Dikkat çeken ayrıntılar: M. Kemal'i Samsun ve Ankara'da işgalci İngiliz taburu karşıladı ve...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Tarihçi Yazar Mustafa Armağan, M. Kemal'in Samsun ve Ankara'da- İngiliz kuvvetleri tarafından karşılandığını yazdı. Rauf Orbay'ın çektiği telgraftaki bilgileri aktaran Armağan, İngiliz askerlerin M. Kemal'in fotoğraflarını çektiğini de belirtti.
Gazetemiz yazarı Tarihçi Mustafa Armağan, "Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’yı karşılayanlar arasında İngiliz kuvvetleri de vardı" başlıklı yazısında dikkat çeken bilgiler verdi.
Armağan, İngiliz askerlerinin Samsun ve Ankara'da M. Kemal'i karşıladığını ifade ederek, o tarihdeki Ankara'daki İngiliz temsilcisiyle ilgili bilgiler verdi.
"İngiliz subayı Yüzbaşı Vitol (Whithall) İzmirli Vitali ailesinden olup Türkçe bilmektedir" diye yazan Armağan, Rauf Orbay'ın Ankara'daki birliklerin Meclis'in açılışına ramak kala gittiğini anlattığını vurguladı.
İşte Mustafa Armağan'ın o yazısı:
Mustafa Kemal Paşa 12 Mart 1920 tarihinde, yani Büyük Millet Meclisi’nin açılışından 42 gün önce Rauf (Orbay) Beye çektiği telgrafta, “İngiliz mümessili olarak Ankara’da bulunan Vitol (Withall) dün buradan ağır eşyasını da alarak trene binip gitmiştir” diye yazıyordu.
Peki kimdi bu İngiliz temsilcisi Vitol ve Meclisin açılmasına günler kala Ankara’da ne yapmıştır?
“Hocam, amma da yaptın, sen bilmiyorsan biz nereden bilelim ki?” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
Ne diyebilirim ki, tepeden tırnağa haklısınız. Tarih böylesine sığ ve tek taraflı anlatılırsa neyin ne olduğunu anlamak da ister istemez imkânsızlaşır. Hadiseler arasında sebep-sonuç bağını kurmadan tarih anlatmak tanıtım fragmanından filmi anlamaya benzer. Eh anlarsınız bir şeyler belki ama anladığınız filmin kendisi midir yoksa filmdeki boşlukları hayal gücünüzle doldurduğunuz izlenimler demeti midir, bilemezsiniz. Ta ki filmi bizzat seyredene kadar. O zaman kimin neden o sahnede öyle davrandığını çözüp rahatlarsınız.
Lakin bizim tarih kitaplarımızın da tanıtım fragmanlarından farkı yok gibi. Kopuk kopuk sahneler yarın büyükleri olan çocukların zihinlerine yansıtılır ve bunlardan bir tarih kotarması istenir. Özetle tarihimizde rastladığımız yukarıda örneğini verdiğim türden vahim boşlukların gerçek sebebi budur.
Şimdi yeniden İngiliz temsilcinin 1920 Martına kadar Ankara’da ne aradığı sorusuna dönüp beraberce bir cevap arayalım.