• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Murat Bardakçı'dan Ekrem İmamoğlu'na sert tepki: Bu değişiklik artık gösteriyor ki...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bünyesinde bulunan Atatürk Kitaplığı’nda görev değişikliği yapıldı. İstanbul’un en başarılı kütüphanecilerinden olan ve Atatürk Kitaplığı’nın başında bulunan Ramazan Minder, görevinden alınarak Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’ne ‘bilgisayarcı’ olarak atandı. Yapılan bu skandal değişikliği tepki gösteren Murat Bardakçı konuyu ele alan bir yazı kaleme aldı.

2019-11-09 22:28:00 - 2019-11-09 22:33:09
Murat Bardakçı'dan Ekrem İmamoğlu'na sert tepki: Bu değişiklik artık gösteriyor ki...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bünyesinde bulunan Atatürk Kitaplığı'nda skandal bir görev değişikliği yapıldı. Türkiye'nin en başarılı kütüphanecilerinden olan ve binlerce nadir kitabı kaybolmaktan kurtaran Ramazan Minderci Atatürk Kitaplığı'nın başından alınarak Avrupa Yakası Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'ne 'bilgisayarcı' olarak atandı. Yapılan değişiklikle ilgili olarak 'Dün yapılan görev değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde artık liyakata bakılmadığını, siyasî önemi olmayan yahut iştah kabartan yüksek bütçelere sahip bulunmayan makamların yöneticilerinin bile "eski yönetimin adamı" olmaları gerekçesi ile her an değiştirilebileceklerini açık şekilde gösteriyor' diyen Murat Bardakçı konuyu ele alan bir yazı yazdı.

İşte Murat Bardakçı'nın yazdığı o yazı:

İstanbul'un en başarılı kütüphane müdürünü görevinden alıp Mezarlıklar Müdürlüğü'ne "bilgisayarcı" yaptılar!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bünyesindeki Atatürk Kitaplığı'nda dün önemli ama bana göre hiçbir şekilde olmaması gereken bir görev değişikliği yapıldı ve kitaplığın İstanbul'un en başarılı kütüphanecilerinden olan müdürü Ramazan Minder görevinden alınarak Avrupa Yakası Mezarlıklar Şube Müdürlüğü'ne "bilgisayarcı" yahut bürokrasideki ismi ile "bilgisayar işletmeni" olarak gönderildi!

Ramazan Minder'in önemli hizmetlerinden ve binlerce nadir kitabı kaybolmaktan kurtarmasından bu köşede daha önce birkaç defa bahsetmiştim.

Önemli evrak koleksiyonunu kütüphaneye kazandırmıştı

Meselâ, Sultan Abdülhamid'in Yıldız Sarayı'ndaki özel kütüphanesine ait olan, 1924'te İstanbul Üniversitesi'ne devredilen ama Prof. Kemal Alemdaroğlu'nun 28 Şubat dönemindeki rektörlüğü sırasında çöpe atılan son derece kıymetli kitaplardan 4 bin 500 kadarını ellerinde bulunduranlardan tek tek toplayıp başında bulunduğu Atatürk Kitaplığı'na taşımıştı. Medine Müdafîi Fahreddin Paşa ile Hamidiye Kahramanı Rauf Orbay'ın şahsî arşivlerini satın almış, binlerce belgeden meydana gelen son derece önemli bir başka evrak koleksiyonunu da kütüphaneye kazandırmıştı.

Kaynaklara ücretsiz ulaşımı sağlamıştı

Ramazan Bey'in araştırmacılar ve kitap meraklıları için yaptığı bir başka mühim hizmet daha vardı: Atatürk Kitaplığı'nda bulunan eski Türkçe gazeteler ile yine eski Türkçe kitapları taratıp milyonlarca sayfanın görüntüsünü kitaplığın internet sitesine koymuş ve bu kaynaklara ihtiyaç duyanların istedikleri esere ânında ve ücretsiz şekilde ulaşabilmelerini sağlamıştı.

Atatürk Kitaplığı'nın gayet zengin kolleksiyonlarından senelerden bu yana istifade edenler, Ramazan Bey'in bütün bu hizmetlerinin önemini gayet iyi bilirler.

Kütüphaneciliğin temelini kitap sevgisi, meslek aşkı ve heves teşkil eder. Bayezid Kütüphanesi'nin efsanevî müdürü İsmail Saib Efendi'nin yolundan giden ve hepsi seneler önce rahmetli olan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nin müdürü Nurettin Kalkandelen, Millî Kütüphane Genel Müdîresi Müjgân Cumbur ve Süleymaniye Kütüphanesi Müdürü Muammer Ülker gibi mesleğinin hakikaten erbâbı kütüphaneciler işlerini bu şekilde, büyük bir heves ile yapmışlardı.

