• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN

Prangaları kırarak geliyoruz

Dışişleri Bakanı Davutoğlu: “Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bugünlere geldik, çözüm süreciyle inşallah son prangayı da kıracağız.”

Yeniakit Publisher
2013-08-27 21:08:08 - 2013-08-27 21:09:34
Prangaları kırarak geliyoruz
KARABÜK
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bugünlere geldik, çözüm süreciyle  inşallah son prangayı da kıracağız” dedi.
Bakan Davutoğlu, Karabük’te bir düğün salonunda düzenlenen AK Parti İl Başkanlığı toplantısında yaptığı konuşmada, partileri iktidara gelesiye kadar Türkiye’nin ahenginin bozuk olduğunu söyledi.
Devletin millete muhtemel tehdit gibi baktığını ifade eden Davutoğlu, “28 Şubat sürecini düşünün. Özgürlük ve güvenlik dengesi bozulmuştu. Bu dengeyi, ahengi yakalamış olmamızın başarı hikayesini yaşıyoruz” diye konuştu.
Bakan Davutoğlu, Mısır ya da başka ülkelerde başarı hikayelerinin yazılamamasının nedeninin oradaki halkların iradelerinin önlerine engel konulması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bugünlere geldik, çözüm süreciyle inşallah son prangayı da kıracağız. Bugün Ortadoğu’daki halkların talep ettiği temel değerleri biz Türkiye’de hayata geçirdik. Şimdi şunu soruyorlar, neden Mısır meselesi sizin bu kadar gündeminizde, gündemimizde çünkü o problemleri de biz de yaşadık. Gündemimizde çünkü biliyoruz ki, bu büyük medeniyetin ayağa kalkması için Mısır gibi Suriye gibi Irak gibi dost ve kardeş halkların da kendi ülkelerinde son sözü söyleme hakkına sahip olmaları lazım. Onların da aynı ‘Türkiye’deki gibi yeter söz milletindir’ diyebilme hakkına sahip olması lazım.”
Bakan Davutoğlu, söz konusu halkların ayağa kalkmasının engellemek isteyenlerin, birlik ve beraberliğinden doğacak güçten korkanların, halkların başına yeni vesayet rejimleri kurmaya çalıştıklarını belirterek, “Aynen Türkiye’de geçmişte yapmış oldukları gibi ama artık Türkiye’de bu tuzaklar nasıl bozulduysa, inşallah bütün kardeş halklar da bu tuzakları bozarak kendi iradelerini tarihe yansıtacaklar” diye konuştu.
“DEĞERLİ YALNIZLIK” TARTIŞMALARI
Mısır halkının yanında durdukları için kendilerine “Niye bu kadar iddialı şekilde duruyorsunuz, dünyada da yalnızlaşıyorsunuz, bir tek siz kaldınız Mısır’da darbeye karşı tutum alan” denildiğini aktaran Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:
“Biz yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmayı tercih ederiz. Son 10 yıllık başarı hikayesinin 3 omurgası vardır. Bir demokratik özgürlük alanının genişletilmesi, millet egemenliğin tahkim edilmesi. İkincisi ekonomik kalkınma, üçüncüsü de aktif, dünyanın her yerinde söylecek sözü olan bir dış politika. Bu üç omurga üzerine kurduk bütün o hamlelerimizi. Şimdi neden Mısır’da meşru cumhurbaşkanını savunuyoruz, çünkü Türkiye’de siyaset üzerindeki bütün vesayetlerin kalkmasını savunduk. Kendimiz için ne istiyorsak, kardeşlerimiz için de aynısını isteme ahlakı içinde yetişmiş bir nesiliz.”
“MURSİ’YE SAHİP ÇIKMAK
AHLÂKÎ SORUMLULUK”
Bakan Davutoğlu, Adnan Menderes’in tek başına idam sephasına yürüyüşünün yüreklerindeki sızı olduğunu vurgulayarak, “O gün eğer Adnan Menderes yalnız bırakılmamış olsaydı, Türkiye’deki bu büyük hamleler bu kadar geciktirilmezdi. Aynen o zaman ki Adnan Menderes’in davasına yeni nesiller olarak bizler sahip çıkmışsak, bugün de seçilmiş cumhurbaşkanı olarak sayın Mursi’ye aynı şekilde sahip çıkmayı ahlaki bir sorumluluk olarak görüyoruz” ifadesini kullandı.
