Mustafa Ceylan Batı’nın “Yahudi-Hristiyan değerleri” söylemini hedef aldı: Vahşetin üzerini böyle örtüyorlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit Gazetesi Yazarı Mustafa Ceylan, “Vahşetin üzerini böyle örtüyorlar” başlıklı yazısında Batı’da giderek daha fazla kullanılan “Yahudi-Hristiyan değerleri” söylemini mercek altına aldı. Ceylan, söz konusu kavramın İsrail’in Gazze politikalarına yönelik eleştirileri bastırmak ve İslam karşıtlığını beslemek amacıyla siyasi bir araç haline getirildiğini yazdı.
Akit Gazetesi Yazarı Mustafa Ceylan, son dönemde Batılı siyasetçi ve medya organlarının sıkça kullandığı “Yahudi-Hristiyan değerleri” kavramına sert tepki gösterdi.
Ceylan, Batı’nın “medeniyet”, “insan hakları” ve “demokrasi” söylemleri ile Gazze konusunda izlediği politikalar arasında büyük bir çelişki bulunduğunu belirterek, yeni söylemin İsrail’e yönelik eleştirilerin önünü kesmek için kullanıldığını ifade etti.
“Belirli bir devlet politikasını koruyor”
Ceylan, yazısında Georgetown Üniversitesi bünyesindeki The Bridge Initiative Projesi Direktör Yardımcısı Mobashra Tazamal’ın değerlendirmelerine de yer verdi.
Tazamal’ın, “Bu kavram Yahudileri veya Yahudiliği korumuyor, belirli bir devlet politikasını koruyor ve Yahudi kimliğini buna kılıf olarak kullanıyor” sözlerini aktaran Ceylan, meselenin dini değerlerden çok siyasi hedeflerle ilgili olduğunu savundu.
İsrail politikalarını eleştiren Müslümanların yanı sıra Yahudilerin ve insan hakları savunucularının da kimi zaman “aşırı uç” veya “iç tehdit” olarak gösterildiğini belirten Ceylan, bunun Batı’daki ifade özgürlüğü tartışmalarını derinleştirdiğini ifade etti.
Wilders, Farage ve Netanyahu’ya dikkat çekti
Mustafa Ceylan, Geert Wilders, Nigel Farage ve Binyamin Netanyahu gibi isimlerin de “Yahudi-Hristiyan değerleri” söylemini siyasi bir araç olarak kullandığını savundu.
11 Eylül saldırılarının ardından Müslümanlara yönelik söylemin giderek sertleştiğini belirten Ceylan, göç ve nüfus tartışmaları üzerinden Müslümanların Batı toplumlarında “iç tehdit” şeklinde sunulmaya çalışıldığını ifade etti.
“Nihai hedef Gazze”
Yazısının merkezine Gazze’yi yerleştiren Ceylan, İsrail’in Batı açısından yalnızca Orta Doğu’daki bir müttefik olarak görülmediğini, aynı zamanda bölgede yürütülen daha geniş bir siyasi mücadelenin parçası olarak konumlandırıldığını savundu.
Gazze’de yaşananlara tepki gösteren protestocuların bazı Batı ülkelerinde polis müdahaleleriyle karşılaştığını ve üniversitelerde Filistin yanlısı gösteriler üzerinden ifade özgürlüğü tartışmalarının yaşandığını hatırlatan Ceylan, İsrail’e yönelik eleştirilerin “terörizme destek” suçlamasıyla bastırılmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Ceylan: Medeniyet maskesi düşüyor
Batı’nın kullandığı söylemin artık inandırıcılığını kaybettiğini savunan Mustafa Ceylan, Gazze’de yaşananların dünya kamuoyunun Batı’nın insan hakları ve demokrasi söylemlerini yeniden sorgulamasına neden olduğunu belirtti.
Ceylan yazısını, İslam karşıtlığına ve İsrail politikalarına karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayarak tamamladı ve “Bize düşen, bu kirli oyunu her platformda ifşa etmek ve zalimin karşısında elif gibi dimdik durmaktır” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA CEYLAN'IN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>


