Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın tarihi El-Ula kentinde düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’na katılarak Türkiye’nin ekonomi vizyonunu dünya devlerine anlattı. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ve IMF iş birliğiyle düzenlenen bu dev organizasyonda Şimşek, küresel büyümenin %70'inden fazlasını göğüsleyen yükselen ekonomilerin geleceğine yön verecek kritik temaslarda bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan'ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı'na iştirak ediyor.
Ula kentindeki Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı, son gün etkinlikleriyle sürüyor.
Şimşek, konferansın ilk gününde "Borç Kırılganlıkları Yuvarlak Masa Toplantısı" başlıklı oturuma katıldı.
MEHMET ŞİMŞEK, MALİYE BAKANLARI İLE TEMAS KURDU
Burada ikili temaslarda bulunan Şimşek; Özbekistan Başbakan Yardımcısı Jamshid Kuchkarov, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Sherard Cowper-Coles, Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ile bir araya geldi.
Şimşek; Pakistan, Nijerya, Katar ve Suudi Arabistan'ın maliye bakanlarıyla kısa görüşmeler de gerçekleştirdi.
SUUDİ ARABİSTAN'DAKİ KONFERANSTA EKONOMİYİ KONUŞACAK
Bakan Şimşek, konferansın bugün yapılacak kapanış paneli "Yükselen Piyasalar İçin Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu" başlıklı oturumda panelist olarak yer alacak. Panelde Bakan Şimşek'e; IMF Başkanı Kristalina Georgieva, Katar Maliye Bakanı Ali bin Ahmed Al Kuwari ve Ekvador Maliye Bakanı Sariha Moya'nın eşlik etmesi öngörülüyor.
GELİŞMEKTE OLAN VE YÜKSELEN EKONOMİLER DEĞERLENDİRİLİYOR
Küresel ekonomide derin dönüşümün yaşandığı dönemde gerçekleştirilen konferansta, gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin küresel büyümedeki artan rolü ele alınıyor.
Satın alma gücü paritesine göre küresel milli gelirin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturan bu ülkeler, küresel büyümenin de yüzde 70'inden fazlasını sağlıyor.
YÜKSELEN EKONOMİLER, DÜNYA EKONOMİSİNİN İTİCİ GÜCÜ
2000 yılından bu yana küresel ekonomi içindeki payları iki katından fazla artan yükselen ekonomiler, dünya büyümesinin temel itici gücü konumunda yer alıyor.
Buna karşın bu ülkeler, ticarette artan korumacılık, yüksek borçluluk seviyeleri ve yükselen jeopolitik risklerle karşı karşıya bulunuyor.