Dün görevinden alınıp Mezarlıklar Müdürlüğü'ne bilgisayarcı olarak gönderilen Ramazan Minder, artık emsâli pek kalmamış olan bu halkanın son temsilcilerinden biri ve belki de son örneği idi.

Seçimle işbaşına gelen yeni yönetimlerin stratejik makamlara kendileri ile aynı düşüncedeki yöneticileri tayin etmelerinin ve kendi kadroları ile çalışmak istemelerinin hakları olduğunu inkâr edecek değilim. Ama kadrolarda yapılacak değişikliklerin etik kurallar çerçevesinde olması, ortalığın hallaç pamuğu gibi atılmaması ve daha da önemlisi, "liyakat" kavramının göz önünde tutularak önemli işler yapmış uzmanlara ilişilmemesi şartı ile...

 Artık liyakata bakılmadığının göstergesi

Dün yapılan görev değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde artık liyakata bakılmadığını, siyasî önemi olmayan yahut iştah kabartan yüksek bütçelere sahip bulunmayan makamların yöneticilerinin bile "eski yönetimin adamı" olmaları gerekçesi ile her an değiştirilebileceklerini açık şekilde gösteriyor. Bu iş üstelik kanunlara, yönetmeliklere ve teamüllere bile ters şekilde yapılıyor, bir şube müdürü daha alt bir kadroya naklediliyor, yani kadrosu "Kütüphaneler ve Müzeler Şube Müdürlüğü'nde Şube Müdürü" olan Ramazan Minder, "Avrupa Yakası Mezarlıklar Şube Müdürlüğü"ne "bilgisayar işletmeni" olarak gönderiliyor.

Atatürk Kitaplığı'nı yakinen bilenlerin tek tesellisi, kütüphanenin başına Beylikdüzü Belediyesi'nde görevli bir hanımın getirileceği yolundaki söylentinin doğru çıkmaması; Ramazan Minder'in yerine dışarıdan birinin değil, kütüphane personelinden bir hanımefendinin tayin edilmesi...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Öztürk ÖZİSLAM

CHP için liyakat çok önemlidir... Bir yıldır yazıyorum LİYAKAT FİTNESİ Fetönün CHP ile birlikte uydurduğu Ak Partiyi yıpratmak, Ak Parti seçmeni içinde kuşku oluşturmak ve oy kaybı yaşatmak için kurguladıkları bir KARA PROPAGANDA fitnesidir. CHP kazandığı hiçbir belediyede liyakata yönelik atama yapmaz. Parti Genel Merkezinin ve belediye yönetimin uygun gördükleri solcu teknik, sanatçı ve idari militanları göreve atar. Takmışlar liyakata. Umurlarında bile değil. Öyle mükemmel kara propaganda yaptılarki Milliyetçi muhafazakar bir sürü köşe yazarı gazeteci, bürokrat, siyasetçiyi bile Ak partiyi liyakat konusunda eleştiri yağmuruna düştüler. Hiç düşünmediler LİYAKAT FİTNESİNİN CHP+FETÖ nün kurguladığı bir KARA PROPAGANDA ürünü olduğunu. Adamlar mükemmel oynadılar ve Ak Partiyi destekleyen her kesimi etkileyerek yerel seçimlerde LİYAKAT FİTNESİ üzerinden oy katbettirdiler. Siz hiç liyakat FİTNESİNİN CHP li belediyeler için söylendiğini duydunuz mu? Liyakat oyunu çok büyük... Liyakat oyununda milliyetçi muhafazakâr kesim medyasından siyasetine kadar Algının dibinde boğuldu. Çoğu Ak Partili milletvekili yazar bile kendi partisini LİYAKAT FİTNESİ üzerinden eleştirip OY KAYBETTİRDİLER. ALGIYI HİSSEDEMEZSENİZ ALGI YAPAMAZSINIZ. ADAMLAR YANLIŞ ALGI HEDEFİNE YÖNELTİP SONUCA ULAŞTILAR.
  • Yanıtla

Mimo

Liyakat, bu kelime sadece inananlar için geçerli. Şimdi soruyorum Eko ' oy verenler liyakatinndan dolayı mı verdiler? Elbette ki hayır , bir inat uğruna oy verildi. Eminimki Eko' ya verenlerin % 67 si pişman zaten geriye kemikleşmiş CHP nin oyudur. Gerçek budur....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23