Prof. Ahmet Onay araştırdı ve çağrıda bulundu: Diyanet yaşlılara da önem vermelidir
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Din Sosyolojisi Profesörü Ahmet Onay ve ekibi, Burdur il merkezinde insanların yaş düzeylerine göre dindarlık seviyelerini araştırdı. Prof. Onay, Diyanet İşleri Başkanlığı'na çağrıda bulunarak; "Bedeni zafiyetlerin giderek arttığı ve hareket kısıtlılıklarının daha çok görüldüğü ileri yaşlılık dönemindeki dindar bireylere yönelik; vaaz, irşat ve bilgilendirme faaliyetlerine önem verilmesi elzemdir" ifadelerini kullandı.
Taha Emre ÖZDEMİR ANKARA
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Din Sosyolojisi Profesörü Ahmet Onay, Diyanet İşleri Başkanlığı'na çağrıda bulunarak; "Bedeni zafiyetlerin giderek arttığı ve hareket kısıtlılıklarının daha çok görüldüğü ileri yaşlılık dönemindeki dindar bireylere yönelik; vaaz, irşat ve bilgilendirme faaliyetlerine önem verilmesi elzemdir" dedi.
Prof. Dr. Ahmet Onay ve ekibi, Burdur il merkezinde, insanların yaş düzeylerine göre dindarlık seviyelerini araştırdı. Araştırmasına ilişkin detayları yeniakit.com.tr ile paylaşan Prof. Onay, "Ülkemizde ve yurt dışında yapılan araştırmalar insanların yaş gruplarına göre dindarlık düzeylerinin farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Şöyle ki genel olarak ergenlik dönemine kadar çocuklarda dindarlık gittikçe yükselen bir trend gösterir. Ergenlikten sonra 20'li yaşlara kadar düşüş, sonra 40'lı yaşlara kadar durağan bir seyir ve akabinde hafif yükseliş eğilimi ve yaşlılık döneminde de yükseliş eğilimi görülür. Yaşlılık dönemi, insan hayatında dine yönelimin ve dindarlığın arttığı bir dönem olarak bilinmektedir. Yani, yaşlılık dönemiyle ilgili şu ana kadar yapılan araştırmalar, yaş ile dindarlık arasında pozitif bir ilişkinin varlığını ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.
Burdur il merkezinde yaptıkları araştırmadan elde edilen bulguların daha önce bu alanda yapılan yerli ve yabancı çalışmaların sonuçlarıyla uyumlu olduğunu belirten Prof. Onay; araştırmalarının sonucunu şöyle anlattı:
Yaşlılık Dönemi ve Dindarlık'
"75 yaşından sonraki dönemle ilgili olarak, yaş ile dindarlık arasında negatif bir ilişki görülmektedir. Yani 75 yaşından sonraki dönemde yaş ilerledikçe bireylerin dindarlık puanlarının da düşüş eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. 75 yaşın üzerinde olan bireylerin özellikle; 'günlük hayatta dini inancıma göre hareket etmeye çalışırım', 'nafile (farz olmayan) ibadetler yaparım', 'Dinimi başkalarına da anlatmaya çalışırım' maddelerine ağırlıklı olarak 'bazen' şeklinde cevap verdikleri ve 'Dinin yasak ettiği şeyleri yaptığım olur' maddesine de 'bazen' ve 'çoğu zaman' şeklinde cevap verdikleri görülmüştür. Yapılan görüşmelerde bunun nedeni sorulduğunda ise, anılan maddelerdeki ibadetleri yerine getirmeye fiziki yapılarının pek yeterli olmadığı ve bu konularda pek çok hata ve eksikleri bulunduğundan çok günaha girdiklerini ifade etmişlerdir. Buna karşılık 75 yaş üzeri bireylerin; 'hata işlediğim zaman Allah'tan af dilerim', 'Allah herkesi kendi niyetine göre değerlendirir diye düşünürüm', 'her insanın yanında onun davranışlarını kaydeden görevli melekler bulunduğuna inanırım' ve 'Allah, ahirette insanları hesaba çeker diye düşünürüm' şeklindeki maddelere verdikleri cevaplar yaş ile doğru orantılıdır. Yani bu grupta, yaş ilerledikçe bireyin Allah ile gönül bağı giderek artmaktadır. Özetle, 75 yaş üzeri bireylerde Allah ile arasındaki gönül bağı yaş ile doğru orantılı olarak artmasına rağmen, sahip oldukları dini bilgi ve anlayışa bakarak kendilerini, dini yönden olmaları gerektiğinden daha alt veya düşük seviyede gördükleri anlaşılmaktadır. Bu ise bize yetişkinlere yönelik verilen din eğitiminden kaynaklanan önemli bir sorunun varlığına dikkat çekmektedir. Şöyle ki yıllarca gençlere yönelik din ve ibadet eğitiminin önemi üzerinde durulurken diğer kesimlerin öneminin gözden kaçırılmış olduğu anlaşılmaktadır"
75 yaş üzeri yaşlılarında din eğitimi ihtiyaçlarının olduğunu vurgulayan Prof. Onay, Diyanet İşleri Başkanlığına çağrıda bulunarak şunları söyledi:
"Camilere devam eden üç beş ihtiyar gibi tahfif edici ifadeler hemen herkesçe bilinen bir husustur. Bu noktada Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, bedeni zafiyetlerin giderek arttığı ve hareket kısıtlılıklarının daha çok görüldüğü ileri yaşlılık dönemindeki dindar bireylere yönelik; vaaz, irşat ve bilgilendirme faaliyetlerine önem vermesi elzemdir"