• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail detayına dikkat! Suudi Arabistan’ın Yemen’deki saldırısının arka perdesi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
İsrail detayına dikkat! Suudi Arabistan’ın Yemen’deki saldırısının arka perdesi

İsrail’in, Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı resmen tanıyan ilk ülke olması, bölgedeki jeopolitik dengeleri altüst eden bir zincirleme reaksiyon başlattı. Uzmanlar, Tel Aviv’in bu hamlesinin sadece Afrika Boynuzu ile sınırlı kalmadığını; asıl hedefin Yemen’deki ayrılıkçı hareketlere "uluslararası meşruiyet" yolu açmak olduğunu savunuyor.

İsrail, 1991'de Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan eden ancak uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmayan Somaliland'ı 26 Aralık'ta "ülke" olarak tanıdığını duyurdu.

Bu adım şiddetli bir uluslararası tepkiye neden olurken Afrika Birliği ve Arap Birliği kararın Somali'nin iç işlerine müdahale olduğunu belirterek bölgedeki ayrılıkçı hareketleri cesaretlendireceği uyarısında bulundu; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) konu üzerine yaptığı acil toplantıda çok sayıda ülke kararı kınadı.


 

İsrail basını, İsrail'in Somaliland'ın ardından "Güney Yemen"i de tanıyacağı yönünde haberlere imza attı. Maariv gazetesinde yayımlanan bir haberde, "İsrail, Somaliland'ın ardından Husilere karşı Kızıldeniz kıyısında stratejik işbirliği umuduyla, BAE'nin desteklediği Güney Yemen'deki grubu tanımayı düşünüyor." ifadelerine yer verildi.

İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararı ve sırada "Güney Yemen"in olduğuna ilişkin iddiaların ardından Suudi Arabistan'ın 30 Aralık'ta Hadramevt'in Mukalla Limanı'nda BAE destekli GGK'ya yönelik saldırılar gerçekleştirmesi dikkati çekti.


 

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Al Suud başkanlığında yine 30 Aralık'ta akşam saatlerinde toplanan Bakanlar Kurulunun yaptığı açıklamada, Yemen'deki saldırının yanı sıra İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararı reddedilerek "uluslararası hukuku ihlal eden ve tek taraflı ayrılıkçı fiilleri güçlendiren adım" olarak nitelendirilmesi iki olayın birbiriyle nasıl bir ilişkisi olduğuna yönelik soruyu gündeme getirdi.

Uzmanlar, Somaliland'ın stratejik önemini, İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararının arka planını ve Suudi Arabistan'ın Yemen'deki sadırısıyla bu olay arasındaki ilişkiyi AA muhabirine değerlendirdi.

- Somaliland, stratejik konumuyla önem arzediyor

Afrika Boynuzu'nda Kızıldeniz'in Hint Okyanusu'na açıldığı Aden Körfezi'nin kıyısındaki Somaliland, ticaret ve güvenlik açısından stratejik konumuyla önem arz ediyor.

Bugün Somali olarak isimlendirilen ülkenin geçmişte hem kuzey hem güneyi sömürgeciliğin hedeflerinden biri olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel güçlerin dikkatini çekiyor.

Somalili bölgesel politika uzmanı Ahmed Mohamed Moge, geçmişte bölgenin kuzeyinin İngilizler, güneyinin ise İtalyanlar tarafından sömürgeleştirildiğine işaret ederek Somaliland'ın Aden Körfezi ile Kızıldeniz'in kesişiminde stratejik bir konumda olduğunu ve İsrail'in de bu konumdan faydalanarak Yemen'in batısını kontrol altında tutmayı planladığını söyledi.

Afrika boynuzunda birçok uluslararası aktörün etkin olduğunu ve hepsinin bölgeye farklı açılardan baktığını belirten Moge, Somali'nin Türkiye'nin son yıllarda yaptığı yardımlarla önemli adımlar attığını, İsrail'in ise bölgeyi istikrarsızlaştıracak bir karar aldığını ifade etti.


 

- İsrail, dünya ticaretinde söz sahibi olmak istiyor

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Turhan, İsrail'in uzun, orta ve kısa vadeli hedefleri çerçevesinde bu kararı aldığını belirterek "Uzun vadede, İsrail'in temel amacı bölgede Somaliland üzerinden Süveyş kanalındaki küresel ticarette ben de varım demek." ifadelerini kullandı.

Küresel ticaret hacminin 33 trilyon dolara ulaştığına ve bunun yüzde 12'sinin Babu'l Mendeb'den geçtiğine dikkati çeken Turhan, İsrail'in bu ticarette söz sahibi olma arzusunun yanı sıra bölgeye askeri üs kurma ihtimalinin olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Turhan, böylece İsrail'in Suudi Arabistan, Yemen, Etiyopya ve Somali gibi bölge ülkelerine de açık bir mesaj verdiğini, orta vadede ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır'ı Afrika Boynuzu'nda dengelemek istediğini kaydetti.


