Günlük yaşantı sürdürülürken vücudun glikoza yani bir tür şekere ihtiyacı vardır. Kanda bulunan glikozun enerjiye dönüşmesi gerekir. Bu işlem pankreas adlı organın sağladığı insülin ile gerçekleştirilir.
Şeker hastalığının birçok yan etkisi vardır. Bunlardan biri de ayaklara olan etkisidir. Şeker hastalığı ayaklarda sinir ve damar hasarları meydana getirir. Cildi uyaran sinirlerde ve ayak kaslarındaki hasar oldukça erken bir dönemde başlar. Özellikle geceleri artan yanma, üşüme, karıncalanma, uyuşma ve ağrı sinir sistemi hasarlarının en sık görülen etkileridir.
Ayaklarda bulunan sinirlerin aldığı hasara göre, ayak hisleri gittikçe yavaşlar veya tamamen kaybedilebilir. Hissizleşmeden dolayı oluşan yaralanmalar fark edilemeyebilir. Şeker hastalığı Tip 1(insüline bağımlı diyabet ) ve Tip 2 (insüline bağımlı olmayan diyabet ) olarak ikiye ayrılır. Ayak yaraları her iki tipte de sıklıkla görülür. Ancak Tip 1 hastaları bu konuda daha talihsizdir. Bunun yanında şeker hastalığı damarlarda tıkanıklıklara sebep olur. Damardaki kan akış dengesinin bozulması veya tamamen durması ayakların beslenmesine engel olur. Bu da ayak tabanının ağırlık dağılımının bozulmasına yol açar.
Eğer duyusal liflerde sıkıntı varsa soğuk ve sıcak ayırt edilemez. Eğer sigara kullanılıyorsa damarsal problemler daha ciddi bir hal alır. Ayaktaki damar rahatsızlığı kıl dökülmesine ve ayakların renginin solmasına sebep olur. Ayaklarda nasırlanma, şekil bozuklukları ve tırnaklarda boynuzsu bir görüntü meydana gelir. Yürüme esnasında nasır ile ayak kemiği arasında sıkışan yumuşak dokuda yaralar meydana gelir. Tırnak kesimine ve bakımına dikkat edilmezse yaralar daha sık çıkar. Vücudun terleme oranı azalır. Deride kuruma ve çatlamalara sebep olacağı için ayakta ülser oluşmasını kolaylaştırır.
Şeker hastalığı sürekli ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Yapılan doğru ve düzenli egzersizlerle tedavi sürecine destek olunmalıdır.
Nasılkolay.com'dan alınmıştır.