SURİYE’DEKİ KİMYASAL SALDIRI
Zalimler karşısında sesiz kalanların, adalet adına verdikleri mücadelede kendilerine eleştiri okları yönelttiğini anlatan Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün o oklara göğsümüzü siper ederiz ama hiçbir yerde hiçbir zulmün yanında durmayız. Bir hafta geçti, geçen hafta çarşamba sabahı o görüntüler Milli Güvenlik Kurulu öncesi hazırlık toplantısında bize geldiğinde, o toplantıdaki herkes kendini tutamadı. O günden bugüne anamuhalefet partisinden, bize eleştiri getirenlerden, Esad’ın yanında duranlardan, bir tek eleştiri duydunuz mu? Kınama, lanetleme, biz buna karşıyız diyenleri duydunuz mu? Mazeret bulmaya çalışıyorlar, ‘kimin yaptığı belli değil’ diyorlar. Bütün o görüntüler sanki sahte bir tablo gibi geliyor onların gözlerinin önlerine.”
Davutoğlu, Suriye’de 100 bin insanın öldüğünü, kendilerinden de onlar gibi vicdansız şekilde sessiz kalmalarının istendiğini belirterek, “Halbuki bizim bu halklarla dostluğumuzun kardeşliğimizin sınırları yok” dedi.
“VESAYET KÜLTÜRÜNE SON VERDİK”
Bakan Davutoğlu, Türkiye’de siyasi restorasyonunu yapmamış ve millet egemenliğini ihdas etmemiş olsalardı Ortadoğu’daki birçok halk gibi özgürlük talepleri içinde olabileceklerine dikkati çekerek, “Son 10 yılda gerçekleştirilen reformlar, anayasa refarandumları Türkiye’deki vesayet kültürüne son vermiştir” şeklinde konuştu.
Gezi parkı bahanesiyle veya diğer sebeblerle herhangi şekilde vesayet kültürünü tekrar getirip demokrasinin üzerine gölge düşürmek isteyenlere en büyük cevabı en iyi şekilde halkın vereceğini dile getiren Davutoğlu, Türkiye’de demokrasinin ve millet egemenliğinin önüne hiç kimsenin herhangi bir duvar kuramayacağını, milletin iradesinin her bir duvarı aşacağını gösterdiğini kaydetti.
VİCDANSIZLAR AĞLAMAZ
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
l “Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bugünlere geldik, çözüm süreciyle inşallah son prangayı da kıracağız.”
l “Biliyoruz ki bu büyük medeniyetin ayağa kalkması için Mısır gibi, Suriye gibi, Irak gibi dost ve kardeş halkların da kendi ülkelerinde son sözü söyleme hakkına sahip olmaları lazım.”
l “Biz yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmayı tercih ederiz.”
l “Biz öyle bir devleti yeniden ayağa kaldırıyoruz ki, kudret ve şefkat dolu bir devlet inşa ederek, dünyaya örnek oluyoruz.”
ORTAK TAVIR
l “Suriye’de yapılan kimyasal saldırı, uluslararası toplumun en güçlü müeyyidelerle mukabelede bulunması gereken bir saldırı niteliğindedir.”
l “Türkiye’nin birinci önceliği, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu insanlık suçu karşısında ortak bir tavır ve müeyyiyede geliştirmesidir.”
YETKİMİZ VAR
l “Elimizde zaten Suriye’den gelen güvenlik risklerine karşı silahlı kuvvetlerimizin ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin her türlü tedbiri alması yönünde çok güçlü bir tezkere var, süresi devam eden ama ihtiyaçlar daha başka bir şey gerektirirse, tabii nihai otorite TBMM’dir, TBMM’ye başvururuz ama şu anda meclis tarafından bize verilmiş yetki var.”
l “Bazı ülkeler farklı düşünceler içerisinde diye yanı başımızda böyle bir facianın olması ve Türkiye’ye güvenlik riski oluşturacak şekilde devam etmesi bizim gözardı edemeyeceğimiz gerçeklik halindedir.”
l “Onun için gerekli her türlü tedbiri almak, bizim gibi düşünen ülkelerle almak önem taşır ama her zaman ki tercihimiz BM Güvenlik Konseyi’nin tek bir vücut halinde hareket etmesidir.”

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23