Maske takmak zorunlu olsun
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yeni normal hayata geçmemizin ardından koronavirüs vakalarında son beş günde yaşanan artış endişeleri de beraberinde getirdi. Vatandaşın sorumsuzca davranışları, sosyal mesafe kuralının hiçe sayılması ve maske kullanımının her ilde zorunlu tutulmaması gibi etkenlerin ikinci dalgaya zemin hazırladığını belirten uzmanlar, “Maske kullanımı inisiyatife bırakılmadan 81 ilde zorunlu olsun. Sokakta maske takmayanlara ağır müeyyideler uygulansın” çağrısında bulundu.
Devletin zamanında ve etkin tedbirleri sayesinde kontrol altına aldığımız koronavirüs salgını, kurallara uyulmaması sonrası yeniden yayılım göstermeye başladı. Son beş gündür yeni vaka sayısı, iyileşen hasta sayısını geçerken, uzmanlar, maske kullanımının zorunlu hale gelmesi ve Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan müeyyidelere uymayanlara ceza verilmesi gerektiği noktasında görüş bildirdi.
Maske zorunlu hale getirilmeli
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, “Nasıl ki emniyet kemeri takmak zorunluysa, maske kullanımı da tüm Türkiye’de zorunlu hale getirilmeli. Maske takmayanlara ceza yazılmalı. Maske kullanımı bireysel inisiyatife asla bırakılmamalıdır. İstanbul başta olmak üzere mega kentlerde sefer sayıları mutlaka artırılmalı. Toplu taşıma eskiye dönmüş durumda buna müsaade edilmemeli” ifadelerini kullandı. Salgın sürecinde devletin üzerine düşen vazifeyi eksiksiz yerine getirdiğini kaydeden Prof. Arıca, “Cumhurbaşkanımız Erdoğan önderliğindeki hükümet salgın sürecinde ne gerekiyorsa yaptı. Halen de yapmaya devam ediyor. Bundan sonrası halk üzerine düşeni yapmalı. Tedbirlere uymalı. Tedbirlerin denetlenmesi de mutlaka gerçekleştirilmeli. Cezai müeyyideler başladığında halk uyacaktır. En ciddi şekilde kontrol edilebilecek uygulama maskedir. Toplu ulaşım salgın öncesi döneme geldi. Belediyeler sefer sayısını mutlaka artırmalı” şeklinde konuştu.
Bireysel şuur kolektif bilinç
Psikoterapist Adnan Kalkan, “Salgınla mücadelede bireysel şuur ve kolektif bilinç önemli. Ağır yasaklar bunalıma sebebiyet verir. Bu nedenle yeni yasaklarla yüzleşmemek için maske ve sosyal mesafeye titiz bir şekilde riayet etmeliyiz. ‘Sebep olan işleyen gibidir’ hadisini şefini unutmamalıyız. Bize bir şey olmaz diyerek rahat davranmamalıyız” dedi. Bireysel olarak üzerimize çok işin düştüğünü vurgulayan Kalkan, “Her şeyi devletten beklememeliyiz. Yeni yasakların, ekonomik bunalımlara sebebiyet vereceğini bunun da psikolojimizi olumsuz etkileyeceğini düşünmek zorundayız. Vatandaş kendi yasağını kendisi uygulamalı ve bu şekilde devam etmeli” ifadelerini kullandı.