olurlar. Mesela bademcikleriniz şiştiğinde sizden kötüsü yoktur. Ateşiniz çıkar, nefes alamaz gibi olur “acaba gidici miyim?” diye vesvese içindeyken bir bakarsınız ki iyi olmuşsunuz.


Buna karşılık bazı rahatsızlıklar ileri safhalara kadar kendilerini belli etmez ama hayatımızı tehdit edecek sonuçlar doğururlar.

Sinsi hastalık denilince akla en önce “böbrek” gelir.

İki böbreğinizden birisi tamamen iflas etse, hatta sağlam olanının da yarısı çalışamaz hale gelse, gene de hasta olduğunuzu fark etmezsiniz.

Her gün 200 kiloyu (litreyi) süzmek ne demek, düşünsenize!

Böbreklerimiz, kanımızı zararlı maddelerden temizlerken bir yandan da vücudumuzdaki su miktarını dengeler, her gün 200 litre kanı süzerek ortalama iki litre idrar yaparlar.

Kemiklerimiz için gerekli olan vitamin D, kalsiyum, fosfor metabolizmasını düzenlemek, kan basıncını ayarlayan “renin” hormonunu salgılamak da böbreklerimizin görevidir.

Bizimle birlikte yaşlanan böbreklerimizin süzme kabiliyeti her yıl belirli bir derecede azalır.

Önemli olan, bu kıymetli organımızın hızlı yaşlanmasına mani olarak ileri yıllarda bizi yarı yolda bırakmasını önlemektir.

Böbreklerin hasta olması diğer organlarımızı da etkiler. Hatta kalp krizi ve felç riskinin artmasına sebep olur.

Bu yüzden bu değerli organımıza gözümüz gibi bakmalı, arasıra da “bir sorun var mı acaba?” diye kontrol etmeliyiz.

Hiç mi emaresi yok?

Var.. Böbrek hastalarında en sık görülen şikâyetler halsizlik ve yorgunluktur. Soluk bir renk görülebilir.

Böbrek hastaları özellikle geceleri daha çok olmak üzere sık sık idrara çıkabilirler.

Göz kapaklarında ve ayaklarda şişme görülebilir.

İştah kaybı, bulantı ve kusma gibi belirtiler ancak ileri dönemlerde ortaya çıkar.

Kaşınma, deride durduk yere morarmalar, baş ağrısı, el ve ayak uyuşmaları, uyku bozuklukları görülebilir.

Kronik böbrek yetmezliği nedir?

Böbreklerin, geri dönüşümü olmayan ve vücudun ihtiyacını karşılayamayacak kadar hasar görmesi halidir.

Böbrek yetmezliğinin beş evresi vardır. En ağır tabloda böbrekler süzme kabiliyetini tamamıyla kaybetmiştir. Bu hastaların kanlarını temizletmek için düzenli aralıklarla diyaliz makinesine bağlanması ya da böbrek nakli yapılması gerekir.

Ülkemizde 50 bin kronik böbrek hastası vardır ve bu rakam her yıl daha da artmaktadır.

En büyük sebeplerden birisi “şeker hastalığı”

Şeker hastalarını buradan uyarmak istiyoruz; ilerde sıkıntı çekmek istemiyorlarsa diyetlerine dikkat ederek, ilaçlarını düzenli kullanarak kan şeker seviyelerini mümkün olduğunca normal sınırlar içinde tutmaları gerekir.

İkinci büyük sebep “yüksek tansiyon”

Türkiye’de her üç yetişkinden birisi yüksek tansiyon hastası ve maalesef bu hastaların çoğu yüksek tansiyonun ilerde böbrek hastalığına sebep olacağını bilmiyor.

“Tansiyonum yüksek ama bana bir sorun çıkarmıyor” deme hatasında bulunuyorlar.

Onlara böbrek yetmezliği ortaya çıktıktan sonra ilaç kullanmanın bir işe yaramadığını hatırlatmak isteriz.

Üçüncü sebep iltihaplar

Glomerulonefrit dediğimiz böbreklerin mikroplu veya mikropsuz iltihapları zaman içinde böbrek yetmezliğine sebep olabilir. Onun için çocukluklarında nefrit geçiren kişilerin daha dikkatli olmaları, hiç olmazsa yılda bir kere kontrol yaptırmaları gerekir.

Dördüncü sebep ırsî

Aileden geçen polikistik böbrek hastalığında (ultrasonda çıkan bir iki kist için telaşlanmayın) böbrekler yüzlerce minik kistle iş göremez hale gelir ve bu durum ilerde böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Beşinci sebep ilaçlar, ilaç leblebi değil!

Başta acetaminofen, parsetamol, iburprofen olmak üzere tüm ağrı kesiciler böbrekleri zorlarlar. Bizim ülkede yaşlı insanlar leblebi gibi ağrı kesici yutarak karaciğer ve böbreklerini dolayısı ile hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Aile büyüklerinizi ağrı gidericilerin yan tesirleri hakkında uyarmayı ihmal etmeyin.

VE TAŞLAR..

Sık düşürülen böbrek taşları, böbrek operasyonları, ileri evre prostat hipertrofileri ve böbrek kanserleri de yetmezliğe sebep olabilir.

Böbreklerimizi nasıl kontrol edebiliriz?

Böbrekleri kontrol etmenin en basit yollarından birisi “basit idrar tetkiki”dir. İdrarda kan, iltihap hücreleri veya “protein/albumin” bulunması önemlidir.

"Mikroalbuminüri" böbrek süzgecinin albumin sızdırmaya başladığını gösterir ve erken bir bulgu olarak önemlidir.

Üre, kreatin gibi testlerin yüksek çıkması böbreklerin yeteri kadar çalışmadığını-kanı temizlemediğini gösterir ama bu testler oldukça geç evrede yükselir.

Bu yüzden normal olmaları böbreklerinizin sağlıklı olduğu anlamına gelmez.

Önemli olan bu iki değer yükselmeden, yani böbrek tam olarak bozulmadan teşhis koyup gerekli tedbirleri almaktır.

En iyi gösteren test

Böbreklerin durumunu en iyi gösteren test böbreklerin atık maddeleri süzme kabiliyetini gösteren Glomerular Filtrasyon Hızı (en çok yapılanı kreatinin klirensi) testidir. Bu değerin 90 mililitre/litre üzerinde olması böbreklerde sorun olmadığını gösterir.

Böbreklerin ultrasonografik olarak görülmesi de böbreklerin kalitesi hakkında bize önemli ipuçları verir.

Eğer hiç yaptırmadıysanız bir kereliğine “üst batın sonografisi” yaptırarak böbrekler, safra kesesi, dalak gibi organlarınız hakkında bilgi sahibi olun

Ve bir de..

Hayvansal proteinlerin et, süt ürünleri, yumurta vb. böbreklerinizin asit yükünü artırarak böbrek yetmezliğini tetiklediğini de unutmayın.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23