1983 yılında sınai haklar alanında hizmet vermek amacıyla Bursa’da kurulan Destek Patent’in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, 1990’lı yıllarda genel merkezini İstanbul’a transfer ettikten sonra odaklandığı hizmet ihracatında ilk 500 şirket arasına girerek, sektörünün parmakla gösterilen şirketi yönetiyor. Kurulduğu günden bugüne; marka, patent, tasarım ve telif hakları konusunda çalışmalar yapan ve patentle ilgili yasanın çıkmasında büyük gayreti olan Yamankaradeniz, sektörün ekonomiye olan katkısını ve hedeflerini Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.
Kurulduğu günden bugüne; marka, patent, tasarım ve telif hakları başta olmak üzere entelektüel varlık bilincinin yerleşip yaygınlaşması, bu değerlerin nitelikli bir hizmet anlayışıyla korunması ve ticari değere dönüştürülmesi için çalışmalar yapan Destek Patent, 25 yıl öncesine kadar farkına varılmayan ekonomik değerleri iş dünyasına ve ekonomiye kazandırdı. Şirketin patronu Kemal Yamankaradeniz, firmaların yeni birimleri ile Ar-Ge ürünlerine odaklanmasının Türkiye’nin ihtiyacı olan yatırımlara ile yenilikçiliğe yönelmesinde büyük rol oynadığını, bu süreçte güçlenen markaların patent gibi önemli değeri alarak ekonominin global yörüngesinde daha sağlam konumlandıklarını vurguladı. Patentle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı Sınai Mülkiyet Kanununun çıkmasında emeği geçen Kemal Beyin dikkat çekici tespitleri ise şöyle:
VARLIK BİLİNCİNİ TİCARİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ
Şirketimiz bugüne kadar; ulusal ve uluslararası alanda 200.000’den fazla “Marka”, 40.000 üzerinde “Patent/Faydalı Model”, 300.000’e yakın “Tasarım”a danışmanlık ve vekillik yaptık. Bursa’da başladığımız serüvenimizde şu an üç ülkede yer alan 15 şubemiz ve 250’i aşan alanında uzman personelimiz ile müşterilerimize hizmet veriyoruz. Şube ağımızı, açmayı planladığımız yeni şubelerimiz ile genişletmeye devam edeceğiz.
NE TÜR HİZMETLER VERİYORUZ?
Sunduğumuz hizmetlerin omurgasını marka, patent ve tasarım tescil süreçleri oluşturuyor.
Marka Tescili başta olmak üzere, patent başvuru işlemleri, patent araştırma ve analizlerinden patentlerin ticari değere dönüştürülmesine her aşamada hem yurtiçinde hem de yurtdışında bizi tercih edenlerin yanında bulunuyoruz. Buluşların takip ve korunmasında, fark oluşturacak, estetik, özgün, maddi getirisi yüksek tasarımların korunmasında, hem bölge insanının emeğine hem de şehrine imaj katan coğrafi işaret tescili konularında hizmet vermekteyiz.
Günümüz rekabet şartlarında kendi markalarını oluşturabilen, katma değer unsurlarıyla fark edilebilen ve tercih edilen markalar rakipleri karşısında önemli avantajlar elde ediyor ve karlılığını sürekli kılıyor. Markanız için yaptığınız yatırımların sonucunu test etmek için bir değerleme yapmak gerekir. Biz de, uluslararası alanda kabul görmüş bir değerleme metodolojisi kullanarak hem marka hem patent değerleme hizmeti vermekteyiz.
MARKA BULMA VE DEĞERLEME BİZİM İŞİMİZ
Sektördeki rakiplerimizden farklı olarak sunduğumuz ürünler var. Bunları; marka değerleme, marka bulma (MarkArt), patent değerleme, inovasyon yönetimi sistemi (Patsis) olarak sıralayabiliriz.
VERDİĞİMİZ HİZMETLERLE İHRACATÇI OLDUK
35 yıl içinde kurup geliştirdiğimiz network sayesinde sadece iç pazarda değil, 200 ülkeye tescil hizmetleri veriyoruz. Hizmet ihracatçıları içerisinde ilk 500 içerisinde yer aldık, her geçen yıl sıralamamız yükseliyor. İhracatımızın en yoğun olduğu alanlar ise Avrupa Birliği ülkelerinden oluşuyor.
TÜRKİYE PATENT ALMA KONUSUNDA NEREDE?
Türkiye dünya patent pazarında hızla ilerleme kaydediyor. 2017 yılında TÜRKPATENT’e 8 bin 625’i yerli, 10 bin 658’i yabancı olmak üzere toplam 19 bin 283 patent başvurusu yapıldı. Yerli patent başvuruları 2016 yılına göre yüzde 34 oranında artış gösterdi. Bu artış, 2023 yılında 50 bin patent başvurusu hedefimize ulaşmamız yönünde doğru adımları attığımızı gösterir. 2017 yılında dünyada 243 bin 500 patent başvurusu yapılırken, Türkiye bin 235 başvuru ile dünya patent liginde 21’inci sırada yer aldı. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün (WIPO) Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) verilerine göre, 2017’de patent başvuruları bir önceki yıla oranla yüzde 4.5 arttı.