 

- Gazze'deki Filistinlilerin sürgünü için düşünülen Somaliland

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ocak 2025'te Gazze'deki Filistinlileri sürgün etme fikrini ortaya atmasından sonra İsrail bunu gerçekleştirebilmek için yoğun çaba sarf etti.

İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, Tel Aviv'in tanıma kararının ardından yayımlanan haberinde, İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad'ın uzun süredir Somaliland yetkilileriyle gizli görüşmeler yürüttüğünü aktarırken bölgenin Gazze'deki 1 milyon Filistinlinin sürgünü için ideal bir lokasyon olarak değerlendirildiğini de ileri sürdü.

Tel Aviv yönetiminin kısa vadedeki hedefinin Trump'ın Gazze planına aykırı olmasına rağmen Filistinlileri sürgün etme planına dayandığını ifade eden Doç. Dr. Turhan, İsrail'in Gazze'deki katliamları nedeniyle uluslararası alanda büyük itibar kaybetmesine rağmen Afrika kıtasını tamamen karşısına alma pahasına Somaliland'ı tanımasının, bunun tezahürü olduğunu kaydetti.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş da İsrail'in Gazze'deki Filistinlileri Somaliland'a sürgün etme fikrinin, burayı ülke olarak tanımasının temel motivasyonlarından olduğunu dile getirdi.

- Suudi Arabistan, İsrail'in Yemen'de GGK'yı tanımasından endişe etti

Suudi Arabistan'ın Yemen'de BAE destekli GGK'ye yönelik saldırısıyla görünür hale gelen Suudi Arabistan-BAE arasındaki anlaşmazlığın İsrail'in Somaliland'ı tanımasıyla ilişkisi olduğuna işaret eden Demirtaş, Suudi Arabistan'ın açıklamasında Somali'nin egemenliğine ve uluslararası hukuka vurgu yapıldığına dikkati çekerek "GGK'nin Yemen'i bölerek İsrail tarafından tanınma riski de karşımıza çıkıyor. Suudi Arabistan, Yemen'in bölünmesini istemiyor." dedi.

Demirtaş, İsrail'in Somaliland'ı tanımasının bölgedeki diğer ayrılıkçı hareketlerle birlikte GGK'yi de cesaretlendirdiğini aktardı.


 

Suudi Arabistan'ın BAE'ye karşı gösterdiği tepkinin kendileri açısından "yerinde" olduğuna ve İsrail'e bir mesaj içerdiğine işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:

"İsrail, Somaliland'ı tanımasıyla uluslararası sistemden beklediğini alamadı. Somaliland üzerinden bir test gerçekleştirdi. Başarılı olsaydı arkasından Sudan'da ve Yemen'de aynı şeyi yapacaktı."

- "Suudi Arabistan, nihayet fark etti"

Somali Kalkınma ve Araştırma Enstitüsü İcra Direktörü Salim Said Salim ise "İsrail'in Somaliland ile tek taraflı bağımsızlığını ilan ettiği 1990'lardan beri gizli ilişkileri vardı. Dönemin sözde Somaliland Cumhurbaşkanı Ibrahim Egal, İsrail Başbakanı İzac Rabin'i arayarak işbirliği talep etmiş ve tanımalarını istemişti." diye konuştu.

İsrail'in 7 Ekim sonrasında Husi saldırıları nedeniyle strateji değişikliğine gittiğini aktaran Salim, Somaliland'in Husi saldırılarını etkisiz hale getirmek ve Suudi Arabistan ile Mısır'ı izole etmek veya kuşatmak için en uygun yer olduğunu kaydetti.

Salim, İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararının BAE'den ayrı değerlendirilemeyeceğine dikkati çekerek şunları dile getirdi:


 

"Yemen'in güneyinde BAE, Yemen'den ayrılacağını ilan eden bir grup kurdu. Bu grubun zaten İsrail ile ilişkileri vardı. Suudi Arabistan, İsrail'in Somaliland'ı tanıması ile BAE'nin Yemen hükümetini zayıflatma girişimleri arasında yakın bir bağlantı olduğunu fark etti."

Tüm bunlar nedeniyle Suudi Arabistan'ın İsrail'in Somaliland'ı tanıma kararının ardından Somali lehine diplomatik baskı oluşturmakta önemli rol oynadığına işaret eden Salim, Etiyopya ile İsrail'in yakın ilişkilerini ve Mısır ile rekabetini hatırlatıp Tel Aviv yönetiminin attığı adımın Etiyopya'yı güçlendirerek Somali'yi zayıflatacağını dolayısıyla Mısır için de büyük bir risk oluşturduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23