Manevi direkleri yıkmak istiyorlar!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Son günlerde ‘altı yaşında nikâh’ iftirası üzerinden toplumsal barışı dinamitleyen odaklar, dini-manevi değerlere ve toplumun temel direği olan dinî oluşumlara saldırarak, ahlaki erozyona ve manevi çöküşe zemin hazırlıyor.
Son günlerde ‘6 yaşında nikâh’ iddiası üzerinden toplumsal barışı dinamitleyen odaklar, dini-manevi değerlere ve toplumun temel direği olan dinî oluşumlara saldırarak, ahlaki erozyona ve manevi çöküşe zemin hazırlıyor. Akit’e konuşan ilahiyatçılar ve STK’lar, “Bunların derdi İslam ile. Bir iftiraya sarılarak din adamlarını ve cemaatleri hedef alanlar, manevi değerlerimizi yıpratmaya çalışıyor” görüşünde birleşti.
Amaçları dindarı karalamak
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Din Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, şunları söyledi: “Birileri İslam dinini itibarsızlaştırmak için çabalıyor. Müslümanların geneli, cemaatlerin tamamı suçlanıyor. Burada amaç belli. Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. İslam düşmanları meseleyi kaşıyor. Henüz davası görülmemiş bir iddiayı bahane ederek İslam’a saldırıyorlar. Dindar olmayan kişilerin yapmış olduğu yüzlerce çocuk istismarı ve tecavüz vakası varken onlara ses çıkartmayanlar, bu iddia üzerinden dini ve dindarları hedefe koyarak onları karalamaya çalışıyor. Biz bu ve buna benzer hiçbir çocuğun reşit olmadan ne evlenmesi ne de istismara uğramasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Dinimiz evlilikte akli ve fikri melekeleri olgunlaşmış kişilere evliliği müsaade eder. Evliliğin amacının ne olduğunu neden evlenmemiz gerektiğini Rabbimiz kitabında bizlere bildirmiş. Okumadan, araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle İslam’a ve inananlara saldıranlar, asıl cahillerdir.”
Allah'ın nurunu söndüremeyecekler
DİVA-SEN Genel Başkanı Mustafa Çopursuz ise, şunları dile getirdi: “İddia edilen hadisenin doğru olup olmadığını bilemeyiz. Hukuka intikal etmiş bulunan söz konusu davanın doğruluğu veya yanlışlığı mahkeme sonucu ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte, söz konusu olayı dinle, diyanetle, dini cemaatlerle, dindarlarla ilişkilendirmenin hiçbir ahlaki boyutu yoktur. Mazereti de olamaz. Şayet yapılmışsa böyle bir şey, bu sadece kişileri bağlar. Dine, diyanete, cemaate mal edilemez. Bunu dine, diyanete, cemaate mal etmeye çalışanların niyetleri ve düşünceleri kesinlikle iyi değildir. Kutsal değerlerimize çamur atmaya çalışanlar şunu bilsinler ki, dinimiz esenlik dinidir, sevgi ve hoşgörü dinidir, barış dinidir ve kesinlikle Allah’ın nurunu söndüremeyeceklerdir.”