Orman Mühendisleri Odası’nı TMMOB’un karanlık zihniyetinden kurtardığı belirtilen Başkan Hasan Türkyılmaz, Akit’e yaptığı açıklamada, “TMMOB ülkemizin yerli ve milli anlayışına ters zihniyet ile yönetiliyor. Buna karşın artık odalar millileşiyor” ifadelerini kullandı.
RESUL EKREM ŞAHAN
1954 yılında çıkarılan Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği yasasıyla tekel oluşturulan ve yaklaşık 50 yıldır aynı oluşumun elinde yer alan TMMOB’da geçtiğimiz günlerde bir ilk yaşandı. Orman Mühendisleri Odası’nı TMMOB’a hakim olan karanlık zihniyetin elinden kurtaran yeni Oda Başkanı Hasan Türkyılmaz, gazetemize seçim süreci ve seçim sürecinde yaşananlar, odanın yapacağı çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Hasan Türkyılmaz, “Odamızın bağlı olduğu TMMOB ülkemizin yerli ve milli anlayışına ters bir zihniyet ile yönetiliyor. Artık odalar millileşiyor” dedi.
Türkyılmaz, gazetemize seçim süreci ve seçim sürecinde yaşananlar, odanın yapacağı çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
Seçim sürecinde ne gibi zorluklar ile karşılaştınız?
Tahmin edilebilecek ve akla gelebilecek tüm zorlukları yaşadık. Biz seçimlere yeşil liste ile birliğe Çağrı grubu olarak girdik. Üç farklı grup olarak seçimlere girildi. Biz önceki seçimlerde 13 şubeden 8’ini kazanmamıza rağmen, seçim sürecinde hiçbir şekilde odanın bir kuruş bütçesinden ve imkanlarından yararlanmadık. Odayı yöneten mevcut yönetim ise 4 şube elinde olmasına karşın odanın tüm imkanlarını kullandı.
Bu ideolojik yapının içeride neler yaptığını öğrenme fırsatınız oldu mu?
Odamızın bağlı olduğu TMMOB ülkemizin yerli ve milli anlayışına ters bir zihniyet ile yönetiliyor. Ülkemizin her türlü imkanından istifade edilmesine rağmen maalesef ülkenin genel istikrarına dönük olan noktalarda TMMOB’un genel zihniyeti ve bağlı odaların zihniyeti buna aykırı şekilde. Orman Mühendisleri Odası’nın da son 10 yıllık yönetim anlayışının zihniyeti aynı şekilde idi. Yöneten insanlar devletin ve milletin birlikte olması gerektiği anlayışını dikkate alarak değil de TMMOB’un genel zihniyeti doğrultusunda bir yönetim tarzı benimsiyorlardı. STK’lar elbette muhalif olur ancak bunların kullandığı dil yıkıcı, kavgacı, bölücü bir algı oluşturmayı amaçlayan bir dil.
TMMOB yöneticileri ordumuzun safında olmadığını açıkladı. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler? Zeytin Dalı Harekatı’nı destekliyor musunuz?
Zeytin Dalı Harekâtı’na TMMOB yöneticileri ‘barış dalı olan zeytin dalına kan değdiriliyor’ diye çok ucuz ve kınadığımız bir yorum getirdi. Orman Mühendisleri Odası bizden önceki yöneticileri kınamaya davet ettiğimizde barışçıl bir açıklama dediler. Bu gaflettir. Bugün geldiğimiz noktada ilk yaptığımız, önceki yönetimin TMMOB’un barışçıl dediği açıklamayı web sayfamızdan kaldırmak oldu. Yerine de gerek TSK’nın gerekse siyasal iradenin Zeytin Dalı Harekâtı’na tam destek verdiğimize ilişkin açıklamamızı koyduk. Bütün gönüldaşlarımızla devletin güvenliğinde TSK’nın ve devletin emrindeyiz. Söz konusu vatan olduğu bir yerde ne oda, ne meslek, ne özlük hakları konuşulamaz. Terörün bitmesini istiyoruz. Bize destek veren, gönül veren tüm meslektaşların da artık daha önceki oda yöneticilerinin ve TMMOB yöneticilerinin, milletin hassasiyetinden uzak duran bu anlayışını devirmek ve değiştirmek için bize destek verdiklerini biliyoruz.
TMMOB genel merkezi seçimi kazanmanızı nasıl karşıladı? Hazmedebildiler mi?
TMMOB yöneticileri şu dakikaya kadar, üzülerek ifade ediyorum; kendilerine bağlı 24 odadan bir tanesinin genel kurulu var. Seçimlere önceki yönetimde olanlar için bir temsilci mecburen gönderdiler. Seçildiğimiz andan bugüne kadar geçen zaman içerisinde hiçbir tebrik ve başarı mesajı alabilmiş değiliz. Bu durumu hazmedecekler.
Halen diğer odaları terör yanlısı grupların elinden kurtarmak için mücadele verenlere tavsiyeleriniz neler?
Önce bu arkadaşların ortaya çıkmaları gerekiyor. Tüm milli ve yerli düşünceye sahip, Anadolu ruhuna sahip tüm meslek mensuplarının öz güvenle ortaya çıkmalıdır. Önce bir ad ve renk belirlemeleri gerekiyor. Kurumsal olarak ortaya çıkıp ben varım demeleri gerekiyor. Üstat Necip Fazıl’ın dediği gibi ‘Kim var orada denildiğinde. Sağına soluna bakmadan ben varım diyebilecek’ görüşünün temsili lazım. Biz 2010 yılında birliğe çağrı zihniyeti olarak yeşil listelerle ben ve biz varız dedik. Dengeler aleyhimizde olmasına rağmen bugün geldiğimiz nokta belli.
