• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Lisede skandal anlar: Bahçedeki ağacı yakıp kahkahalarla poz verdiler

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

İzmir'in Konak ilçesindeki Anadolu lisesinde bir grup öğrencinin okul bahçesindeki palmiye ağacını ateşe verip yanan alevlerin önünde gülerek video çekmesi sosyal medyada büyük tepki topladı.

Konak ilçesinde yer alan Nevvar Salih İşgören Eğitim Kampüsü Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde, pes dedirten bir olay meydana geldi. Okul bahçesindeki bir palmiye ağacını ateşe veren kimliği belirsiz öğrenciler, ardından alevlerin karşısına geçerek kahkahalarla poz verdi ve bu anları cep telefonlarıyla kayda aldı.


Alevlerin kısa sürede ağacı sarmasına aldırış etmeyen bazı öğrenciler, tehlikeli durumu eğlenceye dönüştürdü. Görüntülerde gençlerin, "Palmiye yaktılar" diyerek alkış tuttuğu, bir diğerinin ise "Profesyonel yaktı" ifadeleriyle gülerek video çektiği açıkça görüldü.

Yaktıkları ağacın önünde hatıra fotoğrafı çektiren öğrencilerin o anları ise büyük tepki topladı. Ağaç olay yerine gelen itfaiye ekiplerince söndürüldü. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Eyüp

