• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

“O maddeyi değiştiremezsin, buna dokunamazsın”ın sonucu; işte MHP kaosu!

13 Mayıs 2016
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Bir davada, bu kadar mı çetrefil olur?

Bir davanın, değişik aşamalarında, bu kadar mı değişik görüşler olur?

Birbirine taban tabana zıt savunmalar yapılır?

Anamuhalefet partisinin “Şu maddeye dokundurtmam.. Bu maddeye dokundurtmam.. Diğerinin yanına bile yaklaştırmam” savunmasına soyunduğu anayasa maddeleri, darbecilerin çıkarttığı hali ile yürürlükte kaldığı müddetçe..

Sonuç da bu oluyor tabii.

İlk ihtilaf, “Bir sulh hukuk mahkemesi, olağanüstü kongre kararı alabilir mi” ile yaşandı..

Daha doğru ifade ile..

“Olağanüstü kongre kararını almada Anayasa Mahkemesi mi yetkili, yoksa sulh hukuk mahkemesi mi” konusunda yaşandı.

Anayasa’ya bakarsanız..

Anayasa Mahkemesi..

Siyasi Partiler Kanunu yollaması ile Dernekler Kanunu’na bakarsanız..

Sulh hukuk mahkemesi de olabilir..

Yani tam da..

“Sen de haklısın.. Sen de haklısın” fıkrasındaki gibi..

Sulh hukuk mahkemesi ne karar verdi?

Takdim edildiği gibi, “Genel başkan seçmek üzere, kongre yapılması kararı” mı?

Hayır!

Henüz bu noktanın tartışılmasına başlamadık.

Ama bana göre.

En önemli tartışma..

Burada çıkacak..

Delilim mi?

12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı..

Bakın o kararda ne deniliyor:

“Davanın kabulü ile olağanüstü kongre çağrısı yapmak üzere 3 üyenin görevlendirilmesi talebinin kabulü ile (..) Milliyetçi Hareket Partisi’nin tüzüğünün 63. Maddesinin 4. Fıkrasının bu toplantılarda büyük kongre delegelerinin en az 20’de 1’inin teklifi ile gündemdeki sıranın değiştirilmesi veya bir konunun gündeme alınması talep edilebilir olağanüstü toplantılarda genel başkan merkez yönetim kurulu ve merkez yönetim disiplin kurulu seçimi yapılabilir. Şeklindeki teklifini görüşüp ve karara bağlamak üzere belirtilen gündem doğrultusunda tüzük değişikliği amacıyla toplantı çağrısı yapmak üzere belirtilen gündem doğrultusunda tüzük değişikliği amacıyla toplantı çağrısı yapmak üzere..”

Dikkat ettiniz mi?

Mahkeme döne döne..

Tekrar tekrar..

Bir daha.. Bir daha..

“Tüzük değişikliği amacıyla” diyor..

Toplantının kendisi, “Olağanüstü kongre..”

Kongrenin kendisi, zaten dışardan müdahale ile, mahkeme kararı ile yapılan bir kongre..

Dolayısı ile.

Kongrede ne yapılacağı da..

Mahkeme kararında yazılanla sınırlıdır..

O ne?

O şu: “Tüzük değişikliği..”

Buna ilaveten..

Mahkeme kararında..

“Tüzük değişikliği kabul edilirse, genel başkan seçimi de yapılır” diye bir madde var mı?

Yok.

O zaman mahkeme kararı Yargıtay tarafından onansa bile..

Hukuka uygun olarak yapılması gereken ne?

Bir kongre toplayıp..

Tüzük değişikliğini yapmak..

Tüzük değişikliği yapılırsa..

Bir dava daha açıp.

Tekrar olağanüstü kongre kararı alıp.

Bu sefer..

“Genel başkanlık seçimi yapılmak üzere” olağanüstü kongre kararı almak..

Yürütülmesi gereken prosedür bu..

Eğer bu değil de..

Yargıtay’ın onaması şartı ile..

Bir oldu bittiye getirip, hem tüzük değişikliği, hem de hemen ardından genel başkanlık seçimi yapılacak olursa..

Şimdiden söyleyeyim.

O seçim, yüzde 100 iptal edilir.

Şu ayrıntı da..

Benim bu tezimi doğruluyor.

Partilerin genel başkanlık ve diğer organlarının seçimi, Yüksek Seçim Kurulu denetimine tabidir..

Bunun için de..

Kongre toplanmadan önce..

Parti yetkilileri tarafından..

Bugünkü tartıştığımız konuda.. Kayyım tarafından.. “YSK/il seçim kurulu”na başvurulur..

Seçime katılacak delegelerden tutun..

Oylamanın gerçekleştirilmesindeki tüm ayrıntılara kadar..

Hepsi, seçim kurulunun kontrolündedir!

Bu başvuru yapılmış mıdır?

Hayır..

Affedersiniz ama..

Bu başvuru yapılmadan..

5 Mayıs’ta olağanüstü kongre toplansa ne olur ki?

Toplanırlar..

yeniakit.com.tr internet sitemizde, “Başbakan kim olsun” anketindeki gibi..

“MHP’ye genel başkan kim olsun” şeklinde bir anket yapar..

Dağılırlar..

Hepsi bu!

Diyeceksiniz ki..

“Peki, sulh hukuk mahkemesinin verdiği kararın, Tosya ve Gemerek asliye hukuk mahkemelerince verilen tedbir kararı ile durdurulmasına ne diyorsun?”

Ne diyeyim?

“Asliye hukuk mahkemesi, sulh hukuk mahkemesinden büyüktür” derim..

Öyle ya..

İl merkezinde de olsa.. Adliye teşkilatında.. Sulh hukuk Mahkemesi.. Asliye hukuk mahkemelerinin altındadır.

Dolayısı ile..

Birbirlerine pek işleri düşmez ama..

Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi ile.. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’ni kafa kafaya tokuşturursanız..

Asliye hukuk mahkemesi, galip gelir.

İşin esprisi bir yana..

Bu soruyu soranlara, benim bir sorum var: “Asliye hukuk mahkemesinin tedbir kararını, icra müdürü nasıl kaldırır?”

Evet.. Esas sorulacak soru bu:

Her şey öyle düz mantık ile olacak ise..

Asliye hukuk mahkemesi hakiminin verdiği tedbir kararını..

Bir icra müdürü, nasıl kaldırır?

Buna da cevap var..

“İcra müdürü kaldırmadı, kanun gereği kalktığını tespit etti..”

Bu laklak, böyle uzar gider..

En başta dedik ya..

“O maddeye dokundurtmam. Bu maddeye yaklaştırmam” derseniz..

Darbecilerin anayasası ile.

Darbecilerin kanunları ile..

Hukuk da işte..

Bu kadar olur!

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23