• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Şimdi müzakere değil toprakları kurtarma zamanı

Yeniakit Publisher
2020-10-02 10:52:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Şimdi müzakere değil toprakları kurtarma zamanı

Azerbaycan’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan rahmetli Ebulfez Elçibey’in damadı ve İstanbul’da kurulan ‘Ebulfez Elçibey Vakfı’nın başkanı olan Akil Samedbeyli, “Şimdi müzakere değil, işgal toprakları kurtarma zamanıdır. Arabulucu tarafsız olanlar olabilir. Rusya’nın Ermeni tarafında olduğu açıktır. Asla arabuluculuğu kabul edilmemeli. Ayrıca, müzakere masasına işgal toprakları kurtarıldıktan sonra oturulmalı” diye konuştu.

 Mehmet Koçak  İstanbul 

28 Mayıs 1918’de “Bir kere yükselen bayrak bir daha yere inmez” diyen Azerbaycan’ın kurucusu Mehmet Emin Resulzade’nin izini süren ve Azerbaycan’ın bağımsızlığına öncülük eden ve özgürleşen Azerbaycan’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı olan rahmetli Ebulfez Elçibey’in damadı ve İstanbul’da kurulan ‘Ebulfez Elçibey Vakfı’nın başkanı olan Akil Samedbeyli, yazarımız Mehmet Koçak’ın sorularını cevaplayarak gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin desteği, MİNSK Grubu’nun yanında Ermenilerin hamisi küresel ve bölgesel aktörlerin ateşkes çağrıları konularını değerlendiren Akil Samedbeyli özetle şu görüşlere yer verdi.

Türkiye’nin desteğini nasıl buluyorsunuz? Türkiye bölgeye asker göndermeli mi?

Cumhurbaşkanımız rahmetli Elçibey iktidardayken, Rus destekli Ermeni saldırıları karşısında  Kelbecer’den sivilleri tahliye etmek için Türkiye, Rusya ve İran’dan 4 helikopter istedi. Elçibey, Rusya ve İran’dan verilmeyeceğini bile bile bir politik taktik gereği istemişti. Onlar da zaten cevap bile vermemişti. Elçibey, onların o tavrından rahatsız olmadı ancak, Türkiye’nin cevap bile vermemesi onu kahretmişti. Şimdi o günlerin şahidi olarak düşünüyorum. Geçmişte rahmetli Cumhurbaşkanımız Elçibey’in sivilleri kurtarmak için istediği helikopter için Türkiye’den cevap bile verilmezken, bugün Türk devleti ve hükümetinin Azerbaycan için seferber olması ve hiçbir konuda desteğini esirgememesi takdire şayandır ve Başkan Erdoğan’ın şanındandır. Başkan Erdoğan’ın Azerbaycan’ın yanındaki tavrını tüm baskı ve tehditlere rağmen sürdürüyor olmasına milletçe müteşekkiriz. Bu günkü zaferlerde onun şahsında Türk devleti ve milletin payı hiçbir zaman unutulmayacak. Asker gönderilmesine gerek yok, askeri gücümüz Ermeni işgalcilerin üstünden gelecek potansiyele sahiptir. Siyasi destek ve ihtiyaç, durumuna göre askeri mühimmat desteği bize yeter.

30 yıldır susanların ateşkes çağrılarına itibar edilmemeli

Azerbaycan Ordusunun ilerleyişinden endişelenen MİNSK Grubu üyesi ülkeler, ABD, Rusya ve Fransa ile BM taraflara ateşkes çağrıları yapmaya başladı. Bu çağrılar Azerbaycan ordusunu durdurur mu?

AGİT çerçevesinde Rusya, Fransa ve ABD’nin eş başkanlığında oluşan MİNSK grubu adeta Karabağ’ın işgalden kurtarılması için değil de, tam tersi için 26 yıldır Azerbaycan’ı oyalamışlardır. Bu gün Türkiye’mizin desteğiyle ordumuzun zaferler elde ederek ilerleyişini durdurmak için yine o ülkeler devrede olduğunu ve ateşkes için her yola başvurduklarına şahit oluyoruz. Onların bu çağrılarını hedefi işgalin devam etmesine destek içindir. Bu gerçek dikkate alınmalı ve bundan sonra onların savaşı durdurun çağrısını duymamış gibi davranmak lazım. Şimdi Azerbaycan ordusu kendi ülkesindeki teröristleri temizlemek için antiterör operasyonu yapmakta. Başarılı bir şekilde süren operasyon tüm işgal altındaki toprakların kurtarılmasıyla sonuçlanmalı.

