• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

O Çatı Çökünce Yetim Kaldık!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
O Çatı Çökünce Yetim Kaldık!

Gazetemiz okurlarından Mustafa Alp Çelebi, "O Çatı Çökünce Yetim Kaldık!" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Bugünlerde yine sızladı içim... Gazze’de kucağında evladının cansız bedeniyle göğe bakan o babanın çaresizliği, Myanmar’ın bataklıklarında hayata tutunmaya çalışan o garip Müslümanların feryadı...

Hani birileri diyor ya; “Çağdaşlaştık, prangalarımızdan kurtulduk!”

Gelin o “çağdaşlığın” faturasını bir de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında namazı yasaklanan kardeşimize soralım. Gelin, Suriye’nin toz dumanı arasında “Bize sahip çıkacak kimse yok mu?” diye bağıran o sabiye soralım. Bakalım onlar da sizinle aynı “zafer” sarhoşluğunu yaşıyorlar mı?

Mesele bir makamın isminden ibaret değildi efendiler! Mesele, bu coğrafyanın üzerine gerilen o devasa “koruyucu şemsiyeydi”. O şemsiye kapandı; şimdi fırtına dinmiyor, dolu durmuyor, üzerimize yağan ateş sönmüyor.


 

Düşünün bir kere; bugün Gazze’de taş üstünde taş bırakmayanlar, o gün hilafetin kaldırılışını neden sessiz sedasız değil de, adeta bir bayram havasında izlediler? Neden Batı’nın başkentlerinde “Artık İslam’ın siyasi iradesi felç edildi” raporları havada uçuştu? Çünkü biliyorlardı ki; başsız kalan bir gövdeyi parçalamak, aslanı boğmaktan çok daha kolaydır.

Şimdi tespih taneleri gibi dağıldık... Her birimiz ayrı bir köşede, ayrı bir celladın insafına terk edildik. Arakan’da diri diri yakılanların ahı, Kudüs’te çiğnenen mahremiyetin sızısı, Libya’da birbirine düşürülen kardeşlerin vebali... Hepsi o gün koparılan o “birlik” halkasının bedelidir.

Vatikan kendi sancağını korurken, Londra kendi geleneklerine toz kondurmazken; biz “modernlik” uğruna kendi bağışıklık sistemimizi elimizle tasfiye ettik. Sonuç? Savunmasız bir bünye, her türlü mikroba açık bir coğrafya...

Kimin işine geldi bu? Müslümanın mı, yoksa yüzyıllardır bu toprakların petrolüne, kanına ve ruhuna göz dikenlerin mi? Kararı feraset sahibi milletimiz versin. Biz sadece, parçalanmış haritalara bakıp o “büyük boşluğun” yasını tutuyoruz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23