ABD VE ÇİN YARIŞ HALİNDE
Patent liginin zirvesinde 56 bin 624 başvuru ile ABD yer alırken, onu 48 bin 882 başvuru ile Çin takip etti. Patent liginde ilk 15 ülke arasında Çin, çift haneli büyüme gerçekleştiren tek ülke oldu. Bununla beraber Çin, 2003 yılından bu yana patent başvurusunda her yıl yüzde 10 ve üzerinde büyüme sağlıyor.
SEFERBERLİKLE GÜCÜMÜZÜ ARTIRMAK MÜMKÜN
Yerli yazılım konusunda büyük bir seferberlik başlatıldı. Benzer bir konu bizim sektör için de gündeme getirilirse alt yapı yönüyle hazırlıklı olduğumuzu düşünüyorum. 1983 yılındaki kuruluşumuzdan bugüne kadar aslında Türkiye’de Ar-Ge’nin, inovasyon çalışmalarının ve patent sayılarının artması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu konuda elimizden geldiğince kamuoyunu bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Şu an Türkiye’nin, hem kamu kuruluşları hem de özel sektörü ile böyle bir seferberliğe hazırlıklı olduğunu düşünüyorum. Hükümetimiz de yeni Ar-Ge ve patent kanunları ve teşvikler ile bu konuda büyük destek sağlıyor.
ARGE VE İNOVASYONA YATIRIM UMUT VERİYOR
Fikri ve Sınai Haklar alanında yapılan her çalışma ekonomiye çok büyük katkı sağlıyor. Hatta ülkemizde de çok yakın zamanda katma değerin lokomotifi patent olacak. Bir ülkenin sürdürülebilir bir ekonomik büyüme gösterebilmesi için ihracatın yoğun olduğu sektörlere odaklanması gerekiyor. Bu sektörlerde söz sahibi olabilmek için de Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapılmalı. Son iki yılın rakamlarındaki olumlu artış, ülkemiz adına umut verici. Fikri ve sınai haklar konusunda dünya ülkeleri arasındaki mevcut konumumuzu daha iyi seviyelere taşımamız için bilinçli bir toplum yapısına kavuşup inovasyonu sürdürebilir hale getirmemiz gerekiyor. Bu şekilde ekonomimizdeki büyüme ve gelişim devam edecektir.
E- DÖNÜŞÜM TASARRUF GETİRDİ
e-Dönüşümü yakından takip ediyoruz. Bu süreç iş aleminin verimliliğine de katkı sağladı. Bilgi çağının ve dijital dünyanın getirilerinden olan e-fatura, e-defter ve e-bilet gibi uygulamalar hem iş dünyasına hem ekonomiye büyük katkı ve hız sağlıyor. E-Dönüşüm sayesinde, kağıda basılı faturaların ve evrakların üretiminden işlenmesine kadar olan maliyetler azaldı, hem kağıt nüsha saklama zorunluluğu olmamasıyla yerden tasarruf sağlandı hem de bu şekilde işletmeler e-arşiv ile istediği bilgiye her yerden kolay ve hızlı bir şekilde erişim sağlayabiliyor.
ÜNİVERSİTE-SANAYİİ İŞBİRLİKLERİ DESTEKLENMELİ
Üniversite-sanayi iş birliği Türkiye ekonomisi ve endüstrisinin yenilikçi yapısının gelişimi için büyük önem taşıyor. Bunun için, sahip olduğumuz bilgi birikimi ve teknolojik altyapıyı kullanarak üniversite-sanayi işbirliğinin yaygınlaştırılması, teknoloji destek ve geliştirme merkezleri, yeni teknoparklar ve teknoloji enstitülerinin kurulmasının desteklenmesi ve Ar-Ge, inovasyon kapasitesinin artırılmasına daha çok katkıda bulunmalıyız.
Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan buluş sayılarının her geçen yıl artış göstermesi ve bunların patent müracaatlarının yapılıyor olması ülkemizde patent sayılarına olumlu etki ediyor. Toplumun yenilikçi ve buluş kültürüne sahip olması ülkemizin geleceğini ilgilendiren ve çözüm bekleyen teknolojik yeniliklerin önünü açacaktır. Nitekim son beş yılda yapılan patent ve faydalı model müracaatları ve marka müracaatları büyük artış kaydetti. Teknoloji alanında çalışmalar çok sayıda yürütülen proje ile ön plana çıktı.
Üniversitelerde üretilen bilginin ticarileştirilmesine de dikkat edilmeli. Özellikle ABD’de bu model üzerine yıllar önce odaklanılmış ve çok başarılı sonuçlar da alınmış. Üniversitelerimiz bünyesinde Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) bu amaçla oluşturuldu. Bu ofislerin sanayi ve üniversite arasında köprü işlevi görmesi gerekiyor.
