İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü mezunu yazar Vehbi Vakkasoğlu, üstad Necip Fazıl’ın İslam Davası’nı ‘ruh köküne’ dönmek olarak tanımladı. ‘Ruh kökü’ne dönmeyi de ‘İslam’a, imana, Resulullah’a dönmek olarak tanımlayan Vakkasoğlu, ‘bunlar olmadan bu millet ruhunu kaybeder’ dedi.
İslami yazar Vehbi Vakkasoğlu, akit televiyonunda katıldığı bir programda, üstad Necip Fazıl’ın ‘İslam Davası’nı anlattı.
Vakkasoğlu, “Susuz kalmış bir insanın keşfettiği sofrasına yolculuğu ve o açıklığın heyecanla tek başına değil çevresinde kendisi gibi parçalar diye çağırma olayıdır maneviyatta yani keşfedilen hazine derinliklerine dönüş onun tabiriyle ruh köküne dönüş süreci ruh köküne dönüş, doğal o zaman düz söylenmemiş ama kısa bir süre sonra tam da adını koymuş, İslam'a, imana, Rasulullah'a dönmüş.
Yani bu olmadan bu milletin izlemesi gerekenler. Milletin ruhu, asıl varlığı, canlılığı, dinamizmi İslam iledir. Bu millet onunla buluştuğu zaman kıtaları açıldı, İslam'dan elini gevşettiği zaman da geriledi. İşte bir avuç vatan onun tabiriyle buraya mahkum oldu. Yeniden İlâ-i Kelimetullah dediğimiz Allah'ın adını yüceltmek ve desteklemek için bu millete Allah'ın bir görevini yerine getirdi.
Bunu icra etmiştir. Şimdi yeniden ve bir daha bu misyona dönmek gerekiyor. Sırf kendi adına değil, ezilmişler adına, zavallılar adına, adaletsizliğe sahip olanlar adına. Buna mecbur ve mahkûmuz diyor. Ve bunun için çırpınıyor.
Dava, davada anlatılan şeyin özeti budur yani. Özel sohbetlerinde gecikmeyen, Peygamberimizin sünneti. İlk Müslüman genç Hazreti Ali çocuktur. Geleceğe yatırım babında. Onun için Necip Fazıl'ın Kafa dengi arkadaşı yoktur. Onun için yalnızlıktan çok şikayet eder. Anlattıklarını biz yaşadıkça... 64'ten 83'teki vefatına kadar... gördük. Ama bize adam muamelesi yapıyor, olgun insan muamelesi yapıyor. Dava gençlerin omuzlarında onların dinamizmiyle hayat bulmuştur.” İfadelerini kullandı.