Sapkın akımların beli bir an önce kırılmalı! Aile bitmeden LGBT bitmeli!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Toplum ahlâkını, millî kimliği, aile müessesesini, gençliği tehdit eden sapkın akımlara karşı dünya alarma geçti. Irak’ın, İran’ın, Bulgaristan’ın, Gürcistan’ın, Macaristan’ın, Kazakistan’ın, Rusya’nın ardından ABD’nin LGBT’yle mücadeleyi hızlandırması; Trump yönetiminin yalnızca erkek ve kadından oluşan iki biyolojik cinsiyeti tanıdığını ilan etmesi gözleri Türkiye’nin atacağı adımlara çevirdi.
Buğra Kardan İstanbul
Toplum ahlâkını, millî kimliği, aile müessesesini, gençliği tehdit eden sapkın akımlara karşı dünya alarma geçti. Irak’ın, İran’ın, Bulgaristan’ın, Gürcistan’ın, Macaristan’ın, Kazakistan’ın, Rusya’nın ardından ABD’nin LGBT’yle mücadeleyi hızlandırması; Trump yönetiminin yalnızca erkek ve kadından oluşan iki biyolojik cinsiyeti tanıdığını ilan etmesi gözleri Türkiye’nin atacağı adımlara çevirdi. Gittiği her yerde “LGBT’ye karşıyız” diyen Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve sapkınlık propagandasını önlemenin formüllerini arayan Cumhur İttifakı’nın yapacağı yeni hamleler merak konusu oldu. Toplumda emperyalistler tarafından fonlanan, paçalarından şaibe akan Özgür Özel’in başında bulunduğu YP’den ve marjinal sol örgütlerden kuvvet alan homo derneklerine kilit vurulması, sosyal medyaya taşınan eşcinsellik dayatmasının önüne geçilmesi beklentisi güçlendi. Dünyaya ur gibi yayılan LGBT belâsına karşı Türkiye’nin daha köklü tedbirler almasının vaktinin geldiğine hatta geçtiğine inanan aile platformları, yetkililere “Dursun bu hayâsızca akın” diye seslendiler. Ailem Güvende operasyonlarının devam etmesi temennisinde bulunurken LGBT lobisinin belini kıracak yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısı yaptılar.
Tüm yollar kapatılmalıdır
Akit’e konuşan Büyük Aile Platformu Yöneticisi ve Fikirde Birlik Platformu Başkanı Kürşat Mican, şunları söyledi: “Dünyanın önde gelen devletlerince LGBT’nin tanımının net şekilde yapıldığını görüyoruz. Sapkın akım olduğu, aile kurumuna ve nesle zarar verdiği açıkça ortaya koyuluyor. İşte Macaristan, Rusya ve son olarak ABD’nin de bu konuya önem verdiğini duyuyoruz. İtalya’da Meloni yönetimi belli başlı adımlar attı. Gelinen aşamada aile mefhumunu korumak mecburiyet. Bunun için de LGBT dayatması önlenmeli. Sapkınlık propagandasına geçit verilmemeli. Türkiye’de de konu daha önemle ele alınmalı. Yeni tedbirler devreye sokulmalı. Aileyi, nesli kurtarmak için LGBT lobisinin fişini çekmenin gereklilik olduğu bilinmeli. Ailem Güvende operasyonların takdirle karşılıyoruz ama bununla kalınmamalı. Kapatılan LGBT derneklerinin başka adlarla, unvanlarla yollarına devam etmelerine mani olunmalı. Hukuki adımlar atılmalı ki bu dernekler, hayata dönmesin. Kararlar, kanunlar çıkarılmalı ki üniversitelerde homo kulüpleri açılmasın. Sıkıntı büyük. LGBT’nin nesilleri yok etmeye dönük bir proje olduğu muhakkak. Bu projenin aile ve gençlik için tehdit olduğu da aşikâr. Emperyalistlerce, siyonistlerce, şer odaklarınca LGBT’den medet umulduğu kuşkusuz. O nedenle tetikte olunmalı. Karşımızda vahim bir tablo var. Sosyal medyada sapkınlar olduğuna, Netflix ve Disney+’da yayınlanan yapımlarda eşcinsel karakterlere yer verildiğine tanıklık ediyoruz. Bu konuyla yakından ilgilenilmesi çağrısı yapıyoruz. LGBT belâsından aileyi, gençliği korumak için tüm yöntemlerin denenmesi uyarısında bulunuyoruz.“
SOMUT ADIMLAR ATILMALI
Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan da şunları dile getirdi: “Son yıllarda aile kurumu, toplumsal cinsiyet politikaları, LGBT ve çocukların yetiştirilmesinde esas alınacak değerler, Türkiye gibi dünyanın birçok ülkesinde önemli tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Daha önce Rusya’da LGBT üyeleriyle ilgili sert tedbirler alınmıştı. Putin yönetimi propagandayı bile yasaklamıştı. Bugünlerde de ABD’de yaşanan siyasi ve hukuki gelişmeler, bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırmıştır. Trump yönetiminin federal düzeyde kadın ve erkek olmak üzere iki biyolojik cinsiyetin tanınmasını esas alan yaklaşımı, toplumsal cinsiyet politikaları konusunda uluslararası ölçekte farklı görüşlerin yeniden gündeme gelmesine ortam oluşturmuştur. Bu gelişmeyi aile değerlerini savunan olarak önemli bir siyasi değişim olarak görüyorum. Türkiye’nin köklü geleneği, kültürel birikimi ve toplumsal değerleriyle aile politikalarında kendine özgü bir yaklaşım geliştirme sorumluluğu hakikattir. Aileyi korumak yalnızca bugünün meselesi değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız tarihî bir sorumluluktur. Buna yönelik politikaların etkili olabilmesi için yalnızca sloganlarla yetinilmemelidir. LGBT dernekleri ve savunucuları hakkında kesin, sert tedbirler alınmalıdır. Gelecek nesilleri çocukların güvenliği tehlikeye atacak bu tür sapkın hareketler ülkemizde yasaklanmalıdır. LGBT ve sapkın hareketlerle ilgili alanlarda somut, kararlı çalışmalar yapılmalıdır. Çünkü güçlü bir toplumun temeli güven içinde yaşayan, dayanışma ve sorumluluk bilinci taşıyan ailelerdir. Ve aileyi güçlendiren kalıcı politikalar toplumsal ayrışmayı derinleştirmekten değil, ortak sorumluluk bilincini geliştirmekten geçer.”