Maksadı helale sahip çıkmak değil de Helalden nemalanmak, onu istismar ederek menfaatlanmak, ya da helal şartları sulandırmak için yola çıkmış insanlar ve kuruluşlar da boş durmuyorlar.
Bugün modernitenin insanlığa sunduğu makine çarklarının içinden çıkartılıp süslü ambalajlar ve aldatıcı reklamlarla önümüze getirilen ürünlerin sorgulanmadan tüketilmemesinin önemi artık toplumumuz tarafından anlaşılmaktadır. Tüm bu karmaşaların içinde İslam ümmeti Helal Lokma meselesini çözmek zorunda olduğunu yeni yeni idrak etmeye başlamıştır. Daha önceki haberlerimizde de belirttiğimiz gibi unutulmak üzere olan, Müslümanların olmazsa olmazı ve imanî bir meselesi olan helale sahip çıkma yolunda GİMDES 2005 yılından beri yoğun bir şekilde çalışmalarına devam etmektedir.
Ancak, maksadı helale sahip çıkmak değil de Helalden nemalanmak, onu istismar ederek menfaatlanmak, ya da helal şartları sulandırmak için yola çıkmış insanlar ve kuruluşlar da boş durmuyorlar. Her geçen gün yenileri çıkmaya devam ediyor. Biz bunları deşifre etmeye yetişemiyoruz. Ancak Müslüman kardeşlerimizin ferasetine güveniyoruz. Bu çirkinlikleri de ferasetleri ile defedeceklerine inanıyoruz.
Üç kuruşluk dünya menfaati uğruna, ebedi hayatlarını heba edenler, utanma perdeleri yırtılmış insanlar HELAL gibi kutsal bir kavramı istismar etmekte, sahtekarlık yöntemlerine tevessül etmektedirler. Bugün dünya üzerinde yüzlerce helal gıda sertifikası veren kurum oluştu. Bunların büyük bir çoğunluğu, yüz yıldır gayrimüslimlerin istismarı yetmiyormuş gibi sahte helal sertifikalama ile Müslüman kardeşlerini istismar etmeye çalışıyorlar.
Devletin ve milletin bütün kurumlarına sızarak ülkemizi bir kaosun kenarına getiren Paralel Yapı, helal lokmamıza da helal sertikalamamıza da el atmış, yalan dolan ve tehditlerle güç gösterisi yaparak tahribat yapmaya çalışmaktadır. Türkiye’de helal serifikanın adı dahi bilinmezken bir avuç cefakar GİMDES gönüllüsü, imkânsızlığı mümkün hale getiren çalışmaları sonucunda 2008 yıllarında ülkemizde helal sertifika konuşulur duruma getirilmiştir. Bugün o hale gelindi ki şuurlu müslümanlar firmaları GİMDES’den sertifika almaya, firmalar da Müslümanlara ürünlerini kabul ettirebilmek için GİMDES’den sertifika almaları gerektiği gibi bir anlayışa geldiler. Artık GİMDES helal gıda logolu ürün Müslümanlar tarafından aranır duruma geldi. Bunu gören sahtekârlar da hemen devreye girerek GİMDES Helal Sertifikasını ve logosunu izinsiz ve kaçak olarak suiistimal ederek haksız kazanç peşine düştüler.
Bir kurum düşünün. Hem helal sertifikalama kurumu(!) kuracak hem de kendi firmalarına helal sertifika(!)verecek. Yetmedi 50 küsur fabrikasının tedarikçilerine, “Anlaşma yaptığım bu firmanın bütün tedarikçilerinin bundan böyle muhatabı benim. Sertifikalamalarınızı benimle yapacaksınız” diyor. Nereden bakarsanız bakın her şeyi ile şaibe kokuyor. Halbuki, gerçek manada bir helal sertifika kurumunda olması gereken gıda üreticisi bir firmanın bir sertifikalama kurumu ile uzaktan yakından asla ilişkisi olmamalı ve ne icra kuruluna, ne mütevelli heyetine, ne yönetim kuruluna ve ne de onların ortak oldukları şirketlere Helal Sertifika vermemesi gereken tamamen bağımsız, tamamen şaibeden uzak bir kurum sisteminin olmasıdır. Çünkü İslam Fıkhında kefalet sisteminin raconu böyledir. Geri kalanını sizlerin ferasetine havale ediyoruz..LOGO VE SERTİFİKA SAHTEKARLARI İÇİN avukatlık büromuz gerekli tedbirleri almış bulunmaktadır. Bu gibi şahıs ve firmalara aşağıdaki ikaz mektupları gönderilmektedir.
Üç kuruşluk dünya menfaati uğruna, ebedi hayatlarını heba edenler, utanma perdeleri yırtılmış insanlar HELAL gibi kutsal bir kavramı istismar etmekte, sahtekarlık yöntemlerine tevessül etmektedirler. Bugün dünya üzerinde yüzlerce helal gıda sertifikası veren kurum oluştu. Bunların büyük bir çoğunluğu, yüz yıldır gayrimüslimlerin istismarı yetmiyormuş gibi sahte helal sertifikalama ile sahte helal logolar ile müslüman kardeşlerini kandırmaya ve istismar etmeye çalışıyorlar. Diğer yanda ise, üretici ve satıcı etiketli kişi ve firmalar da hiçbir hak hukuk tanımadan GİMDESîn helal logosunu ürünlerinin üzerine, satış mağazalarının tabelasına, arabasının kaportasına, reklam afiş ve broşürlerine koyuyorlar, hatta tv reklamlarına koyuyorlar.
Biz bunları deşifre etmeye yetişemiyoruz. Ancak Müslüman kardeşlerimizin ferasetine güveniyoruz. Bu çirkinlikleri de ferasetleri ile defedeceklerine inanıyoruz.