Lâyık olana sevgi, müstehakına nefret
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bir kimsenin şahsına yapılan iyilik veya kötülüğe verdiği karşılığın hangi mânâya geldiği önemlidir. İşte detay:
İyiliğe iyilikle karşılık vermek onu mükâfatlandırmaktır. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek, onu cezâlandırmaktır. Kötülüğe iyilikle karşılık vermek, kerem ve cömertliktir. İyiliğe kötülükle karşılık vermek ise, alçaklık ve nankörlüktür.
Mevlânâ Celaleddin’nin gönlüne hitâben söylemiş olduğu şu sözleri bizler de gönüllerimize telkin etmeliyiz:
“Lûtuf merhemi ol; inciten diken olma! Kimseden sana bir kötülük gelmesini istemiyorsan; kötü sözlü, kötülük öğreten, kötülük düşünen olma! Her hâlinle amel-i sâlih içinde ol.”
ÎMÂNIN KEMÂLİ
Velhâsıl nefisten kaynaklanan ve aklı baştan gidererek insanı hata ve yanlışlara iten öfke, dizginlenmesi îcâb eden bir öfkedir. Ancak din, îman, ahlâk ve mâneviyâta karşı bir saldırı veya zulüm söz konusu olduğunda bîgâne ve umursamaz bir hâl içinde olmak, öfkeyi dizginlemek değildir. Bilâkis böyle bir davranış, derin bir gaflettir. Allah rızâsına nâiliyet için öfkeyi yenmek kadar, lüzûmu hâlinde Allah için öfkelenmek de ehemmiyetlidir. Zira îmânın kemâli; “lâyıkına muhabbet, müstehakkına nefret”i gerektirir.
Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Gönül Yolculuğu, Erkam Yayınları, 2013