• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Onur Kurulu değil, zift çukuru

Yalan haberle anılan kalemşörleri içine sindiren, FETÖ’nün kalemli teröristlerini darbe sonrası bile ihraç etmeyen, sol faşist bir zihniyetin yuvalandığı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin İstanbul Sözleşmesi’ni eleştiren yazarımız Abdurrahman Dilipak’ı üyelikten çıkarmasına tepki gösteren AVGADER Başkanı Adan Fişenk, “TGC’nin bu kararı kabul edilemez” derken, Gazeteci Yazar Ekrem Kızıltaş da “TGC dürüstlükle, doğrulukla zerre kadar alakası olmayan bir kurumdur” sözleriyle kararı eleştirdi.

Yeniakit Publisher
2020-09-16 09:40:00 - 2020-09-17 10:28:57
Onur Kurulu değil, zift çukuru

 Faruk Arslan  İstanbul 

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti çatısı altında yuvalanan sol-faşist zihniyetin duayen yazar Abdurrahman Dilipak’a uyguladığı ihraç zulmüne, basın meslek kuruluşları ve yazarlardan sert tepki geldi. Bünyesinde barındırdığı FETÖ’nün kalemli teröristlerini darbe sonrasında bile ihraç etmeyen, ideolojik fosilleri Onur Kurulu’na taşıyan TGC’nin İstanbul Sözleşmesi’ni eleştiren yazısından dolayı Abdurrahman Dilipak’a ihraç zulmü uygulaması, gündemdeki yerini koruyor. “Saraya giden CHP’li” yalanıyla gündeme gelen Rahmi Turan, “kadın bedenini istismar etmekten” ceza alan Turhan Günay, CHP’nin eski liderlerinden Altan Öymen ve CHP kanalı Halk TV’de program sunan Gökmen Karadağ gibi isimlerin TGC Onur Kurulu’nda yer aldığı TGC, FETÖ’cülere de uzun süre kol kanat germişti.

 TGC, 15 Temmuz darbesinden sonra bile FETÖ’cü firari terörist Ekrem Dumanlı, Bülent Keneş, Abdulhamit Bilici ve Tarık Toros gibi haklarında adli soruşturmalar açılan kalemli militanları ihraç etmedi. Aynı TGC’nin fikri bir yazısından dolayı Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ı uzaklaştırması, tepkileri de beraberinde getirdi.

Kabul edilemez

TGC’nin kararını kınayan Avrupa Gazeteciler Derneği, Abdurrahman Dilipak’ın gazetecilik faaliyeti kapsamında fikrini beyan ettiği için linç edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Avrupa Gazeteciler Derneği (AVGADER) Başkanı Adnan Fişenk, “Sayın Abdurrahman Dilipak her kesimden her insanın takdirine şayan bir insandır. İnançlı ve inançlarının paralelinde bir yazardır. Kendisi hiçbir zaman sağa sola yalpalamamıştır. Dilipak’ın o yazısında asla tüm kadınların kast edildiği bir ifade bulunmuyor. Bu tamamen iyi niyetle sarf edilmiş ve uç noktadaki kişiler için kullanılan ifadedir. Kötü niyetli meslektaşlarımızın olayı evirip çevirerek büyütmesi sonucu bu hadiseler meydana gelmiştir. Meclis’in kürsüsünde aleni şekilde PKK’yı ve teröristleri savunanlara hiçbir şey olmuyorken, Dilipak’ın fikrini beyan etmesinin suç gibi yansıtılması kabul edilemez” dedi.

AVGADER Başkanı Fişenk, TGC’nin Dilipak hakkındaki kararının ‘acele karar’ olduğunu ifade ederek, “Böyle bir meselede kendisine sormalılardı ‘amaç nedir’ diye. Dilipak yanlış bile yapmış olsa dinlenmeliydi. TGC aldığı kararını düşünmelidir. Eğer art niyet yoksa, TGC bu kararını gözden geçirmelidir. Madem gazetecilerin muhalefet hakkı bu kadar değerli kılınıyor, Dilipak da İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik muhalefet yazısı nedeniyle cezalandırılmamalı, korumaya alınmalıdır” diye konuştu.

Zamanlama manidar

Gazeteci Yazar Ekrem Kızıltaş, Abdurrahman Dilipak’ın ihracına karar veren TGC’nin yapısının sorunlu olduğuna vurgu yaptı. Ekrem Kızıltaş, “TGC metinlerinde yazan şekliyle gazetecilerin üye olduğu bir kuruluş olsa da öteden beri kendilerinden olmayanları aralarına almamak için uğraşıp duran bir kuruluştur. Abdurrahman Bey ile alakalı son gelişmeler belli ölçüde yatışmış ve taraflar birbirini anlamış görünürken birden aradan sıyrılıp TGC’nin Dilipak hakkında ihraç kararı alması enteresandır” sözlerini sarf etti.

Zift çukurları

TGC Onur Kurulu’na yüklenen Kızıltaş, “Kararın TGC’nin Onur Kurulu kararıyla aldığı söyleniyor. O, Onur Kurulu’ndaki kişilerin onur kelimesiyle yan yana gelmesi mümkün değil. Abdurrahman Dilipak’a izafe etmeye çalıştıkları suçlama belki bir leğen süt içerisindeki tek bir toz tanesi bile olamayacakken, neredeyse ‘zift çukuru’ hüviyetinde olan adamlar bir araya gelerek Dilipak’ı birtakım ithamlar izafe ederek ihraç ediyor. Bu son derece saçma, anlamsız ve tuhaftır” dedi.

Hayatları, Dilipak’a izafe ettikleri suçla geçti

TGC’nin bu konuyla ne alakası var?” sorusunu yönelten Ekrem Kızıltaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

Uzaktan yakından alakaları olmadıkları konuyla ilgili ‘sen bizim üyemizdin gel seni çıkaralım’ demeleri acayip bir şey. Onur Kurulu adını verdikleri kurulun güya Abdurrahman Dilipak’a ‘şunu yaptı bunu yaptı’ demeye çalıştıkları şeyler konusunda, adamların bütün hayatları orada söylenen şeylerin bin mislini yapmakla geçmiştir. Ama bu haldeyken Dilipak’ı ihraç kararı alıyorlar. En ufak bir objektiflikle, dürüstlükle, doğrulukla zerre kadar alakası olmayan garip bir durumdur TGC’nin kararı.

 

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ulvi

Abdurrahman Dilipakı savunmanın en güzel yolu ağlamak değil,Erol Mütercimleri linç etmemekten geçiyordu.Malesef olmadı.Kısır döngü devam etti.Benim adamım iyi,onun adamı yerin dibine felsefesi ile bir yere varılamaz.
  • Yanıtla

Burdurlu

TGC madem bu kadar rezildi, dilipak kovulana kadar niye hiç ses çıkarmadınız?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı