• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Kalp pusulamız falcılar değil Kur'an olsun

Yeniakit Publisher
2016-03-16 19:57:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Kalp pusulamız falcılar değil Kur'an olsun

Falcılık, büyücülük, yıldızlardan, burçlardan haber alma, geleceği bilmek isteme merâkı, insanoğluna verdiği onca zarara ve kötülüğüne rağmen insanlık târihinde hep bir yer edinmiştir. Bu sebeple de sürekli olarak sahtekârların kazanç kapısı haline gelmiş ve hâlâ da bu şekilde devâm etmektedir.

Enes bin Malik’den (ra) rivâyetle, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Kim büyücüye (kâhine) gelir onun dediklerine inanırsa, Muhammed’e (sav) indirilen Kur’ân’dan uzaklaşmış olur. Kim de inanmadığı halde yine büyücüye giderse kırk gece kıldığı namaz kabûl olunmaz.” (Taberâni)

Günümüzde de insanlar iş sâhibi olmak, çocuklarının kısmetlerini açtırmak ve daha buna benzer birçok istekte bulunmak için büyücülere, falcılara hattâ biraz daha ileri giderek kendilerinin hoca olduklarını iddia eden yalancıların kapılarına giderek hem mânevî hem de maddî anlamda büyük darbeler almaktadırlar. Kişilerin inanç boşluğundan ve huzûru başka başka yerlerde aramalarından kaynaklanan falcı ve büyücülerin kapılarına gitmelerinin netîcesi ise içler acısıdır. Çünkü bu basit gibi görünen davranış, kişilerin öncelikle îmanlarını kaybetmesine, eşlerin birbirlerine karşı güvensizliğine, âilelerin dağılmasına, kardeşlerin birbirine düşman olmasına; kısacası toplumun her kademesinde çok büyük yıkıntılara ve huzursuzluğa sebebiyet vermektedir.

Oysaki Yüce Allah Kur’ân’da falcılığın şeytânın pisliği olduğunu şu âyette açıkça belirtmektedir: “Ey İnananlar! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allâh’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?”(Mâide, 90-91)

 Maalesef ki Müslüman olduklarını söyleyen bazı zavallılar da âdeta âyetleri ve hadisleri görmezden gelerek falcılara gitmenin her türlü kılıfını hazırlar ve fakat kendilerince buna inanmadıklarını söylerler ve uydurdukları “fala inanma falsız da kalma” deyimini dillerine dolayarak bunun sâdece bir oyun ve eğlence olduğunu iddia ederler. Aslında falcının fala bakması, büyücünün büyü yapması ne kadar günahsa bir Müslüman’ın herhangi bir sorunun çözümü için büyücülere gitmesi, onlardan medet beklemesi, gaybten haber almaya çalışması aynı şekilde günahtır ve Allâh’a ortak koşmak anlamına gelmektedir. Hâlbuki gaybı yalnız Allah Teâlâ bilir. Peygamberler ve melekler bile kendilerine vahyedilmedikçe gaybten haber veremezler. Nitekim yüce Allah başka bir âyet-i kerîmede şöyle buyurmuştur: “De ki; göklerde ve yerde, gaybı Allahu Teâlâ’dan başka kimse bilmez.” (Neml, 65.)

İslâmiyet öncesinde, Hristiyanlığın hak din olduğu dönemde geçtiği rivâyet edilen şu kıssa bizlere; tüm sihirbazlar, büyücüler ve şeytânî güçler bir araya gelse de sağlam bir îmâna sâhip olan kişinin irâdesinin ne denli kuvvetli olduğunu anlatmaktadır.

(Yeni Dünya Dergisi)

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23