• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kovid-19 araştırması: Yüzde 70’i Covid-19’a yakalanmadı, yüzde 73 zorunlu aşıya karşı

Yeniakit Publisher
2022-03-10 17:59:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kovid-19 araştırması: Yüzde 70’i Covid-19’a yakalanmadı, yüzde 73 zorunlu aşıya karşı

Kapsamlı bir korona araştıması yapan Konda Araştırma&Danışmanlık, toplumun normalleştiğini belirtirken yüzde 70'in hiç koronavirüse yakalanmadığını ortaya koydu. Vatandaşların yüzde 73'ü ise aşının zorunlu olmasına karşı.

 YENİ AKİT/ANKARA 

“Değişen Hayat; Pandemi ve Türkiye 2020-2022” raporu açıklandı. Tam iki yıldır yaşama yön veren Covid-19 salgınına toplumun bakışını, maske kullanımına dair fikirlerini, aşıya dair görüşlerini ve süreçte etkilenen ekonomileri ve ruh hallerini anlamaya yönelik Konda Araştırma&Danışmanlık Şirketi tarafından yürütülen araştırma, bir dizi derinlemesine görüşme ile de desteklenen yapısıyla halkın gözünden Türkiye’de pandeminin dünü, bugünü ve yarınına dair çarpıcı bir tablo çiziyor.

Türkiye’de gerçekleştirilen en kapsamlı araştırma

Pandeminin dünü, bugünü ve yarını üzerine Türkiye’de kapsamlı araştırmaya bir imza atan Konda Araştırma&Danışmanlık Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır 11 Mart öncesinde gerçekleştiren toplantıda pandeminin öğrettiklerine değindi:

“Oluşturan bu rapor, iki yıllık geniş bir araştırma verisi üzerine zihin haritalarımızda neler değişti gibi kıymetli bilgilerle harmanlanmış, pandeminin hayatlarımızı nasıl etkilediğine dair Türkiye’deki en kapsamlı araştırmaya ait. Raporun sonuçları da doğrultusunda pandeminin öğrettiği birçok şey olduğu muhakkak. Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi küresel problemlere karşı küresel çözüm üretecek kurumlara ihtiyacımız olduğu. Ayrıca insanlık olarak bilgiye ve güvene çok ihtiyaç duyuyoruz. Bununla birlikte hepimiz hayatımıza özen göstermeyi öğrendik. Aynı zamanda da empati kurmayı ve dayanışmayı da öğrendik. Sağlık konusundaki duyarlılığımız artı. Ve bir diğer önemli öğreti de güvenlik denen şeyin sadece askeri bir şey olmadığını yaşayarak gördük. Toplumsal sağlık güvenliğinin önemini kavradık”

Vatandaşlar kişisel önlemlerini alıyor

Araştırmada ortaya çıkan en önemli verilerden biri, son dönemde esnetilen tedbirlere rağmen insanların virüse karşı önlem almaktan vazgeçmedikleri. Ellerini sıklıkla yıkamaya devam eden, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayan ve toplu taşıma kullanmayanların oranı yüzde 88’i bulduğu belirtilirken hiçbir önlem almıyorum diyenlerin oranı ise sadece yüzde 12’de kalıyor. Aralık ‘21 verilerine göre toplum, koronavirüsün hâlâ tehlikeli olduğunda hemfikir. Yüzde 48’i Covid-19’a yakalanma riskinin hâlâ çok yüksek olduğunu ifade ederken, yüzde 19’u riskli bulduğunu söylüyor. Toplumun yalnızca yüzde 5’i tehlikenin geçtiği görüşünde. İnsanlar hâlâ tokalaşmaktan, sarılmaktan çekiniyor.

