• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Pozitif ayrımcılık mağdur üretiyor

Yeniakit Publisher
2022-03-20 09:13:00 -
Pozitif ayrımcılık mağdur üretiyor

Şiddeti önleme bahanesiyle belli bir kesime yönelik çıkarılan yasa ve düzenlemeler, istismar aracına dönüştürülerek masum insanları mağdur ediyor. Muğla’da 14 Mart Tıp Bayramı’nda bir doktoru darp ettiği ileri sürülen uzman çavuş Ali Akdağlı’nın kendisine isnad edilen suçlamanın aksine mağdur olduğunun ortaya çıkması, ‘pozitif ayrımcılığın’ sorgulanmasına yol açtı.

Kadın beyanı esas alınarak yapılan 6284 sayılı yasa, sağlık çalışanlarına yönelik düzenlemeler, belli bir zümreye yönelik kanunlar, bu durumu lehlerine kullananların elinde adeta bir sopaya dönüşüyor. Şiddeti önleme bahanesiyle çıkarılan yasa ve düzenlemelerin arkasına sığınarak kendilerini imtiyazlı olarak gören istismarcılar, birer zulüm aparatına çevirdikleri acil durum araçlarıyla muhataplarına yönelik şiddet fırtınasıyor.

Ayrımcılık can yakıyor

Pozitif ayrımcılık adına çıkarılan düzenlemeler, istismarcılar nedeniyle sayısız mağdur bırakıyor. Muğla’da 14 Mart Tıp Bayramı’nda Dr. Tahir Tarımer’i darp ettiği ileri sürülen Uzman Çavuş Ali Akdağlı’nın bizatihi mağdur diye lanse edilen doktor tarafından şiddete maruz bırakıldığı ortaya çıktı. İstanbul Kadıköy’de diş hekimi İ.B, yanında temizlik görevlisi olarak çalışan ve kendisinden 9 bin TL para isteyen M.S.’nin “tecavüz iftirası” sonrası, kadının beyanını esas alan öfkeli kalabalığın lincine maruz kaldı. Malatyalı Sahip Çetkin, çocuklarının kötü alışkanlıklarına karşı çıktığı için, eşinin “şiddet uyguluyor” şikâyeti üzerine 6 ay evden uzaklaştırma cezası alarak, kışın soğuğunda arabada yaşadı. Mor Çete’nin dayattığı 6284 sayılı yasa nediyle evden uzaklaştırılan ve otomobilinde barınmaya çalışan Haydar Ali Durkun, piknik tüpü ile ısınmaya çalışırken hayatını kaybetti.

Yasa herkes hitap etmeli

Akit’e konuşan Hukukçu Kerami Özdemir, “Yasalar, bir toplumdaki standart hukuka aykırılıkları ve haksızlıkları gidermek için çıkartılmıştır. Kanunların temel amacı budur. Belli bir kesime, belli bir zümreye veya kişiye pozitif ayrımcılık tanıyan bir yasa yaparsanız, bu mutlaka istismar edilir. Yasanın kolaylıkları bundan yararlananlar tarafından, karşı tarafa üstün hale gelmek için kullanılır. Mesela sağlık çalışanlarını uğradıkları şiddetten korumak amacıyla çıkarılan yasalar, ehliyetsiz kişiler tarafından tam tersi şekilde kullanılabilir. Ya da rutin bir olayda suç işleyen kişi, kendisiyle ilgili yasaya sığınarak imtiyaz isteyebilir. Kadınların şiddetten korunmasıyla ilgili hazırlanan yasaların nasıl istismar edildiğini geçmişte gördük. Son olarak Muğla’da gerçekleşen olay ise doktorlarla ilgili düzenlemenin oluşturduğu riski bizlere gösterdi. Dolayısıyla istismara açık yasalar çıkarmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Negatif bir olgudur

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel ise, “Ayrımcılık negatif bir olgudur. Ayrımcılığın pozitifi diye bir şey olamaz. Bu meselelere insan odaklı bakılmadıkça, cinsiyet ve mensubiyet odaklı bakıldıkça sonuç hep çözümsüzlük olacaktır. Diğer sıkıntı ise Türkiye’deki STK’ların yüzde 90’ından fazlasının bir siyasetin arka bahçesi olması ve o siyasetin ezberlerini konuşması. Böyle olunca meselelere objektif bakılmıyor. Kendi siyaseti ne düşünüyorsa öyle bakılıyor. Bugün Türkiye’deki STK’ların çocuğu iktidar karşıtı. Tek merkezden bir şey yayınlanıyor ve hepsi onu savunuyor. Bunlar iktidara saldırdıkça, hükümet de kendini savunmak için insan odaklı yasalar çıkaracağına bu sefer daha çok mağduriyet üretecek düzenlemelerin önün açıyor. Dolayısıyla yasaların kapsayıcısı olması gerekiyor” dedi.

En bariz örnek nafaka

Nafaka konusunun da aynı şekilde mağduriyet ürettiğini söyleyen Birsel, şöyle devam etti: “1988 yılında o darbeci, vesayetçi sistemin muma çevirdiği hükümetlerin topluma dayattığı ‘Süresiz Nafaka’ dayatması, sayısız mağdur üretti. Bu yasa aileyi paramparça ediyor. İkinci evliliklere huzur vermiyor. O kadınlar, aynı Diyarbakır anneleri gibi yok sayılıyor. Boşanmış erkeklerin şerefiyle oynanıyor. Mesela, bizim süresiz nafaka ödeyen, iftiraya uğrayan, mesleki itibarı zedelenen ve korkularından dolayı hiç sesleri çıkmayan yığınlarca uzman çavuş üyemiz var.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

oktay4222

ben bu düzenleme ilk çıktığında gücüm yettiği kadar her sosyal platformda yapılanın yanlış olduğunu, tek taraflı adaletin adalet olmadığını yazmıştım. Maalesef haklı çıktım. pandemi sürecinde sağlık çalışanlarına sistemli şekilde öyle akıl almaz imtiyazlar verildi ki olayın buraya varacağı aşikardı. Bu süreçte hasta ve hasta yakınlarının yaşadığı tüm problem ve haksızlıklar görmezden gelindi. Her çıkan olayda hemen sağlık çalışanı kayırıldı. kim haklı kim haksız bakılmadı. özellikle devlet hastanelerinde doktor, hemşire ve çalışanların hasta ve yakınlarına ne kadar kötü muameleler yaptıkları hiç konuşulmadı. Bekleyin bakın daha meler olacak.

Kul

Her konuda yaratıcının koyduğu kuralları aşıp, haşa daha fazla şefkat, imtiyaz tanımak; merhamet değil zulümdür...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23