Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Türkiye'nin problemi depocular değil repoculardır" diyen Karamollaoğlu ekonomiye yönelik 'faiz' eleştirisinde bulundu.
Haftalık basın toplantısında konuşan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu gündemdeki konuları değerlendirdi. Karamollaoğlu, geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi genel merkezine ziyarette bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesine de değindi.
"Sayın Kılıçdaroğlu bir nezaket ziyaretinde bulundu. Bizim 'ittifak' diye bir konu gündemimizde kesinlikle yok, bunun bilinmesini istiyorum." diyen Karamollaoğlu, söz konusu görüşmenin ittifak talebinde bulunma ziyareti olmadığını söyledi.
Görüşmede ittifak konusunun gündeme gelmediğine işaret eden Karamollaoğlu, şöyle konuştu:
"Kanaatimizi de çok açık ve net olarak söyledik ki mahalli seçimler genel merkezler tarafından yapılacak ittifakların oluşturulacağı seçimler değildir. Biz daha önceden de ifade etmiştik, genel seçimlerdeki ittifak, adeta anayasanın bir zorlaması neticesinde yapılmış bir ittifaktı. Yüzde 10 barajı vardı, o barajı geçebilmek, alınan oyların daha fazla değer kazanmasını sağlayabilmek için böyle bir teşebbüste bulunulmuş ve adım atılmıştı."
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'na ilişkin de değerlendirmede bulunan Karamollaoğlu, bu konuda yapılacak en basit işin asgari ücretten alınan verginin kaldırılması olduğunu söyledi.
Karamollaoğlu, bir soru üzerine Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginliğin endişe verici olduğunu vurgulayarak, "Ümit ediyoruz ki kısa zamanda bu ortadan kaldırılır." dedi.
İşte Karamollaoğlu'nun açıklamalarından satır başları;
"Bu hafta da gündeme ne yazık ki üzücü hadiselerle başlamak mecburiyetinde kaldık. Öncelikle Gebze’de Viyadükün çökmesi sonucu 5 işçimiz enkaz altında kaldı. İşçilerimizin sağ salim çıkarılmasını temenni eder, kazada yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi iletirim. Geçtiğimiz Pazartesi günü İstanbul Sancaktepe'de eğitim uçuşu yapan askeri bir helikopterimiz düştü. Kaza neticesinde, 4 evladımız şehit oldu, 1 askerimiz ise yaralandı. Bu kazada şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diler, acılı ailelerine sabr’ı cemil niyaz ederim. Yaralı askerimizin ise bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni ederim. Bu üzücü hadisenin yanı sıra Sivas'ta yolcu treninin, yük treni ile çarpışması sonucu 8 vatandaşımız yaralandı. Bu kazada yaralanan vatandaşlarımıza da şifa dilerim.
"Coğrafyamız kıskaç altında"
Gündemimize bu haftanın önemli dış politika gelişmelerinden birisi ile devam etmek istiyorum. Bildiğiniz üzere Ukrayna ve Rusya arasında uzun zamandır ciddi bir kriz söz konusu. Bu kriz geçtiğimiz pazar günü tekrar gün yüzüne çıktı. Biz ister İslam ülkesi olsun ister olmasın bütün insanlığın sorunları ile ilgileniyoruz. Bugün coğrafyamız özellikle de İslam ülkeleri ne yazık ki savaşların kıskacında ciddi bir kargaşa ile karşı karşıyadır. Bölgemizde savaş ve çatışmanın yayılması bu coğrafyanın asil unsurları için kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyecektir. Biz ister Suriye, ister Irak, ister Yemen, ister Ukrayna olsun yeryüzünde yaşanan bütün çatışma ve savaşların son bulmasını temenni ediyorum.
Soğan eleştirisi
Karamollaoğlu İç Politika da yaşanan gelişmelere yönelik olarak ise şu açıklamalarda bulundu;
“İlk olarak kanayan yaramız olan ekonomi ile başlamak istiyorum. Malumunuz olduğu üzere geçen hafta iktidar ekonomiyi düzeltmek için son derece önemli bir karar aldı. Ekonomimize zarar veren ne kadar “soğan lobisi” varsa diz çöktürmek için kolları sıvadı. Depo depo soğan stoğu arıyorlar. Üreticinin kış ayı için sakladığı bir kamyon dahi gelmeyecek soğanı stokçulara ağır darbe diye millete anlatıyorlar. Neymiş 30 ton soğan ele geçirmişler bugün 30 ton soğanın en iyi ihtimalle ederi 150 000 Liradır. Bugün Türkiye’nin sadece 2018 yılında ödenecek olan dış borç faizi 9 Milyar dolardır. 2017 bütçesinde faize ayrılan miktar 57.5 milyar liradır. Çok açık ve net bir biçimde ifade etmek istiyorum. Bugün Türkiye’nin problemi depocular değil, repoculardır. Yetkililer üreticimizi töhmet altında bırakıp üç kuruşluk malına göz dikeceğine, Çukurambar’da kurulmuş komisyoncuların peşine düşmeleri daha isabetli olur.
"İsraf ve ihalelerde yolsuzluk yapanlar da denetlenecek mi?"
Bugün ne yazık ki içinde bulunduğumuz durum tam anlamıyla bir trajediye dönüşmüş durumdadır. Stokçuluk bahanesi ile hal esnafının depolarını basacağız diyen iktidara, sormak istiyorum belediyelerde ve kamu kurumlarında ihalelerde yolsuzluk yapanları da israf edenleri de aynı şekilde denetleyecek mi? Yoksa yolsuzlukları belgeleyenleri görevden almaya devam mı edecek? Bu yapılan stokçuluk mücadelesi fiyatları düşürmek için mi? Yoksa tarımda ithalatın üstünü örtmek için mi? Enflasyonu düşürmek için rapor yayınlayanı görevden alıyorlar. Ürünlerin fiyatını düşürmek için üreticinin boğazına sıkıyorlar. Türkiye bu zihniyet ile daha fazla idare edilemez. Esnafımızın ve üreticimizin içine düştüğü durum ne yazık ki tam manasıyla Mahzun-i Şerif’in dediği gibidir yoksulun sırtından doyan doyana bunu gören yürek nasıl dayana, yiğit muhtaç olmuş kuru soğana bilmem söylesem mi söylemesem mi.
"Alım gücünde en son sıralara düştük"
Bugün gelinen noktada iktidar yaşanan ekonomik krize komik tedbirler almaktan başka bir şey yapamıyor. Çarşı, Pazar her geçen gün daha da ateş pahası oluyor. Ürünlerin gramajı düşürülüyor, fiyatlar artıyor. Ne yazık ki Türkiye’nin bu ekonomi yönetimini taşıması mümkün gözükmüyor. Bakınız 5 Kasım 2018 tarihli bir araştırmaya göre ülkelerin asgari ücretle alabildiği toplam benzin litresi bu vahim durumu bir kere daha ortaya koyuyor. Listede 21 Avrupa ülkesi içerisinde asgari ücret ile 317 LT benzin alarak Türkiye en sondan ikinci sırada bulunuyor. Eğitimde en son sıralardayız, Adalette en son sıralardayız, basın özgürlüğünde en son sıralardayız, akademik kalitede ilk 500’e giremiyor durumdayız. Geldiğimiz noktada ne yazık ki alım gücünde de en son sıralara düşmüş durumdayız.
"Asgari ücrete enflasyon oranınca zam yapılsın"
Bugün ziraat odalarını ziyaret ediyoruz çiftçimiz kan ağlıyor. Esnaf ve Ticaret odalarını ziyaret ediyoruz sanayicimiz, işçimiz kan ağlıyor. İnsanlarımız ay sonunu getiremiyor. Önümüzdeki günlerde Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanacak. Biz şimdiden uyarılarımızı yapmak istiyoruz. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 6 bin 328 TL, açlık sınırının ise 1972 TL’dir. Asgari ücret ile bu rakamlar arasındaki makas her geçen gün artmaktadır. Bizim bu konudaki önerimiz asgari ücrete enflasyon oranınca zam yapılması ve asgari ücretten vergi alınmamasıdır. Unutulmamalı ki göstermelik zamlar bugün insanımızın derdine derman olmayacaktır."