Netanyahu’nun danışmanından büyük itiraf! “Yalan haber yayıyoruz”
Bebek katili Binyamin Netanyahu’nun yeni basın direktörü olarak atanan Eli Hazan, Tel Aviv’de düzenlenen bir toplantıda yaptığı açıklamalarla büyük tepki çekti. Netanyahu’nun partisi Likud destekçilerine hitap eden Hazan, sosyal medyada bilinçli şekilde yanlış bilgi yaydıklarını açıkça dile getirdi.
Bebek katili Binyamin Netanyahu’nun yeni basın direktörü olarak atanan Eli Hazan, Tel Aviv’de düzenlenen bir toplantıda yaptığı açıklamalarla büyük tepki çekti. Netanyahu’nun partisi Likud destekçilerine hitap eden Hazan, sosyal medyada bilinçli şekilde yanlış bilgi yaydıklarını açıkça dile getirdi.
“Sosyal medyada savaş istiyorlarsa, o savaşı gösteririz”
Konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanan Hazan,
“Artık gerçeklerin bir önemi yok. Sosyal medyada savaş istiyorlarsa, onlara o savaşı gösteririz” diyerek dijital ortamda yürütülen propaganda faaliyetlerine işaret etti.
Bu sözler, İsrail siyasetinde sosyal medyanın nasıl bir araç olarak kullanıldığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Destekçilere çağrı: “Ben yayıyorum, siz de yayın”
Hazan, konuşmasının devamında yalnızca itirafta bulunmakla kalmadı,
dinleyicilere de çağrıda bulundu:
“Ben yalan ve uydurma haberler yayıyorum, siz de yayın.”
Bu sözler, organize şekilde dezenformasyon üretildiği iddialarını güçlendirirken, uluslararası kamuoyunda da tepki çekebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Deveye sormuşlar “senin boynun neden eğri” diye…
O da “nerem doğru ki” cevabını vermiş…
Aynen bu hikayede olduğu gibi, İsrail’in kuruluş aşamasından günümüze neresi doğru ve hangi aşamada doğru yaptı ki?
İşte bu Siyonistler böyle… Bu sözler, Siyonist kafasının nasıl işlediğinin en bariz örneği olarak önümüzde duruyor..
Utanmadan ve sıkılmadan çıkıp “Ben yalan ve uydurma haberler yayıyorum, siz de yayın.” demek, vicdansızlığın son hali olsa gerekir…
Ve de terbiyesizliğin…
Biz biliyoruz sizi… Siz yeryüzünün gelmiş geçmiş en cani toplumusunuz… Kendinizden başkasını tanımaz, kendi çıkarlarınız söz konusu olduğunda babanızı bile tanımazsınız…
Ama unutmayın ki bu yaptıklarınızla;
-Tüm dünyadan izole olacak
-insanlığı kendinize düşman edecek
-ve yok olup gideceksiniz..
Aynı geçmişte olduğu gibi, sizi hiçbir ülke ve millet kabul etmeyecek, dışlayacak ve öteleyecektir… Bu sefer 1492 yılında olduğu gibi Türkiye de kabul etmeyecek sizi…
“Algının geçici, hakikatin kalıcı” olduğunu unutanlar, hakikat ile propagandayı ayırt edemeyen ahmaklardır.
İSLAMİ HABER “MİRAT”