• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Öztrak: Erken seçim peşinde değiliz

Yeniakit Publisher
2019-08-05 17:53:00 -
Öztrak: Erken seçim peşinde değiliz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Öztrak, "Biz bir erken seçim peşinde değiliz ama öyle görüyoruz ki iktidar bir telaş içinde." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "Biz bir erken seçim peşinde değiliz ama öyle görüyoruz ki iktidar bir telaş içinde. Bir şey yapacaksan yaparsın dış politikada. Bunu tutup da iç politikaya malzeme yapmaya kalktığınız zaman, bunu, bir başka amaçla kullanıyorsunuz demektir." dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.

Toplantının ardından açıklama yapan Öztrak, MYK toplantısında Yerel Yönetim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun'un vatandaşların ilettiği sorunlarla ilgili bilgilendirme yaptığını, ekonomik krizin geldiği son noktanın ve sınırlarda artan jeostratejik risklerin durumunun değerlendirildiğini aktardı.

Çanakkale'de Kaz Dağları'nda vatandaşların yaşadıkları yerin suyuna, havasına sahip çıkmak için mücadele ettiğini kaydeden Öztrak, CHP'li birçok genel başkan yardımcısının burada bulunduğunu, bu konunun da MYK'nin gündeminde olduğunu söyledi.

Rize'de selde kaybolan vatandaşın sağ salim evine dönmesi temennisinde bulunan Öztrak, Nusaybin'de hain terör örgütünün tuzağıyla yaralanan 3 askere acil şifalar diledi.

Öztrak, bugünün TBMM tarafından Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e "Başkomutanlık" makamının verilmesinin 98'inci yıl dönümü olduğunu hatırlatarak Atatürk ile Kurtuluş Savaşı'nın aziz şehit ve gazilerini saygıyla andı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Bursa'da açılışlar yaparken CHP ve Kılıçdaroğlu hakkında ifadeler kullandığını hatırlatan Öztrak, şöyle konuştu:

"Açılan tesislerin milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Açılışı yapılan projeler arasında İstanbul-İzmir Otoyolu Projesinin bir kısmı da var. Bu otoyolun geçiş ücretlerine bakınca bu hizmetten sadece bir avuç mutlu azınlığın yararlanabileceğini görüyoruz. İstanbul'dan yola çıkan bir araç, bu otoyol güzergahındaki Osmangazi Köprüsü'nü de kullanırsa İzmir'e kadar 256 lira geçiş ücreti ödeyecek. Bir de 200 liralık benzin yaktığını düşünün toplam ulaşım masrafı bir aracın, 500 lirayı bulur. Oysa bugün İstanbul ile İzmir arasında uçak bileti 250 lira civarında. Bu güzergahtan arabayla İzmir'e gitmek, uçakla İzmir'e gitmekten daha pahalı. Yani arabada iki kişi olsa kurtarmıyor."

Kamyoncu asgari ücret harcayacak

İstanbul'dan İzmir'e yük getirip götüren bir kamyonun sadece gidiş-geliş otoyol masrafının bin 292 lira olduğuna dikkati çeken Öztrak, buna akaryakıt da eklendiğinde kamyoncunun bir seferde bir asgari ücret harcamak zorunda kalacağını kaydetti.

Önceki iktidarlar döneminde yapılan yollar ile AK Parti iktidarı döneminde yapılan yollara ne kadar ödendiğini örnekle karşılaştıran Öztrak, aradaki fiyat değişikliğinin otoyolların işletme ve finansman modellerindeki farktan kaynaklandığını ifade etti.

Öztrak, milletin, devletin doğrudan yaptığı ve işlettiği köprü ve otoyola sadece geçişlerde ücret ödediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Oysa kamu-özel iş birliği modeliyle yapılan köprüye ve otoyola millet geçse de geçmese de para ödüyor. Yani Adalet ve Kalkınma Partisi projelerinde tam bir 'Deli Dumrul' tarifesi uygulanıyor. Biz, bunları gündemi getirince sarayın kibirli adamı kızıyor. Bizleri 'iş bilmezlikle' suçluyor, 'kasadan bir kuruş çıkmıyor' diyor. Doğrudur, bu paralar sarayın ve yandaşların kasasından çıkmıyor ama milletin cebinden ve devletin hazinesinden çıkıyor. Milletimiz geçmediği köprü, yatmadığı hastane için geçen yıl vergileriyle bütçeden 6 milyar lira ödemiş. Bu yıl ise bütçeye konan rakam 9,7 milyar Türk Lirası. 2020'de geçilmeyen köprü ve yatılmayan hastaneler için bütçeden ödenecek tutarın 20,3 milyar liraya yükseleceği tahmin ediliyor. 2021'de aynı harcamalar için ödenecek tutar tahmini ise 23,5 milyar lira."