İnsanoğlunun bakış açısı ne diyelim gören gönül gözleri

Recep Aydın Sosyal Bilimci

AĞACI YAKAN GENÇLER DEĞİL, GELECEĞİMİZİ YAKAN ZİHNİYET KORKUTMALI! İzmir'in Konak ilçesindeki bir Anadolu lisesinde yaşanan olay, aslında üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir toplumsal sorunu yeniden gözler önüne serdi. Bir grup öğrenci, okul bahçesindeki palmiye ağacını ateşe veriyor. Üstelik yaptıkları bu sorumsuzluğu bir suç olarak görmek yerine, alevlerin önünde kahkahalar atarak poz veriyor ve görüntüleri sosyal medyada paylaşıyor. İnsan sormadan edemiyor: Bu çocuklar neyin gösterisini yapıyor? Bir ağacı yakmanın, canlılara ve doğaya zarar vermenin neresi eğlence? Şimdi asıl meseleye gelelim. İmam hatip liselerinde yaşanan en küçük bir olayı fırsata çevirerek bütün bir eğitim kurumunu, öğretmenlerini, öğrencilerini ve velilerini hedef tahtasına oturtanlara soruyorum: Bugün bu rezilliği yapan öğrenciler bir Anadolu lisesinde okuyor. Peki, bu olay üzerinden bütün Anadolu liselerini, o okullarda eğitim gören öğrencileri ve öğretmenleri mi suçlayacağız? Elbette hayır! Çünkü bir öğrencinin yaptığı yanlış, o okulda eğitim gören binlerce öğrencinin karakterini temsil etmez. Öyleyse neden konu imam hatip liseleri olduğunda aynı sağduyuyu göstermekten kaçınıyorsunuz? Bir imam hatip öğrencisinin yaptığı yanlış üzerinden bütün imam hatipleri mahkûm etmeye çalışanlar, bugün yaşanan bu olay karşısında da aynı ahlaki ölçüyü kullanabilecek mi? Yoksa eleştiri, yalnızca ideolojik olarak karşı olduğunuz kurumlara yöneldiğinde mi haklı oluyor? Artık şu gerçeği kabul edelim: Bizim problemimiz yalnızca okul türleriyle, müfredatla veya eğitim kurumlarının isimleriyle açıklanabilecek kadar basit değil. Asıl problem, çocuklarımıza ne öğrettiğimiz, onlara nasıl bir karakter kazandırdığımız ve yanlış davranışları karşısında nasıl bir tutum sergilediğimizdir. Bir ağacı yakmak, yalnızca bir ağaca zarar vermek değildir. Bu davranış, insanın kendisine emanet edilen doğaya, kamu malına ve toplumsal değerlere karşı sorumluluk duygusunu kaybetmesinin de bir işaretidir. Üstelik bunu yaparken gülmek, poz vermek ve sosyal medyada paylaşmak, olayın vahametini daha da artırmaktadır. Bugün okul bahçesindeki ağacı yakmayı marifet sanan bir genç, yarın kendisine emanet edilen kamu malına nasıl sahip çıkacak? Bugün yaptığı yanlışla övünen, başkasının hakkını çiğnemekten neden çekinsin? Elbette bu çocukların ileride mutlaka kötü bir insan olacağını söyleyemeyiz. Henüz gençler ve değişebilirler. Fakat bugünden gerekli eğitim ve terbiyeyi vermezsek yarının toplumsal sorunlarını kendimiz hazırlamış oluruz. Yarın bu gençlerden biri yönetici olduğunda kamu malını korumayı, biri öğretmen olduğunda öğrencilerine örnek olmayı, biri anne veya baba olduğunda ailesine sevgi ve saygı göstermeyi nereden öğrenecek? Bunlar tesadüfen kazanılan özellikler değildir. Ailede başlar, okulda gelişir, toplumda şekillenir. İşte tam da bu nedenle eğitim dediğimiz mesele, yalnızca çocuklara matematik, fizik, tarih veya edebiyat öğretmekten ibaret değildir. Eğitim, insan yetiştirmektir. Başkasının hakkına saygı duyan, ağaca zarar vermeyen, anne babasına hürmet eden, öğretmenine saygı gösteren, haramdan ve haksızlıktan uzak duran insanlar yetiştirebilmektir. Peki, bütün bunları konuşurken hâlâ ideolojik kavgalarla mı vakit kaybedeceğiz? Kendisine Atatürkçü, Kemalist veya başka bir düşüncenin temsilcisi diyen hiç kimsenin, sırf kendi ideolojisi adına ahlak ve eğitim konusunda tekel iddiasında bulunmaya hakkı yoktur. Aynı şekilde muhafazakâr olduğunu söyleyen bir insan da kendi mahallesindeki yanlışları görmezden gelemez. Ahlakın partisi, okul türü, siyasi görüşü olmaz. Ancak bir kesimin yıllardır imam hatipler üzerinden yürüttüğü önyargılı kampanyaların da artık sorgulanması gerekiyor. Bir imam hatip öğrencisinin hatası bütün bir camiaya mal ediliyorsa, başka okullarda yaşanan olaylar karşısında da aynı genellemeyi yapmaya cesaret edebilecek misiniz? Yoksa sizin derdiniz gerçekten eğitim mi, yoksa yalnızca kendi ideolojik kalıplarınıza uymayan eğitim kurumlarını itibarsızlaştırmak mı? Gelin artık şu gerçeği kabul edelim: İdeolojik ezberlerle çocuk yetiştirilmez. Bir ülkenin geleceği, gençlerine hangi siyasi düşünceyi ezberlettiğiyle değil, onlara ne kadar dürüst, vicdanlı, merhametli ve sorumluluk sahibi olmayı öğrettiğiyle belirlenir. Benim derdim ne Anadolu lisesindeki öğrencileri mahkûm etmek ne de başka bir okulun yanlışını örtbas etmektir. Benim derdim, yarın bu ülkeyi yönetecek gençlerin insan olmanın sorumluluğunu öğrenmesidir. Çünkü ağacı yakan birkaç öğrencinin görüntüsü bugün sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Fakat o ağacın arkasında daha büyük bir soru duruyor: Biz nasıl bir nesil yetiştiriyoruz? Ve son sözüm şudur: Bir ağacı yakıp karşısında kahkaha atan gençlere kızmadan önce, o kahkahanın arkasındaki sorumsuzluğu sorgulayalım. İmam hatip düşmanlığı yaparak da eğitim savunuculuğu yapılmaz. Ahlak, ideolojik aidiyetin değil, insan olmanın meselesidir. Çocuklarımıza ideoloji ezberletmek yerine insan olmayı öğretelim. Çünkü bu ülkenin ihtiyacı, birbirine düşman nesiller değil; birbirinin hakkına, hukukuna ve değerlerine saygı duyan nesillerdir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23