• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Nafakanın çözümü İslam'da

Müebbet nafaka uygulamasına hâlâ adil bir süre getirilememesi aileleri felaketi sürüklüyor. Nafakanın çözümünün İslam hukukunda olduğunu belirten ilahiyatçılar, dinin nafaka hususundaki ölçüsünün “iddet süresi” olduğunu vurgulayarak, “Kadının boşanmadan 3 ay sonra nafaka alması caiz değildir” görüşünde birleşiyor.

2019-10-04 09:17:00 - 2019-10-04 18:42:03
Nafakanın çözümü İslam'da

Aileleri uçuruma, aile fertlerini cinnete sürekleyen müebbet nafaka uygulamasına hâlâ adil bir süre getirilemedi. İktidarın 2018’deki 100 günlük eylem planında yer almasına rağmen sorunun çözümüne ilişkin aylardır somut adım atılamadı. Kamuoyu ise nafakanın kesin ve net çözümünün İslam hukukunda olduğu görüşünde birleşiyor. İslam’ın nafaka hususundaki ölçüsünü “iddet süresi” olarak vurgulayan ilahiyatçılar, boşanma sonrasındaki 3 aylık zaman diliminin ardından kadının nafaka almasının helal olmadığına dikkat çekiyor.

İDDET SÜRESİNDE HELAL, SONRASINDA HARAM

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Kapukaya, dinimizde, boşandıktan sonra erkeğin kadına vermekle hükümlü olduğu mâli değerin iddet süresiyle sınırlı olduğuna değindi. İddet sütesi içerisinde nafaka alınabileceğini kaydeden Mehmet Kapukaya,“Kadının boşandıktan sonra beklemesi gereken süreye biz iddet süresi diyoruz. Bu iddet, hayız süresi veya temizlik süresi oluyor. Hanefilere göre adet süresi, şafiilere göre temizlik süresidir. Bu süre içerisinde nafaka alınabilir. Bu süre kadının hayız haline göre değişebilir ama yaklaşık olarak 3 aydır. Yıllar boyu bir kadının boşanmış olan kocasından nafaka alması helal değil haramdır.” ifadelerini kullandı.

HEM NAFAKA HEM GAYRİRESMİ EVLİLİK OLMAZ

Kapukaya şöyle devam etti: “Bu konuda büyük mağduriyetler var. Kadın tarafında da mağduriyetler oluyor ama biz burada dinimizin bu konudaki hükmüne göre cevap vermek durumundayız. Bunun dışında kadınların kanunların boşluklarından hareket ederek uzun süre nafaka almaları, hatta ve hatta bazı durumlarda kocasından boşanıp gayriresmi bir evlilik yaparak dini dikah yaparak hem boşanmış kocasından nafaka alması kesinlikle ahlaki davranış değildir.”

İDDET SONRASI NAFAKA SADECE ÇOCUĞA

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Prof. Dr. Mustafa Karataş, Kur’an-ı Kerim’deki Talak Suresi’nde yer alan boşanma hususuyla ilgili ayetler ışığında yaptığı konuşmada, “Boşama anında nasıl davranılacağını Rabbimiz o kadar güzel beyan ediyor ki; ‘Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun.’ Yani ‘kadını boşadın, hemen kapı dışarı et’ demiyor. Evin bir köşesinde dursun çünkü anlaşma imkanı doğabilir. ‘Onları sıkıştırıp gitmelerini sağlamak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın.’ Yani manevi baskı da yok, dışarı da atılamaz. ‘Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin’ yani doğuma kadar kadının nafakası veriliyor.

MEVCUT NAFAKA KANUNUNDA HAKSIZ UYGULAMA VAR

Günümüzdeki süresiz nafaka sisteminden doğan problemlere de değinen Mustafa Karataş, şunları söyledi:Bir kadının kocasından ayrıldıktan sonra 3 ila 4 ay 10 gün iddet müddeti beklemek zorundadır. Kur’an’ım emridir bu. Bu süre içerisinde erkek onun nafakasınıu temin etmek zorundadır. Çocuğu yoksa böyledir. Çocuğu varsa ayette net olarak belirtilmektedir. Çocuk varsa çocuk babanın velayetindedir, annede olsa bile baba onun bütün masraflarını karşılamak zorundadır. Ama kadının masrafları iddet bittikten sonra, çocukla ilgili herhangi bir masraf kalmadıktan sonra artık kocaya ait değildir. İşte burada problem ortaya çıkıyor. O problem nedir? Belki de hali vakti çok da iyi olmayan bir erkeğe, kadın boşandığı halde uzun yıllar boyunca evlenmeyip nafaka almaya kalkışıyor, burada da erkek mağdur oluyor. Belki ikinci kez evleniyor, çoluk çocuğu oluyor ama nafaka ödüyor.

Burada şu anda mevcut yürürlükte olan kanunda haksız uygulama var. O haksız uygulamada da erkek gerçekten külfet altına giriyor. Kadınla tamamen alakası koptuğu halde ona yıllar boyu nafaka ödemek zorunda kalıyor. Bunun bir an önce çözüme kavuşmasını istemek hem erkekler için hem kadınlar için daha doğrudur. Çünkü bu aynı zamanda evlilikleri de zorlaştırıyor. Boşanmalar çok masraflı hale geliyor. Psikolojik sorunlara neden oluyor. Arada çocuklar, aileler mağdur oluyor. Toplumsal yaralara sebep oluyor.”