"Geçse de geçmese de para ödeniyor"

Bu rakamlara, Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin yolcu garantisi kapsamındaki ödemelerinin dahil olmadığına işaret eden Öztrak, şunları kaydetti:

"Soruyoruz, 'Nedir bu verdiğiniz yolcu garantilerinin miktarı' diye? Cevap veriyorlar, 'Sözleşmenin gizliliği vardır, bu nedenle bu rakamları veremeyiz.' İstanbul-İzmir Otoyolu için Hazinenin kefil olduğu dış kredi miktarı yaklaşık 5 milyar dolar. Bu otoyol üzerindeki güzergahlarda günlük 17-40 bin araç geçecek diye bu şirketlere garanti verilmiş. Eğer araç sayısı bunun altına düşerse aradaki farkı devlet karşılıyor. 40 bin araç geçse de geçmese de bu para ödeniyor. Bu projelerin dış finansmanına garantiyi devlet veriyor. Yolcu, araç, hasta garantisini devlet veriyor. Bu kadar garantiden sonra geliri yandaş cebin indiriyor. Ondan sonra dönüp buna 'risk paylaşımı' diyorlar. Burada risk milletin, kar da yandaşın. Bunun adı, milletin cebinden yandaşları daha da zengin etme operasyonudur. Madem bu modelin dünyaya örnek olduğunu iddia ediyorsunuz, neden ihale sözleşmelerini açıklamıyorsunuz. Neden verilen yolcu, araç ve hasta garantilerinin her bir proje için kalem kalem ne kadar olduğunu açıklamıyorsunuz? Bu garantilere konu yolcu, araç ve hasta sayılarının gün gün ne kadarının karşılandığını, ne kadarının bütçeye yük olarak geleceğini milletle neden paylaşmıyorsunuz? Neyi saklıyorsunuz?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "sanayi üretiminden istihdama kadar tüm göstergelerde olumlu yükseliş var" dediğini aktaran Öztrak, "Demek ki saraydan millete dürbünün tersiyle bakınca her şey toz pembe gözüküyor. Madem işler toparlanmaya başladı, istihdam artışa geçti neden Sosyal Güvenlik Kurumunuz 8 aydır sigortalı sayılarını açıklamıyor?" diye sordu.

"Faiz indi, enflasyon rekor kırdı"

Ekonomide yaşanan sorunlara, son dönemde yapılan zamlara dikkati çeken Öztrak, "Hem doğal gaz hem de sigara zammı özellikle ağustos ayında yapıldı ki temmuz ayı enflasyonu etkilenmesin, faizin indiği ay enflasyon azmasın, AKP Genel Başkanının enflasyon-faiz teorisi doğrulansın." diye konuştu.

Öztrak, bugün temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklandığını hatırlatarak, tüm çabalara rağmen temmuzda aylık enflasyonun yüzde 1,36 olduğunu, bunun mevcut enflasyon serisinde temmuz ayları itibarıyla en yüksek enflasyon olduğunu söyledi.

Faiz inmesine rağmen enflasyonun daha ilk aydan rekor kırdığını savunan Öztrak, umutların, ağustos ve eylüldeki baz etkisine kaldığını kaydetti.

Vatandaşın mutfağındaki enflasyonun çok daha büyük olduğunu, en temel gıda maddelerinde ciddi fiyat artışlarının gerçekleştiğini ifade eden Öztrak, "Mutfaktaki yangın hız kesmiyor, her gün biraz daha büyüyor. Herhalde önümüzde bir seçim olsa bu iktidar yaz gününde de tanzim satış mağazalarını kurar." ifadelerini kullandı.

"Ufukta bir seçim mi var"

Öztrak, 2023 için "25 bin dolar olacak" dedikleri kişi başına milli gelirin, 12 bin 484 dolara indirildiğini ifade ederek, "2013'te kişi başına düşen gelir 12 bin 480 dolar mıydı, değil miydi? 10 yılda kişi başına yıllık gelirimiz 4 dolar artacakmış. Bunun neresine başarılı diyeceğiz? '2023'te ilk 10 ekonomiye gireceğiz' türküleri söylediler. Şimdi Türkiye'yi ilk 20 ekonomi arasından düşecek noktaya kadar getirmiş bulunuyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Milletin, kendinden kopanlara en güzel cevabı günü geldiğinde sandıkta verdiğini belirten Öztrak, şunları kaydetti:

"Ekonomide sıkıştıkça Erdoğan, İstanbul seçimlerinde unuttuğu Fırat'ın doğusuna müdahale kartını masaya getiriyor. Hayrola, ufukta bir seçim mi var, yoksa partide dağılan safları sıkılaştırmak için bu kart mı oynanıyor? Baştan itibaren 'Ortadoğu'nun meselesi, Ortadoğu devletleri tarafından çözülmelidir' diyoruz. Hep bunu söyledik. 'Türkiye ancak bu şekilde Müslüman'ın Müslüman'ı kardığı Ortadoğu bataklığından kurtulur ve bölgeye başarı getirir.' diyoruz. Türkiye, Esad ile Rusya üzerinden konuşarak, Mısır'la kavga ederek Ortadoğu'yu büyük devletlerin oyun alanı haline getiriyor' diyoruz. Kendi silah fabrikalarını Katar'a satanların, Türkiye'nin çıkarlarını ne kadar savunacakları konusunda çok ciddi endişelerimizin olduğunu sürekli dile getiriyoruz. Milletimizin güvenliği için her türlü tedbir alınmalıdır. Ancak Suriye sorununun köklü çözümü, Suriye'nin toprak bütünlüğünü dikkate alan, diyaloga dayalı barışçı bir yaklaşımda aranmalıdır. Bugüne kadar savaşlar hiçbir topluma fayda getirmemiştir, bundan sonra da getirmeyecektir. İktidar artık dış politikayı iç politika malzemesi haline getirmekten vazgeçmelidir."

"Kendileri pişiriyorlar, kendileri yiyorlar"

Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Öztrak, "Yap-işlet-devret" modeline ilişkin bir soru üzerine, "'Hiçbir şey harcamıyoruz' diyorlar. Geçen yıl 6 milyar harcadılar. 6 milyar, kullanılmayan yol, yatılmayan hastane için verildi. Bu yıl 9,7 milyar milletin yatmadığı hastane, kullanmadığı yol için verilecek. Önümüzdeki yıl kaç olacak? 20 milyar Türk Lirası'nı geçecek. Şimdi bunlar bedava mı oldu? Yap-işlet-devret bir finansman modelidir. Sonunda bunun da parası milletin cebinden, devletin hazinesinden çıkar." dedi.

"Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın kurucusu olduğu özel hastaneye, yayımlanan bir genelgeyle 'ileri düzey hastane' statüsü verildi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Öztrak, "İleri düzeyde hastane tanımını Sağlık Bakanlığı getiriyor. İleri düzeyde hastane tanımına uygun Türkiye'de bir tane hastane var o kimin? Sağlık Bakanının kurmuş olduğu hastane. Türkiye'de her iş böyle gidiyor. Kendileri pişiriyorlar, kendileri yiyorlar. Böyle şey olmaz. Bunu, milletin vicdanı kabul etmez." yanıtını verdi.

"Erken seçimle ilgili CHP'nin yaklaşımı nedir?" sorusu üzerine ise Öztrak, şunları kaydetti:

"Erken seçim konusundaki yaklaşımımız baştan itibaren son derece açık. Biz bir erken seçim peşinde değiliz ama öyle görüyoruz ki iktidar bir telaş içinde. Bir şey yapacaksan yaparsın dış politikada. Bunu tutup da iç politikaya malzeme yapmaya kalktığınız zaman bunu bir başka amaçla kullanıyorsunuz demektir. Bunun iki amacı olabilir, ya şu anda Erdoğan'ın partisi dağılmak üzere, bir arada tutabilmek için bu kartı oynuyor ya da artık bu işi götüremeyeceğini anladı, bir an önce erken seçime gitmek ve bu işten kaçmak için bu tür kartları oynuyor."