ETİK, KALİTE ARAYIŞI VE MARKALAR
Kemal Yamankaradeniz’i uzun süredir pr çalışmalarında da yalnız bırakmayan Türkiye İtibar Atölyesi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Acar, marka kavramının insanlık tarihinin gelişimde önemli roller üstlendiğini dile getirerek şu tespitlerde bulunuyor: Anladığımız manada markanın ya da markalamanın ilk kez hangi zaman diliminde kullanılmaya başlandığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, eski çağ dönmelerinden bu yana ayırt edici işaret olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Ülkemizde markalar 1965’te çıkarılan 551 Sayılı Markalar Kanunu’nun kabulü tarihine kadar yürürlükte kalan 1857 tarihli Alamet Farika Nizamnamesi ile korunmuştur. 24 Haziran 1995’e gelindiğinde 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile 1965’te çıkarılan 551 Sayılı Markalar Kanunun 51, 52 ve 53. maddeleri dışında yürürlükten kaldırılırken, Türkiye Patent Ofisi kurularak marka ve buluşlar koruma altına alındı. 10 Ocak 2017’de de 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çıkarılarak fikri mülkiyet konusu ülkemizde uzun yıllardır beklediği yasasına kavuştu. Bugün her birimiz günde ortalama 7 bin markanın logosu ile karşılaşıyoruz. Çoğu bizim için sıradan işaret ya da yazılar gibi gelse de altında binlerce yıllık deneyim ve hak arama çabası, mülkiyet hakkı talebi yatmakta. O yüzden tanık olduğumuz ya da logosunu gördüğümüz her markayı insanoğlunun ticari etik ve kalite arayışının binlerce yıldır süren çabası olarak görmekte fayda var…
SOSYAL MEDYASIZ OLMAZ
Teknolojideki bu hızlı gelişim ve değişim sayesinde sosyal medya, günümüzde giderek artan etkiyle dünyanın her yerinde her alanda kullanılıyor. Günümüzde sosyal medyadan geri kalmak, önemli bir bilgi akışından da geri kalmak anlamına geliyor. Bundan dolayı hem kişisel olarak ben hem de kurum olarak sosyal medyanın içinde yer alıyor ve olabildiğince yararlanmaya çalışıyoruz.
2023 HEDEFİ YAKALANACAK
Bu yıl patent ile ilgili olumlu haberler üst üste geldi. Geçen yıla kadar 17 bin olan patent adedimiz yüzde 30 veya 40 oranında artması kaçınılmaz. 2023 hedefi 50 bin patent. Bu hedef yakalanacak. Firmalar yeni birimleri ile Ar-Ge ürünlerine odaklanıyor, yatırımları ile yenilikçiliğe yöneliyor. Bu adımlarla ürünlere talep yağıyor, firmaların gelirleri yüzde 15 ila 20 oranında büyüyor, doğal olarak kârları katlanıyor. Patent başvurularında birinci şehrimiz İstanbul olurken, bu ilimizi Ankara, Bursa, İzmir, Kocaeli, Gaziantep takip ediyor.
BULUŞLARIN PATENTİ ALINMALI
Teknolojinin yoğun olarak hayatımıza girdiği bu dönemde bir konu gözden kaçırılmamalı. Mutlaka ve mutlaka buluşların patenti alınmalı. Patentli buluş korunabilir, elde bulundurulabilir, kiralanabilir.
SIRA ARTIK SANAYİCİDE
Marka ve patent teşvikleri konusunda yatırımcılara bugüne kadar önemli imkânlar sunuldu. Patent alan firmalar kurumlar vergisinden muaf tutuldu. Artık sanayicilerin de patent alımı için harekete geçmesi gerektiğini her fırsatta söylüyoruz, bu konuda devletin destekleri de devam ediyor.
KONUT PROJESİNDE DE İDDİALI
Türk iş dünyasında patent kültürünün yaygınlaşmasında rolü olan Destek Group, geçtiğimiz aylarda İstanbul Anadolu Yakası’nın yatırımda öncü ilçesi Kartal’da konumlanan “Heran İstanbul” projesini satışa sunmuştu. İnşaatı devam eden proje, panoramik deniz ve adalar manzarasına sahip daireleriyle tüketicilerin ilgisini çekti. Lansman döneminde 269 bin liradan başlayan fiyatlarla yatırımcılarla buluşturulan projedeki daireler şu anda hâlâ bölgesindeki diğer projelere göre iddialı fiyatlarla satılıyor. “Her an mutluluk” mottosuyla hayata geçirilen proje 4 blokta 318 konut ve 20 cadde mağazasından oluşuyor. Kemal Yamankaradeniz, “Sektörde derin birikimlerimizi projemize yansıttık ve Kartal’da Heran İstanbul projesini geliştirdik. Projemiz; konumu ve ayrıcalıklarıyla bölgeye ve yatırımcısına her geçen gün değer kazandıracak bir proje” değerlendirmesinde bulundu.