Salih Tuna’dan “Gardaşlık kullanma kılavuzu!” Hortlatılan yasağın ardında İsrail var
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazeteci-yazar Salih Tuna, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına Türkiye'den yükselen eleştirilere İlham Aliyev'in partisi YAP’ın gösterdiği sert tepkiyi ele aldığı yazısına, “Gardaşlık kullanma kılavuzu” başlığını atarak Azerbaycan’ın işine geldiğinde kullandığı “kardeşlik hukukuna” dikkat çekti. Tuna, Azerbaycan’da hortlatılan yasağın arkasında Siyonist yapının olduğunun da altını çizdi.
“Aliyev’in partisi YAP, ‘Bir millet, iki devlet’ demek, başkasının iç işine karışma hakkı vermez!..’ şeklinde tepki gösterdi. Çok etkileyici gerçekten. ‘Vay canına’ diyesi geliyor insanın, o derece! Lakin kakofoniye neden olmaması için sağlam bir liste çıkarmakta fayda var” diyen Tuna, şunları yazdı: “Elimizde ‘Bir millet, iki devlet’ diskurunun neleri kapsadığına dair bir kullanma kılavuzu olmalı ki ileride bir yanlış anlaşılma olmasın. Mesela, Ermenistan'la veya başka bir güçle savaştığında, ‘Bu Azerbaycan'ın iç işleridir, karışmayalım’ düşüncesiyle Türkiye seyretmesin. Yani, Türkiye barış döneminde karışmasın ama savaş döneminde her daim koşup gelsin. Azerbaycan devlet televizyonundan verilen mesajlar oldukça manidardı. O kadar ki, ‘Azerbaycan da Türkiye gibi laik bir devlet’ denilerek, ‘Siz de laikliğin gereği olarak başörtüsünü yasaklayın’ mesajı gündüz gözüyle ihsas edildi. Çok sağ olsunlar, hepten kaptırıp gitmediler. Yoksa ‘İç işlerinize karışsak da siz bizim iç işlerimize karışmayın...’ diyebilirlerdi”
İKİ KARDEŞ ÜLKENİN ARASINA HUZURSUZLUK SOKMAK KİMİN İŞİNE GELİR?
“Soru şudur: Türkiye'nin yakın bir geçmişte travma çapında yaşadığı ‘başörtüsü sorununu’ Azerbaycan'da hortlatmaktan maksat nedir? Azerbaycan'a ‘laiklik’ yeni mi geldi, değişen ne?” sorularını soran Tuna, şöyle devam etti: “Aliyev derseniz aynı Aliyev. Sahi iki kardeş ülkenin arasına huzursuzluk sokmak kimin işine gelir?
Olağan şüpheliler: İsrail ve İran. Aliyev'in İran'la işi olmayacağına göre, geriye İsrail kalıyor.
Türkiye'yi İran'dan daha tehlikeli gören ve Aliyev'le sıkı fıkı olan başka ülke de yok zaten.
Bunu test etmek de gayet basit: Aliyev mahut yasaktan dönmüyorsa, onu buna icbar eden güç bellidir.
Aynı mantığı Ensarullah ile Suudi Arabistan çatışması için de devreye sokabiliriz.
Malumunuz, Ensarullah'ın temel şartı, Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik ablukayı kaldırması; Suudi Arabistan'ın temel şartı Ensarullah'ın saldırıları koşulsuz biçimde sona erdirmesidir.
Aslında birbirini tamamlayan iki şart bu. Çünkü çatışmanın sürmesi her şeyden evvel Mekke İttifakı'nı, İsrail'i dizginlemek hedefinden uzaklaştırır. Hele ki çatışma zamanla tüm bölgeyi yakacak bir mezhep kavgasına dönüşürse soykırımcı Netanyahu bayram eder.
Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğindeki Türkiye ilk günden itibaren barıştan yana.
Pardon, kimin arkasında kim mi var?
Çatışmanın sürmesini kim istiyorsa arkasında kuvvetle muhtemel ırkçı siyonist İsrail vardır. Nokta”