• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Prof. Karaman o Hadis-i Şerif'e dikkat çekti: Boşanmayı gerektiren bir kötülük bulunmadığı halde, boşanmak isteyen kadına cennetin kokusu haramdır

İlahiyatçı Prof Dr. Hayrettin Karaman, çiftler arasındaki boşanmaları anlattığı yazısında Peygamber Efendimiz (SAV)'in şu Hadis-i Şerif'ine dikkat çekti: "Boşanmayı gerektiren bir kötülük bulunmadığı halde kocasından boşamasını isteyen kadına cennetin kokusu haramdır (Hadis)"

2019-10-21 16:41:00 -
Prof. Karaman o Hadis-i Şerif'e dikkat çekti: Boşanmayı gerektiren bir kötülük bulunmadığı halde, boşanmak isteyen kadına cennetin kokusu haramdır

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

Prof. Dr. Hayrettin Karaman, 'Aile boşanma ve çocuklar' başlıklı yazısında boşanmanın İslam'daki yerine dikkat çekerek çiftler üzerinde yapılmış bazı bilimsel araştırmaları anlattı.

Prof. Karaman, yazısının ilk bölümünde Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV)'ın şu Hadis-i Şerif'ini hatırlattı:

"Boşanmayı gerektiren bir kötülük bulunmadığı halde kocasından boşamasını isteyen kadına cennetin kokusu haramdır (Hadis)"

"İslâm’da boşama ve boşanma hoş görülmemiş, ancak bazen zaruret haline gelebileceği için yasaklanmamıştır." diyen Karaman, İstanbul Aydın Üniversitesi'nde çiftlerin boşanması üzerine yapılan çalıştayın sonuçlarını da paylaştı:

Boşanmalar artıyor

Ülkemizde 2000’den sonraki evlenmeler ve boşanmalarla ilgili sayı ve oranlarda da artan boşanma sayılarının düşündüren boyutları vardır. 1950 yılında toplam 4 bin civarında olan boşanma 1970’lere gelindiğinde 13 bin civarına yükselmiştir. 1990’lı yıllarda artan boşanmalar iki katına yükselmiştir. 1996-2011’de 4 katına yaklaşmıştır. Bu çarpıcı artış nüfus artışından ziyade refah ve eğitim ile istihdamdaki görece artışa paraleldir.

Bazı boşanma sebepleri

Ekonomik kriz dönemindeki boşanmalar, 2001-2008 kapitalist dönem krizleri görece boşanmayı daha da artırmıştır. Değer ve ahlak yozlaşmasının da izleri belirgindir. Davranış değişimlerinin dejenerasyonundan aile birlikteliği de etkilenmiştir. Sadakatsizlik ve aldatma oranları artmıştır.

Çalışan kadınlar daha çok boşanıyor

Kadınların daha yüksek oranda boşanması (%55, erkekler %45) beklenti ve kişilik özelliği farklılığını gündeme getirmiştir. Şiddet, ilgisizlik, sadakatsizlik gibi durumlar boşanmayı tercih ettirmektedir.

Çalışan kadınların daha fazla boşanıyor olması (boşananların %90.4’ü çalışan) evlilik birlikteliğindeki istenmeyen durumları ve kadının yalnızlığı tercih etmesi önemlidir. Boşanma kararını ben verdim diyen kadın %58 iken, erkek %32’dir. Erkek daha az boşanmak istemektedir. Şiddetin kadının boşanmak istemesinden sonra daha fazla ölümcül hale gelmesi ortaya çıkmaktadır. Erkeklerin reddedilme ve istenmemeyle baş etme stratejilerinin daha tepkisel olduğunu düşündürmüştür.

Boşanmaların çocuklara etkisi

Çocukların en sağlıklı yetiştikleri yerin aile olması boşanma sürecinin en çok yaraladığı grubun da çocuklar olmasını gündeme getirmektedir. Yalnızca ağır şiddet ve uyumsuz evliliklerde yaşayan çocuklar boşanmayı özgürlük ve nefes alma olarak, hatta yaşama hakkı olarak karşılamaktadır.

7-11 yaş grubunda, baba olmadığı için üzüntü duyup, onları suçlama, tepkiselleşme, başarının düşmesi, içe kapanma, arkadaş ilişkilerinde bozukluklar, aidiyet ve anlam yitimi (Mavili Aktaş, Kesen, Daşbaş, 2014), madde bağımlılıkları, boşanmadan ötürü utanç duyma gibi duygular ve davranışlar görülmektedir. Kurum bakımı altına aldığımız çocukların ana ve babalarının ayrı olduğu görülmektedir (%93). Ancak anne ve babası sağdır (%95).

Prof. Karaman çalıştay sonuçlarına göre boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisini şöyle değerlendirdi:

“Çocuğun anne-babasıyla kurduğu bağ, başka hiçbir yetişkinle gerçekleşemez. Bu yüzden de çocukların anne-babalarından uzak kalmaları genel olarak uygun değildir. Bununla birlikte çocuklar istikrarlı bir hayat düzenine ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle sık değişen bir yaşam düzeni, çocukların iç dengesini de olumsuz etkiler. Ayrıca çocuklar anne-babadan uzak kaldıklarında, başka bir düzene alışırlar ve tekrar onlarla bir araya geldiklerinde her iki taraf için de eski düzene dönmek zor olabilir. Bu nedenle çok sıra dışı durumlar olmadığı sürece çocukların anne-babalarından ayrı kalmamaları yerinde olur.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Alettin

Aileler bitti artık. Akıllı telefonlar icat oldu, mertlik bozuldu. kadın hiç bir sebep yokken "Boşanacağım. Valizimi alıp çıkacağım" diyor. Bunu anlamayacak ne var. Buluyor birini telefon sayesinde. Sonra eyvallah.Böyle kadının çocuk sevgisi olur mu? " Çocuklar olur gider arada. ne yapalım" diyen kadın var. Buna inanamayanlar soruyor.. Ev var, araba var, kocada : içki, kumar, şiddet yok. 18 yıl mutlular. NE OLDU? Ne olacak? . Kadın ahlaksız oldu. Bunun örnekleri çok.
  • Yanıtla

ceddim!izindeyiz...

Ya ESKİ-GELENEKSEL AİLE hayatı geri gelecek ya da -Allah cc korusun- ''AİLE'' BİTECEK.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23