ABD’nin Dallas kentinde gerçekleşen keskin nişancı saldırısında ölen polisler için anma töreni düzenlendi. Törende konuşma yapan ABD Başkanı Barack Obama, gözyaşlarına hakim olamadı.
ABD Başkanı Barack Obama, ABD’nin Dallas kentinde gerçekleşen keskin nişancı saldırısında hayatını kaybeden polisler için düzenlenen anma töreninde konuşma yaptı. Obama, konuşması sırasında gözyaşlarına hakim olamadı.
ABD Başkanı Barack Obama, Dallas'ta keskin nişancı saldırısı sonucu hayatını kaybeden beş polis için düzenlenen törende yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik çağrısı yaparak, "Umutsuzluğu reddetmek ve düşünüldüğü kadar bölünmediğimizi vurgulamak için buradayım" dedi.
Obama, 7 Temmuz Perşembe günü Dallas'ta keskin nişancı saldırısı sonucu hayatını kaybeden beş polis memuru için Morton H. Meyerson Senfoni Merkezi'nde düzenlenen törene katıldı.
Törende duygusal bir konuşma yapan Obama, ülkenin zor günlerden geçtiğini belirterek tüm toplumsal kesimlere birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Konuşmasının bir bölümünde gözyaşlarına hakim olamayan Obama, saldırı anında orada bulunan polislerin kendilerini kurşundan sakınmadıklarını ve "cesurca" davrandıklarını ifade etti.
Louisiana'da Alton Sterling, Minnesota'da ise Philando Castile adlı iki siyahi Amerikalının beyaz polisler tarafından öldürülmesini protesto etmek için insanların sokağa çıktıklarını hatırlatan Obama, bunun doğal bir hak olduğunu, ancak silahlı saldırının hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurguladı.
Son günlerde ülke genelinde yaşanan gerilimin aşılabilmesi için herkesi sorumlu davranmaya çağıran Obama, "Umutsuzluğu reddetmek ve düşünüldüğü kadar bölünmediğimizi vurgulamak için buradayım" şeklinde konuştu.
Ülkede son yıllarda benzer birçok anma törenine katıldığını anlatan Obama, yaşanan sorunların farkında olduğunu ve birçok ailenin sevdiği insanları kaybetmesine şahitlik etmek durumunda kaldığını dile getirdi.
Adalet ve ceza sistemindeki sorunları da kabul ettiğini kaydeden Obama, bu sorunlara "tersinden ırkçılık" veya "siyasi doğruculuk" ile yaklaşılamayacağını da belirtti.
Farklı dinlere mensup temsilcilerin de dualarla yer aldığı törene Obama ve eşi Michelle Obama'nın yanı sıra Başkan Yardımcısı Joe Biden ile eşi ve eski başkan George W. Bush ile eşi de katıldı.
Törenin ardından Obama ve yardımcısı Biden'ın, hayatını kaybeden polislerin aileleriyle özel bir görüşme yaptığı da bildirildi.
Eski bir ABD ordusu mensubu olan Micah Johnson tarafından keskin nişancı tüfeği ile gerçekleştirilen saldırıda 5 polis hayatını kaybetmiş, 7 polis de yaralanmıştı. Öldürülen polislerin kimlikleri Brent Thompson, Lorne Ahrens, Patrick Zamarripa, Michael Krol ve Michael Smith olarak açıklanmıştı.
Dallas'taki saldırı, 11 Eylül'den sonra tek bir olayda en fazla sayıda polisin hayatını kaybettiği saldırı olarak kayıtlara geçmişti.
BEYAZ SARAY'DAN AÇIKLAMA
Beyaz Saray, ABD Başkanı Barack Obama'nın perşembe günü 5 beyaz polisin bir siyahi tarafından öldürüldüğü Dallas kentindeki saldırıyı "nefret suçu" olarak gördüğünü belirtti.
Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Obama'nın katılacağı anma töreni için Dallas kentine giderken başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Obama'nın Dallas saldırısını "nefret suçu" olarak görüp görmediğin yöneltilmesi üzerine Earnest, şunları kaydetti:
"Saldırgan eylemiyle beyaz polis memurlarını hedef aldı. Onun eylemi ırkçı nefretle yapılmış. Hukuk kitaplarındaki nefret suçu yasaları sadece siyahi insanları veya azınlıkları korumak için yok. Bu yasalar tüm Amerikalıları korumak için var. Saldırganın ırkçı motivasyonu göz önünde bulundurulduğunda, bu Başkan'ın aklındaki nefret suçu tanımıyla örtüşüyor."
Louisiana eyaletinin başkenti Baton Rogue'da geçen hafta salı günü 37 yaşındaki siyahi Alton Sterling, bir gün sonra da Minnesota eyaletine bağlı Falcon Heights'te okul kantininde çalışan 32 yaşındaki siyahi Philando Castile, beyaz polis memurlarınca vurularak öldürülmüştü.
Bu olaylar ABD genelinde birçok şehirde protestolara neden olmuştu. Dallas'taki protestolarda ABD ordusunun eski çalışanı Micah Xavier Johnson, silahla 5 polisi öldürmüş, 7 kişiyi de yaralamıştı.
Sıkıştırıldığı garajda polisin yönlendirdiği uzaktan kumandalı robotun taşıdığı bomba ile öldürülen Jonhson'ın, kendisiyle temas kuran polise "polisin son günlerde siyahları öldürmesinin ardından özellikle beyaz polisleri öldürmek istediğini" söylediği ifade edilmişti.