Azerbaycan Türkleri ile Ermeniler arasında Karabağ, bir asrı aşan sorundur. Rusların her dönemde Ermenilerin hamiliğini yapmasının özel bir sebebi mi var?

Bunun cevabı tarihi hakikatlerde mevcuttur. Şöyle ki: 19 Mayıs 1783’de Çarlık Rusya döneminde Kafkasya üzerinde çalışmalarıyla meşhur Rus istihbaratcı Knyaz G.A.Potyomkin, ll. Katerina’ya takdim ettiği raporunda ‘’İlk fırsatta Karabağ’ı Ermenilerin idaresine vermek suretiyle Asya’da ilk Hıristiyan devleti kurmak gerekir.  1854’de dönemin 4 büyük devleti: Büyük Britanya, Fransa, Avusturya-Macaristan ve Çar Rusya’sı bir araya gelerek kurdukları ‘Mukaddesler İttifakı’ toplantısında oybirliğiyle Kafkaslarda bir Hıristiyan devleti kurma kararı alındı. Osmanlı’nın dağılmasını fırsat bilen Emperyal güçler, 1920 yılında o kararı yerine getirdiler ve Türk toprağı üzerinde 9000 km kare arazide Ermenilere devletini kurdurdular. Batum anlaşmasıyla devlet olma hakkını kazanan Ermeniler, Batum anlaşmasına göre Ermenistan dışında başka bir toprak talebinde bulunmayacak ve Ermeni soykırım iddialarından vazgeçmeyi kabul etmişti. Ancak, gecen zaman içinde ne Ermeniler ne de onların hamisi olan Ruslar, ABD ve Fransızların başını çektiği Batılı emperyalist devletler, Batum anlaşmasına uymadı. Sözde soykırım iddiaları ile Türkiye ve Azerbaycan aleyhinde başlatılan kampanyalar hâlâ sürmektedir. Ayrıca, Ermeniler Ermenistan dışında toprak talepleri ve işgal girişimleri hiç bitmedi. Ermenilerin 100 yıldır aralıksız Azerbaycan topraklarına saldırıları ve son 27 yıldır Karabağ’ın da içinde olduğu %20 Azerbaycan toprağını işgal altında tutması ve Ermeni hamisi ülkelerin bu işgalin devam yönünde oyalayıcı politikaları bunun en bariz örneğidir.

Rusya ve AB, arabuluculuğa hazırız, diyor. Azerbaycan müzakere masasına oturur mu?

Şimdi müzakere değil, işgal toprakları kurtarma zamanıdır. Arabulucu tarafsız olanlar olabilir. Rusya’nın Ermeni tarafında olduğu açıktır. Asla arabuluculuğu kabul edilmemeli. Ayrıca, müzakere masasına işgal toprakları kurtarıldıktan sonra oturulmalı. Aksi halde tarihi hata olur ve işgal devam eder. Bazı bölgelerin alınması bizim için asla yeterli olmamalı. Önemle şunu ifade etmeliyim ki: Türkiye’nin içinde olmadığı hiçbir müzakere masasına Azerbaycan oturmamalı.

Rahmetli ebulfez elçibey haklı çıktı

İran, kimin yanında? Azerbaycan’a karşı Ermenistan’a destek verdiği iddiaları doğru mu?

İran, Ermenistan’ın yanında olduğunu gizlemiyor. Dolayısıyla Ermenistan’a destek verdiği iddia değil gerçektir. Ermenistan’ın tek ikmal yolu Zengezur bölgesinden geçmektedir. 

Hıristiyan Gürcistan, hava ve kara sahasını Ermenilere yardım taşıyan Rusya’ya kapattığı halde, sözde İslam Cumhuriyeti olan İran hem hava, hem de kara yolunu Rusya’ya açık tutuyor. Ermenilere her türlü yardımın taşınmasına müsaade ediyor.  Rahmetli Ebulfez Elçibey’in İran konusundaki tutumunda ne kadar haklı olduğu bu gün görülmüştür. Bu gelişmeler onun ne kadar ileri görüşlü olduğunun ispatıdır.
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mesut Sarp

Allah Azeri kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun.  

Mülhem

İran'ın Yavuz Sultan Selim gibi kudretli bir Türk hükümdarından dayak yemesinin ve hatta tarihe gömülmesinin zamanı gelmiştir. İranın yerinde Büyük Selçuklu Devleti gibi gerçek bir müslüman devlet kurulabilir. İran yönetimi müslüman görünümlü bir münafık küfür uşağıdır. iran yönetimi gizli olarak islam düşmanlığı siyaseti gütmektedir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23