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kjhg

keşke allah bana bu chp zihniyetiyle aynı ülkede aynı toprakta dünyaya gelmeyi nasip etmeyeydi bu bir serzeniş sadece asla allaha isyan değildir ama böyle içi boş kendilerini beğenmiş kibirli 25 yıldır bir isatnbul ankara seçimi kazanmışlar diye zannediyorlar işte biz iktidar olacağı sanıyorlar chp burdan söylüyorum allah size asla bu ülkede iktidar olmayı nasip etmesin çünkü siz asla bu ülkeyi ve dünyayla entegre olacak bir iktidar değilsiz abd avrupa ülkeleri ne dese tarihteki gibi onları yapasız sırf avrupa abd ile ara bozulması diye milletin onurunu hiçe sayıp abd ve avrupa ülkelerine boyun eğersiz siz chp de şçyle bir gurur yok hiç chpden duydunuzmu abd ingiltere ırakı işgal etti şimdi suriyeyi işgal ettiler yıllardır nato libyayı işgal etti bu sözde anamuhalafet partisi chp liderinden hiçbir tepki abd natoya yüksek sesle geldimi putin bile işgalci emperyalist komünist rejim olduğu halde o bile natoya karşı çıkıp natonun libyaya girmesini yüksek sesle eleştirdi ve kınadı en azdından chpden bin kat iyi bir eleştiri yaptı geçte olsa chp grup toplantıların hep yıllardır aynı söylemler aynı ideolojik ilkesek kelimelerle veya cümlelerle bu milleti kandıracağını sanıyor chp lideri kavga istemiyoruz diyor dokunulmazlığına güvenerek herhangi bir konuşmasında yine hükümete hakaret ağır ağza alınmayacak kelimelerle yükleniyor ondan sonra pişkin bir şekilde diyorki biz gerilimden veya kutuplaştımaktan yana değiliz diyor chp lideri sen artık o koltuğu bırak daha genç aktif bu işi gerçek hakedenlere ver onların önünü aç 75 yaşında chp lideri başkanımı olur bu topluma ne kazandırır eleştiriden başka ne topluma komşu ülkelerle ne çözüm sundu diyorki mısırla barış ya mısır abd ve israilin kuklası askeri yönetimidir darbeci askerin neyine güveneceksin sen daha bunu anlamıyorsun diyorlarki israille eliçikleri açmalıyız ya israil değiğin büyük israil yahudi projesini abd ve nato ülkelerine bu bölgede gerçekleştirmeye çalışan filistinlilere soykırım yapan katlimamcı bütün müslüman ülkelere abd ile ortak darbe yapan daha nicesi zalimin teki israil israil nedir ki sen diyorsunki israille ilişkileri başlatmalıyız ondan sonra chp lideri hem israille barışmalıyız diyor hemde filsitinlilerin hakkını kendisinin tek savunduğunu söylüyor chp lideri hiçbir gerçeği hiçbir herhangi bir konuda bir araşttırma yapmadan sadece bildiği laflar üzerinden sürekli hükümeti abd avrupa ülkeleri gibi yıpratma peşinde diyorki chp lideri libyayla barışmalıyız tamamda o hafter dediğiniz abd nato kuklası varken nasıl libyayla barışacağız nasıl libyayla terörist hafter yüzünden libya halkına yardım götüreceğiz chp lideri hiç dedimi bu general haftere libyada kim destek veriyor daha ne zamana kadar haftere destek verilecek diye batıya abdye sert çıkmıyor kukla siyonist arap rejimlerine birgün tepki göstermiyor sadece hükümet hedefte yav birgün bu hükümetin iyi birşeyini örnek göster topluma birgünde bu hükümetin birşeyinden memnun olun bu hükümetin hiçmi bir iyi örneği yok 17 yılda ha unutmadan birde diyorki suriyede esadla iletişime geçilmeli yav esad dediğin abd ingiliz kuklası bir siyonist yetiştirmesi esadın neyine güveneceğizde suryeyle iletişime geçip hiçbir ley olmamış gibi davranalım bu nasıl siyasi bir düşüncesizliktir ya bir diyorki ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı kuralım güzel ama çok gecikmiş bir öneri geçte olsa güzel peki ırakta abd üsleri var suriyede abd işgal etmiş 30 tane askeri üs kurmuş bu şartlarda nasıl ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı kuracağız kursakda ne darece bu abd avrupa ülkelerinin işgalcilerinden nasıl etkili olacak ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatı bu zaten zamanında kurulsaydı geçmiştteki 25 veya 30 sene öncekiveya bu hükümetin iktidara gelmeden iki 3 yıl önce basiretsiz siyasetçiler bu dediğiniz bu ortadadoğu barış ve işbirliği teşkilatını yani bir bölge savunma güvenlik paktı tarihteki gibi bağdat paktı veya sadabat paktı gibi kurulsaydı zaten bugün ırak ve suriye ve diğer islam ülkeleri işgal edilemeyecekti sadece hükümete suç atmak kolay önemli olan bir bölgesel savunma paktının bu hükümetten önce kurulmuş olmasıydı şimdi bu şartlarda abd ve avrupa ülkelerinin işgallerinden nasıl ırak iran suriye ve ülkemiz nasıl bir savunma güvenlik paktı kursun bu abd avrupa ülkeleri defolup gitseler o zaman şartlar düzelir güven artar o zaman chp liderini önerisi çok harika ve önemli olurdu bir anlam kazanırdı sadece söylemden ibaret kalmazdı

kjaz

chp boş siyaset yaparak sadece ekonomi diyor bir öneri yapın hazine ve maliye bakanlığına liste hazırlayın gönderin o zaman madem ekonomik sorunların çözümünden yanaysanız niye bunca zamandır bir ekonomik çözüm listesi hazırlayıp hazine ve maliye bakanlığına göndermediniz milletin eknomik sorunlarını çözmek istiyirsaz chp yönetimi o zaman bir list hazırlayın götürüp hazine ve maliye bakanlığıyla görüşüp teslim edin niyebu söylediğimi yapmıyorsuz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23