 

“Değişen Hayat; Pandemi ve Türkiye 2020-2022” araştırması verileri ve derin birebir görüşmeler, salgın süresince toplum genelinin maske kullanma eğilimini neredeyse hiç terk etmediğini gösteriyor. Bu süreç boyunca toplumun yüzde 95’inden fazlası koronavirüsten korunmak için maske kullandı. Pazar ve marketlerde maske takma zorunluluğunu ise araştırmaya katılanların yüzde 99’u onaylıyor. Geçtiğimiz yaz aylarından bu yana ise maske kullanımı, toplumun genel olarak salgın koşullarında rahatlama evresine geçişinin bir parçası haline geldi. Ekim ayındaki ölçüm kendisi koronavirüse yakalanan kişilerin daha çok maske kullandıklarını gösteriyor, şubat ayına gelindiğinde ise her iki durumda da benzer oranda maske kullanıldığı görülüyor. İnsanların maske konusundaki tutumları genel olarak hassas. Çünkü aşıyla ilgili bilgi kirliliğinden dolayı aşıya temkinli yaklaşanlar da maskenin koruyuculuğuna güveniyor. Aşıya rağmen maske takılması gerektiği algısı, zihinlere yerleşmiş durumda. Toplum, maske kullanımını artık zorunlu bir alışkanlık olarak görüyor.

Toplumun yüzde 57’si virüsle tanıştı

Toplum genelinde ailesinde, yakın veya uzak bir akrabasında koronavirüsten hastalanan kişi oranı giderek artan bir eğilim sergiledi. Bugün, toplumun yüzde 57’si ailesinde, yakınında koronavirüsten hastalanan en az birisinin olduğunu söylüyor. Ayrıca evinde koronavirüs vakası görülen kişi sayısının en çok tam kapanma dönemi öncesi olan Mart-Mayıs 2021 arası ile Ekim 2021 sonrasında arttığı görülüyor. Bugün her 2 kişiden 1’i evinde koronavirüsten hastalanan en az birinin olduğunu söylüyor.

Toplumun yüzde 70’i Covid-19’a yakalanmadı

Aralık ‘21 verilerine göre toplumun yüzde 70’i Covid-19’a yakalanmadığını söylüyor. Derin görüşmeler de bu veriyi destekliyor. Hastalığa bugüne dek yakalanmamayı aldığı önlemlerle açıklayanlar olduğu kadar şansla, kaderle açıklayanlar da var.

Kadınlar erkeklerden daha temkinli

Salgın süresince kadınlar, erkeklere göre salgın öncesinde olduğundan daha az sokağa çıkma eğiliminde oldu. Toplumun her rahatlama evresine geçtiği dönemde erkekler daha çok sokağa çıkmaya başladı. Salgın süresince kadınlar, erkeklere göre koronavirüse karşı daha temkinli davrandılar. Halen kadınların yüzde 36’sı, erkeklerin yüzde 23’ü gerekmedikçe sokağa çıkmadığını söylüyor. Gençler ise her zaman daha çok sokağa çıkma eğiliminde oldular. 15-17 yaş grubunda yer alanlar, kendileri özelinde uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırılmasından sonra daha hızlı rahatlama ve normalleşme eğilimi gösterdi.

