ABD, Çin ve Japonya’ya ihracat 10 yılda ikiye katlandı. URGE projeleri ve fuarlarla 3 yılda 2 milyar dolar ihracatın aşılması bekleniyor. İşte o sektör temsilcilerinin gözünden yeni hedefler:
Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısının domine ettiği kuru meyve sektöründe Türkiye, TURQUALİTY Projeleriyle Çin, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri’ne son 10 yılda ihracatını yüzde 101 artırarak 93 milyon dolardan 187 milyon dolara çıkardı.
Sektörün hedefi ne?
Kuru meyve sektörü, yıllık 1,6 milyar dolarlık ihracatını TURQUALITY, URGE projeleri ve fuarlarda etkin pazarlama yaparak 3 yıl sonunda 2 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyor. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle hayata geçirdiği TURQUALİTY projeleri ve URGE projelerinin meyvelerini toplar konuma geldiklerini, Türkiye’den son 10 yılda yapılan kuru meyve ihracatının miktar bazında yüzde 9, değer bazında yüzde 12 arttığı süreçte ABD, Çin ve Japonya’ya ihracatta yüzde 101’lik artışa imza attıklarını dile getirdi.
Sürükleyici pazarlar
İhracatta başarının bakanlıkların, üreticilerin, tüccarların, üniversitelerin, araştırma enstitülerin ve ihracatçıların koordineli çalışması sayesinde geldiğini anlatan Başkan Işık, “Kuru meyve ihracatında son 10 yıldaki değişim sonrasında Avrupa Birliği’nin payı yüzde 50 olurken, diğer pazarlarda da yüzde 50’ye ulaştık. Burada sürükleyici pazarlar ABD, Çin ve Japonya oldu" dedi.
Rusya da hedef pazar arasında
Türkiye’nin yıllık 500 bin ton kuru meyve ihraç ettiğinin altını çizen Işık, “Devlet desteğiyle pazarlama yapıyoruz. TURQUALİTY ve URGE Projeleri bizim pazarlama faaliyetlerimizde bize güç veriyor. Önceki dönem 18 firmamızın katılımıyla bir URGE Projesi gerçekleştirmiştik. Türkiye Orta Vadeli Programda 2026 yılı için 302,2 milyar dolar ihracat hedefi koydu. Kuru meyve sektörü olarak bu hedefe 2 milyar dolarlık katkı sağlamak istiyoruz. Rusya Federasyonu’nu da hedef Pazar olarak belirledik.” yorumunu yaptı.