Nükleer ihanet
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
4 yıl önce Gezi kalkışması başladığında, sözde ağaç için meydanlara dökülenler, Türkiye’nin nükleer santral projelerinden vazgeçmesini talep etmişti. Gezicilerden sonra, FETÖ’cü hainlerin de Türkiye’nin nükleer enerji hamlesini sabote etmek için iç ve dış odaklarla yakın temas kurduğu ortaya çıktı.
MUHAMMET KUTLU / ANKARA - Yenilenebilir enerji kaynakları uzmanı Dr. Yener Topçuoğlu, Türkiye’nin Katar’a yönelik stratejik ve jeopolitik hamlesi için “Dünya beşten büyüktür iddiasının kuvveden fiile geçmiş halidir” dedi. “Türkiye sadece bölgesel değil küresel güç olma yolundadır. İslam Ülkeleri arasında oluşturulacak NATO benzeri İslam Savunma Paktı’nın ilk adımı Katar’da konuşlanacak askeri birlikle atılacaktır” ifadelerini kullanan Topçuoğlu, Körfez’deki gelişmelerinin kaynağını enerji savaşları olduğunu hatırlatırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’ye çizdiği, “2023” hedefinin, enerji alanında Türklerin “Yeni Bir Ergenekon Çıkışı” olacağını öne sürdü.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını artırılmasının dış güçlerin büyük bir planı olduğunu belirten Topçuoğlu, FETÖ terör örgütünün, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik enerjisini bitirmek istediği gibi, enerji alanında da bir çok hamlesine engel olduğunu ve böylece alternatif enerji kaynaklarının devreye sokulmasını sabote ettiğini öne sürdü.
NÜKLEER ENERJİ HAMLESİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Türkiye’nin enerji stratejileri ve alternatif enerji kaynakları üzerine gazetemizin soruların cevaplayan enerji kaynakları uzmanı Dr. Yener Topçuoğlu, uluslararası çevre örgütlerinin, bilinçli ve yıkıcı bir propaganda ile Türkiye’nin nükleer enerji hamlesini engellemeye çalıştıklarını kaydetti. Topçuoğlu şu bilgileri verdi: “Nükleer enerji, çevre hassasiyetiyle güvenilir, ucuz, sürdürülebilir ve erişilebilir bir enerji kaynağıdır. Küresel ısınmaya karşı önemli bir tedbirdir. Paris, Londra ve New York gibi dünyanın en önemli turizm ve yerleşim merkezlerinin yanı başında nükleer santraller mevcut iken, Akkuyu ve Sinop nükleer santralleri için Türkiye’nin başına çorap örmek, halkı hükümete karşı kışkırtmak istiyorlar. Bunu denediler. Hatırlayın; ‘Gezici’ ekibin talepleri arasında Türkiye’nin enerji hamlesinin engellenmesi de vardı. Dünyanın değişik bölgelerinde Nükleer santrallerin kurulu olduğu çevrede yerleşim ile birlikte, tarım, balıkçılık ve turizm yapılabilirken, FETÖ terör örgütünün propagandası ile nükleer enerji yatırımla rında bir dönem tereddüt yaşandı.
“31 ülkede 449 nükleer reaktör işletmede”
Ancak, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve kararlılığı, Türkiye’nin nükleer enerjide tarihi adımlar atmasını beraberinde getirdi. Ocak 2017 itibariyle, 31 ülkede 449 nükleer reaktör işletmede, 16 ülkede 60 adet nükleer reaktör de inşa halinde iken; Fransa elektrik talebinin/ihtiyacının yaklaşık yüzde 76’sını, Ukrayna yüzde 56’sını, Belçika yüzde 37’sini, İsveç yüzde 34’ünü, Güney Kore yüzde 30’unu, Avrupa Birliği yüzde 30 ve ABD yüzde 20’sini nükleer enerjiden karşılamaktayken, Türkiye’ye “sen nükleer santral yapma” demek tarihi bir ihanettir.
3’üncü nükleer santral inşasına başlanacak
Türkiye etkin yönetim vizyonu ile nükleer enerji konusunda tarihi adımlar atmıştır ve atmaya devam edecektir. 2023 yılında Akkuyu Nükleer Santralinin ilk ünitesi işletmeye alınırken, 2025 yılında da ise Sinop nükleer güç santralinin devreye alınması kararlaştırılmıştır. 2023 yılında ise 3’üncü nükleer santralin inşasına başlanacaktır.”
