• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Özgür-Der'den Suriye uyarısı

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Özgür-Der'den Suriye uyarısı

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, Suriye'de yaşanan olaylarla ilgili olarak sağduyu açıklaması yaptı.

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, bugün yayınladığı bir basın açıklaması ile Suriye-Halep'te başlayan olaylar hakkında sağduyu çağrısı yaptı ve tarafları 10 Mart Mutakabatı'na bağlı kalmaya davet etti.

Açıklamada diyalog ruhunun muhafaza edilmesi gerektiğinin altı çizilirken, Suriye Ordusu'nun içindeki bazı unsurların esirlere ve çatışmada ölenlere yönelik tutumları eleştirildi.

Öte yandan PYD'nin örgütsel menfaatler ve siyasi ajanda sebebiyle halkın can güvenliğini riske ettiği ifade edilirken, Suriye'de kazanımın SDG'nin sahip olduğu silahlar değil Baas diktasının yıkılması olduğu vurgulandı.Basın açıklamasının tam metni:


 

Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde son günlerde yaşanan askeri hareketlilik ve beraberinde gelen gerilim ve çatışmalar, Suriye’nin geleceği adına endişe verici bir boyuta ulaşmıştır. Özgür-Der Diyarbakır Şubesi olarak, Suriye’de tekrar bir çatışma döneminin başlamaması ve daha büyük insani krizlere yol açmaması için tüm tarafları İslam’ın ve insanlığın ortak vicdanında buluşmaya, sağduyu ile hareket etmeye davet ediyoruz.Bu çerçevede kamuoyuyla şu hususları paylaşmayı gerekli görüyoruz:Suriye halkının zalim Baas diktasından kurtuluşundan kısa bir süre sonra, Ahmet Şara ve Mazlum Abdi arasında imzalanan, Kamuşlo ve Haseke’de sevinç konvoylarıyla karşılanan ve Suriye’nin yeniden inşası için umut verici olan 10 Mart Mutabakatı’nın ruhu ve diyalog zemini muhafaza edilmelidir. Seyh Maksut ve Eşrefiye Mahallelerinde yaşanan çatışmaların SDG’nin kontrolündeki diğer bölgelere taşınmaması ve sivil hayatın normale dönmesi için 10 Mart Mutabakatı’nda somutlaşan sağduyu zeminine sadık kalınmalıdır. Mutabakatın dışına çıkan her adım, Suriye halkının yıllardır süren acılarını arttırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.


Bu bağlamda Suriye yönetimini, Kürt halkıyla aralarında güveni tesis edecek adımlar atmaya, SDG yönetimini de basit ideolojik hesaplarla hareket etmeden, önlerinde duran mutabakat fırsatını heba etmemeye davet ediyoruz.Kürt kardeşlerimizin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, Suriye’nin yeniden inşası için vazgeçilmez bir esastır. Ancak PYD’nin kendi siyasi ajandasını ve örgütsel menfaatlerini halkın can güvenliğinin önünde tutan tutumu, ne yazık ki en çok Kürt halkının huzuruna ve kazanımlarına zarar vermektedir. Kürt halkının kazanımları SDG’nin elindeki silahlar değildir. Kazanım; Baas diktatörlüğünün yıkılması ve Suriye Kürtlerinin geçmişte esirgenen haklarıyla özgürce ve diğer kardeşleriyle birlikte yaşama olanağıdır. Bu nedenle Suriyeli Kürt kardeşlerimizin kaderini SDG’nin ideoloji ve silahına bağlayan sığ ve çarpıtıcı yaklaşımlardan uzak duran sağduyulu ve sorumlu bir yaklaşım geliştirilmelidir. Halkın selametini değil, dar bir siyasi çevrenin çıkarlarını merkeze alan yaklaşımlar, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Oluşacak istikrarsızlık ise pusuda bekleyen siyonistler ve rejim artıkları için bir fırsat olacaktır.Operasyon süreçlerinde Suriye ordusu bünyesindeki bazı unsurların esirlere ve çatışmalarda ölenlere yönelik sergilediği yanlış tutumlar, hiçbir gerekçeyle kabul edilemez. Çatışma ortamında dahi olsa insan onurunu hedef alan ve esir hukukunu zedeleyen bu tür yaklaşımlar, adalet arayışına gölge düşürmekte ve sadece nefreti büyütmektedir. Yetkilileri, yaptıkları açıklamalara hakim olan duyarlılığı sahada da takip etmeye, bu tür ihlalleri gerçekleştiren unsurları sahadan çekmeye ve yaptırım uygulamaya çağırıyoruz.


Özgür-Der Diyarbakır Şubesi olarak, Suriye halkının adalet ve onur için başlattığı yürüyüşü, bir parçası olduğumuz İslam Ümmeti’nin izzet mücadelesi olarak görüyoruz. Bizler için Suriye’nin geleceği, her türlü milliyetçi sapmadan uzak, dar ulusal çıkar hesaplarını aşan bir perspektifle; Arap, Kürt ve tüm diğer unsurların bir arada ve insanca yaşadığı bir adalet ortamın tesis edilmesindedir. Bölgedeki tüm güçleri, yeni acılara sebebiyet verecek yaklaşımlardan kaçınmaya ve Suriye Devrimi’nin temel değerleri olan adalet ve özgürlüğü ortak payda olarak görmeye davet ediyoruz.Adil şahitlikten taviz yok!Son olarak şu hususa da değinmek isteriz; Bizler, Özgür-Der ailesi olarak Türkiye’de ve Ortadoğu’da Kürt halkının inkârına, asimilasyonuna ve uygulanan baskı politikalarına karşı İslamî adalet bilinciyle yıllarca mücadele ettik, forumlar, sempozyumlar ve basın açıklamaları ile bu konudaki adil duruşumuzu hep gösterdik, göstermeye devam edeceğiz. Kürt halkının dilini, kimliğini, onurunu savunmayı hiçbir zaman konjonktürel bir tercih değil, imanî ve ahlakî bir sorumluluk olarak gördük.


Buna rağmen her fırsatta Özgür-Der ailesini ideolojik bir bagajla hedefe koyan sosyal medyadaki linç girişimlerinin bilinçli ve kötü niyetle yapıldığının farkındayız.Kürt’ün kimliğini Allah’ın bir ayeti olarak savunmakla, bu kimliği bir örgütün ve onun seküler-milliyetçi ajandasının meşruiyet zemini haline getirmek arasında fark vardır. Kürt halkının onurlu geleceği,mağduriyet edebiyatının arkasına saklanan siyasi ajandalarda değil, bölge dinamiklerini doğru okuyarak, şiddetin, ötekileştirmenin dilinden çıkarak, reel politikalar üretmekle mümkündür. Konjonktürel korkulara ve ideolojik konsolidasyon hesaplarına sessiz kalmayacağız.Rabbimizden bu zor süreçte bölge halkına sabır ve selamet, karar vericilere ise adalet ve feraset nasip etmesini diliyoruz.

ÖZGÜR-DER DİYARBAKIR ŞUBESİ Kaynak: Özgür-Der'den Suriye'de sağduyu çağrısı


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23