SADECE MEHİR MİKTARINI ALABİLİR

İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nin (İFAM) Kurucusu Dr. İhsan Şenocak, boşanma süreci ve iddet bittikten sonra kadının nafaka almasının caiz olmadığını bildirdi. İhsan Şenocak Hoca, “Bir kadın eşinden boşanma yoluyla ayrıldıysa, boşanma süreci içerisinde nafaka alır. Bu süreçte evinde duracağı için eşi onun ihtiyaçlarını karşılayacaktır. İddet bittikten sonra kadının nafaka alması caiz değildir. İddet müddeti üç hayız dönemidir. İddet bittikten sonra nafaka alamaz. Fakat eşin, kadına evlenirken mehir vermesi gereklidir. Eğer mehrini vermediyse boşanan kadın mehri kadar bir miktarı eşinden alabilir.” diye konuştu.

EŞ ÖLDÜYSE KADININ NAFAKASINI KİM ÖDEMELİ?

İddet müddetince eski nafakayı ödememesi veya ölmesi durumunda kadının nafakasını kimin karşılayacağına İslam hukuku çerçevesinde değinen Şenocak, “Evvela çalışma hükümlülüğü olan oğlu nafakasını karşılayacaktır. O olmazsa babası karşılayacak. Babası yoksa, kendisiyle evlenmesi caiz olmayan akrabaları karşılayacakır nafakasını. Bunlar da yoksa o zaman boşanmış olan kadının nafakasını karşılamak o bölgedeki müslümanların üzerine farzdır, onlar karşılayacaktır. İslam toplumunda kadına ‘sen git çalış iş bul oradan nafakanı temin et’ denmez. O bölgede yaşayan Müslümanlara mutlaka o hanım kardeşimizin nafakasını yani ona yaşayabileceği bir ev, gıda maddeleri, giyinme, sağlık giderleri gibi ihtiyaçlarını temin etme mecburiyeti vardır.” dedi.

MEVCUT YASALAR DİNLE UYUMLU DEĞİL

Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız Hoca ise şu sözleri sarf etti: “Boşanmış kadın, hamile ise doğum yapana kadar kocası ona bakmak zorundadır. İddeti bitene kadar da bakmak zorundadır. İddet süresi bittiyse, doğumu da yoksa çocuk annenin yanında kaldıysa çocuğun nafakasını baba olarak vermek zorundadır. Onun dışında boşanmış kadının kocasından dini değerler olarak nafaka alması diye bir şey söz konusu değildir. Elbette kocası mehrinden dolayı veya başka bir sebeple kadına borcu varsa onu ödeyecektir, bu ayrı konudur. Mevcut yasalarla ilgili durum, dinle uyumlu bir durum değildir. “

ESKİ EŞ SADECE KENDİ RIZASIYLA NAFAKA ÖDEYEBİLİR

İsmailağa Cemaati’nden Fatih Kalender Hocaefendi, iddet dönemi bittikten sonra kocanın ancak kendi isteğiyle eski eşine maddi yardım yapmasının normal olacağını belirtti. Fatih Kalender, “Günümüz hukuk sisteminde kadın evleninceye kadar yada bir taraf ölünceye kadar nafaka ödemeye mükellef tutuluyor. Dini olarak böyle bir mecburiyet yoktur. O yüzden kadınlar bu konuda hassas olmalı. Mahkemenin vermiş olduğu yetki doğrultusunda zoraki erkeğin kendi iradesi olmadan bunu alırsa haram bir para almış olur ve ona helal olmaz. Erkek kendi iradesiyle, gerçekten muhtaç durumda olan eski eşine bakması o erkeğe tavsiye edilen bir niteliktir.” ifadelerini kullandı.

“Ama iddet dönemi bittikten sonra kadın başkasıyla evlenebileceğinden dolayı eski eşinin onun nafakasını temin etme zorunluluğu yoktur.” diyen Kalender, “Koca, Kendi isteğiyle hibe yoluyla bir yardım yaparsa bunda bir mahsur olmaz. Ancak kadının o erkekten olan çocuğu varsa, o çocukların nafakası babaya aittir. Ayrılmak demek sadece kadının nafakasını düşürür, çocukların maddi külfeti babadadır. Çocuklar annenin yanında olsa dahi bu böyledir. Baba, çocukların maddi külfetini üstlendiği gibi, anneye bir miktar bakım parası da verecektir. Ama bu kadının şahsi bir nafakası şeklinde değil çocuklara bakım ücreti şeklinde olmalıdır. Çocuğu yok ise veya kadın çocuğa bakmıyorsa, boşanan kadının yalnızca iddet müddeti döneminde nafaka almalıdır.” sözlerini sarf etti.



FARUK ARSLAN

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatandaş

Nasıl çocuk için devam eder? Ayetlerden haberleri mi yok? Çocuğun velayeti babanındır. Babaya verilmeyen çocuğa nafaka da ödenmez. Emzirme yaşında da olsa babanındır. Gerekirse baba süt annesi tutar. Kafadan sallamasınlar. Cahil insanlar olmasa, çocuğun nafakası babanındır dieyemez. Zira çocuk babanın yanında yani velayeti Kuranın emri olarak babaya verilirse işte ozaman çocuğun nafakası babanındır. Velayeti kendisine verilmeyen çocuğa nafaka ödenmez. Bu Kuranın hükmüdür, Islamın hükmüdür. Feministlere şirin gözükelim diye ayeti mi inkar edelim? Ozaman şirket girer. Tanrımız feministler değil, Allahtır.
  • Yanıtla

Ömer Faruk

Konusu, zamanı, amacı ve sunumuyla çok güzel bir yazı tebrik ederim
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı