İstanbul Kadıköy'de İnce provokasyon! CHP yine sokakları karıştırıyor
24 Haziran seçimleri yaklaştıkça köşeye sıkışan CHP ve militanları siyasal tetikçiliğe soyundu. "Kadıköy'de gençlere polis şiddeti" yalanıyla algı ve mağduriyet yaratarak provokatif eylemlerle kaos peşine düşenlerin yalanı deşifre edildi.
24 Haziran seçimleri yaklaştıkça CHP bu kez de militanlarını sokağa dökerek provokatif eylemlerle oy kazanma peşine düştü.
İstanbul Kadıköy'de DHKP-C ve PKK'nın gençlik yapılanmalarına üye bir grup genç eylem yaptı.
CHP-HDP ittifakı "polis otobüsünde polise bıçakla saldıranlara karşı müdahale görüntülerini" sosyal medyada işkence diye lanse edip DHKP-C ve marjinal solun tamamını sokağa dökmek istedi.
Polis otobüsünde yaşanan saldırı olayı, önce "polis işkence yapıyor" yalanıyla yayıldı. Daha sonra da olay başörtüsü düşmanlığına dönüştürüldü.
GÖRÜNTÜLER YALANLARINI İFŞA ETTİ
Polisin masumca gösteri yapan öğrencilere işkence yaptığını iddia eden CHP - HDP ittifakının yalanları bu görüntülerle ifşa oldu. Görüntüler, olayların DHKP-C ve PKK'lı grubun polise saldırmasıyla başladığını , hareketsiz duran polise grubun en önündekilerin "katil polis" diyerek saldırdığını gözler önüne seriyor.
PLANLI PROVOKASYON
CHP'lilerin "masum öğrenci gençlere işkence yapılıyor" algısının planlı bir provokasyon olduğu ortaya çıkan görüntülerle gözler önüne serildi. Sözde masum gençlerin terör yanlısı afişler taşıması ve provokatif sloganlar atması dikkat çekti.
ÖNCEDEN PLANLANMIŞ NET BİR PROVOKASYON
Yayılan tüm bu yalan haber ve olayların tezgah olduğu kısa sürede ortaya çıktı.
Provokatif eylemlerin fitilini, mitinglerde "Selo Başkan" diye slogan attırıp alkış tutturan İnce'nin yaklaşık 1 hafta önce ateşlediği ortaya çıktı.
Öyle ki malum "yürüyüş" için tişörtler bir hafta önceden bastırıldı, CHP'nin tasfiye edilen vekilleri yürüyüş çağrısında bulundu, militanları sokağa döktü. Tam yürüyüşün olacağı gün ise PKK-DHKP-C'liler polise bıçakla saldırarak kirli tezgahın son perdesini sergiledi..
KAOS TETİKÇİLERİ HEMEN DEVREYE GİRDİ
Tüm roller senaryoya uygun oynandıktan sonra sıra aynı Gezi olaylarında olduğu gibi bu işi toplumsal boyuta taşıma görevini üstlenen tetikçilere geldi.
Sözde "siyasetçi", "gazeteci" tetikçiler devreye girerek "kadıköydeişkencevar" yalanını körüklediler.

