Küçük günahlara nasıl bakılmalı?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Hasan Basri Hazretleri basit görülen küçük günahlara bakışını şöyle ifade etti: Sen günahın küçüklüğüne bakma, günah kendisine karşı işlenen Zât’ın büyüklüğünü düşün!..
Günahları büyük-küçük diye ikiye ayıran bir zat, küçük günahları mühimsemeyip basite almış, küçükler önemli değil, demek istemişti. Hasan Basri Hazretleri basit görülen küçük günahlara bakışını şöyle ifade etti:
- Sen günahın küçüklüğüne bakma, günah kendisine karşı işlenen Zât’ın büyüklüğünü düşün! O zaman küçük gördüğün günahlar da gözünde büyür, işlemeye cesaret edemez hale gelirsin..
Demek, bazı günahların küçüklüğüne değil, günah kendisine karşı işlenen Zât’ın büyüklüğüne bakılmalı, ona göre o günahı düşünmeli.. Gizli kalan günahların ilan edilmemesi konusunda da ikazları vardı. Şöyle diyordu:
- Sakın günahları ilân etmeyin. Zira ifşâ edilmeyen günahlar, her zaman tövbe edilerek affedilmeye aday günahlardır. Ama onu ilân ederseniz, artık dönüş yolunu kapamış olursunuz. Allah bildikten sonra kuldan niye saklayayım, diyerek günah şahidinizi çoğaltmayın sakın! Çünkü siz tövbe edersiniz Allah tövbenizi bilir affeder, kullar tövbenizi bilmez, size günahkâr diye bakmaya devam ederler.
“İnsanları hangi şey helak eder?”
Şakik-i Belhi’ye, “İnsanları hangi şey helak eder?” diye sorulmuştu.
Cevaben, “İnsanları iki şey helak eder:
Biri, tevbe ederim diyerek günah işlemeleri; diğeri de, zamanında yapması gereken tevbeyi sonra yaparım diye geciktirmeleri…” dedi.