Yüzde 73 aşının zorunlu olmasına karşı

2020’nin sonunda koronavirüs aşısına yönelik isteyen kişinin aşı yaptırabilmesi, aşının zorunlu olmaması yönündeydi. Her 100 kişiden 27’si aşının zorunlu tutulması gerektiğini düşünürken yüzde 73 aşının zorunlu olmaması gerektiğini söylüyor. Aşı yaptırma fikrine sıcak bakanların artmasıyla birlikte, zamanı geldiğinde aşısını yaptıranların oranı da yükseldi. Kendi isteğiyle aşı olanlar olduğu kadar; HES kodu zorunluluğuyla birlikte maçları izleyebilmek, alışveriş merkezlerine girebilmek için aşı olanlar da oldu. Görüşmelerde ülkelere güven bağlamında bir aktarım olarak “Sadece Türk aşısı olurum” diyenlerin oranı da oldukça yüksek. Her 5 kişiden 2’si seçme şansı olması durumunda Türkiye’de geliştirilen aşıyı yaptırmayı tercih etmiş, her 4 kişiden 1’i de Almanya’da geliştirilen aşıyı tercih edeceğini belirtmişti. Eylül 2021’deki verilere göre toplumun yüzde 66’sı sırası gelen tüm aşılarını olduğunu ve gerektiğinde diğerlerini de olacağını söyledi. Aşılamanın başladığı dönemde aşı yaptıranlar da yaptırmayanlar da benzer oranlarda maske kullanmaya devam etti. Eylül 2021’den bu yana ise aşı yaptıranlarda maske kullanma eğilimi aşı yaptırmayanlara göre daha yüksek seyrediyor. Ayrıca koronavirüs aşısı yaptıranların koronavirüse karşı daha çok önlem alma davranışı, el dezenfektanı ve benzeri sıvıların kullanımında da görülüyor. Son aylardaki düşme eğilimine karşın, aşı yaptıranların yarısından fazlası, aşı yaptırmayanların da beşte ikisinden fazlası el dezenfektanı kullanıyor.

En hızlı normalleşme toplu taşımada

Toplumun bir gereklilik sonucu kademeli olarak en hızlı normalleştirdiği koronavirüs önlemi toplu taşıma kullanımı oldu. Ocak 2022’ye kadar erkekler daha çok toplu taşıma kullanma eğilimine sahipken, Şubat 2022’de kadın ve erkeklerin toplu taşıma kullanım oranları eşitlendi. Koronavirüs önlemi olarak toplu taşıma kullanmadığını söyleyenler, ikinci yıla girildiğinde kadınlar ve erkeklerde yüzde 17 oranında eşitledi. Ancak halen 49 yaş ve üzerindeki her 5 kişiden 1’i toplu taşıma kullanmaktan kaçınıyor.

Salgın sonrası normale dönüş

Salgın sonrası normale dönüş konusunda insanlar hemfikir olsa da hepsinin buna biçtiği zaman dilimi farklı. Bir yıl içerisinde diyen de iki-üç yıl içerisinde normal yaşamlarımıza dönebiliriz, diyen de var. Bununla birlikte küresel salgınların gelip geçici olmadığı ve artık hep bu minvalde salgınlar yaşayacağımızı düşünenler de “hayat zaten normal akıyor” diyenler de mevcut. Koronovirüsün etkilediklerinden biri de beslenme alışkanlıkları. İnsanlar artık beslenmelerine daha çok dikkat ediyorlar ve takviye gıdalar, ek besinlerden daha fazla yararlanıyorlar. Bitkisel ağırlıklı beslenme, çeşitli vitamin ve yağların kullanımı, özellikle çocuklu kadınların gündemine ve bütçesine girmiş durumda.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hakan

ben yoğun bir iş yerinde çalışmama rağmen pandemi denilen yalan ortaya cıktığından beri otobüs ve marketler haricinde (onlarda da kimse laf söylemesin diye taktım) hiç bir yerde maske takmadım hastada olmadım tanıdığım çift maske takan eldivensiz gezmeyenler 2 kez hasta oldu ben ilk günden maskenin ve eldivenin dahi el dezenfektanlarının koronadan daha tehlikeli ve zararlı olduğunı savundum ayrıca çalıştığım yerin müdürü beni sürmekle tehdit etmeseydi aşı dahi vurunmayacaktım benim savunduğum bu tezlerin ne kadar doğru olduğunu bu haber tescillemiş oldu biraz akıllı düşünmek he şeyi değiştiriyor

ccc

Mankutlaştılmak için yalvarak yüzde 27 lik bir kesim var yani. Aşıya sonuna kadar karşıyor ve Aşı olanların aşırı dikkat edenlerin virüse yakalandığına kendim şahidim artık bitsin bu korku pompalama işi...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23