• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İran Açıkladı: ABD 3 Hastaneyi Bombaladı, Hamaney Enkazdan Çıkarıldı!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
İran Açıkladı: ABD 3 Hastaneyi Bombaladı, Hamaney Enkazdan Çıkarıldı!

İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Muhsin Haydari, İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Mücteba Hamaney’in, savaşın başında yaralanmasının ardından kaldırıldığı hastanenin bombalandığını ve enkazdan çıkarıldığını söyledi.

İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Muhsin Haydari, İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Mücteba Hamaney’in, savaşın başında yaralanmasının ardından kaldırıldığı hastanenin bombalandığını ve enkazdan çıkarıldığını söyledi.

Haydari, El Arabi kanalına verdiği röportajda, Mücteba Hamaney’in, İran İslam Cumhuriyeti'nin eski Rehberi Ali Hamaney’in ofisine yönelik saldırıda yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını belirtti.


 

MÜCTEBA HAMANEY HASTANE ENKAZINDAN ÇIKARILMIŞ

Haydari, ABD ile siyonist rejimin, bulunabileceği üç hastaneyi de bombaladığını ve Hamaney'in bombalanan üçüncü hastanenin enkazından çıkarıldığını kaydetti.

Sonraki süreçte Hamaney’in sağlığının yerinde olduğunu öğrendiklerini ve ülkeyi yönetme kapasitesi ile fıkıh bilgisini teyit ettiklerini dile getiren Haydari, hiçbir kurum ve kuruluş ile istişare etmeden Uzmanlar Meclisi olarak kendisini devrim lideri seçtiklerini söyledi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Küresel ve bölgesel güçlerin nüfuz mücadeleleri, tarih boyunca egemenlerin ihtiraslarını tatmin ederken faturayı her zaman masum kitlelere kesmiştir. Orta Doğu coğrafyası on yıllardır süregelen bu kirli savaşların, stratejik hamlelerin ve güç gösterilerinin merkez üssü konumundadır. İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Muhsin Haydari’nin açıklamalarıyla gündeme gelen son hadiseler, bir askeri hedefi yok etmek ya da siyasi bir aktörü tasfiye etmek uğruna şifa dağıtan kurumların nasıl kolayca gözden çıkarılabileceğini ve savaşın ulaştığı vahşet boyutunu bir kez daha gözler önüne sermiştir [Anadolu Ajansı, Sözcü Gazetesi]. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu üzerinden organize bir şekilde üç hastanenin birden bombalanması, uluslararası hukukun ve insani değerlerin nasıl hiçe sayıldığının en açık kanıtlarından biridir. Siyasi ve askeri ihtirasları uğruna hiçbir sınır tanımayan Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, bir lideri etkisiz hale getirme hedefiyle hareket ederken savaş hukukunun en temel kurallarını dahi ayaklar altına almıştır. Uluslararası sözleşmelerle mutlak surette dokunulmaz ilan edilen hastanelerin göz kırpmadan bombalanması, bu iki gücün bölgesel çıkarları için ne denli fütursuzca hareket edebileceğini kanıtlamaktadır. Masum hastaları, prematüre bebekleri ve canla başla çalışan sağlık personelini hiçe sayan bu hoyratça saldırganlık, insan hakları ve evrensel adalet iddialarını tamamen boşa çıkarmaktadır. Stratejik hesaplar uğruna sivil altyapıların vahşice yok edilmesi, sadece askeri bir operasyon değil; insanlığın ortak vicdanına karşı işlenmiş, affedilemez bir küresel suçtur. Diğer taraftan, halkının güvenliğini, sağlığını ve refahını korumak yerine ideolojik çatışmaları ve gerilim zeminini sürekli canlı tutan İran rejimi de bu yıkımın en büyük sorumlularındandır. Kendi iç ve dış siyasetini tamamen kaos, korku ve tırmanan gerilim üzerinden inşa eden, kitleleri sürekli bir savaş stresi altında yaşamaya mahkum eden bu otoriter anlayış, ülkeyi açık bir hedef tahtasına dönüştürmüştür. Bir liderin yaralanması, hastanelere taşınması ve ardından bu alanların bombalanmasına uzanan süreç, rejimin halkı ve sivil alanları korumaktaki acziyetini ve kendi varlığını sürdürmek adına ülkeyi nasıl amansız bir ateş çemberine attığını açıkça göstermektedir. Sonuç olarak, bir tarafta pervasızca bombalar yağdıran küresel saldırganlık, diğer tarafta ise bu gerilimden ve kaostan beslenerek kendi halkını feda eden rejimin varlığı durmaktadır. Her iki cephe de savaştan, şiddetten ve stresten beslenen birer iblis gibi hareket ederek insanlık değerlerini bütünüyle yok etmektedir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel adalet mekanizmalarının bu açık hukuk ihlalleri karşısında sessiz ve etkisiz kalması, güçlü olanın her zaman haklı sayıldığı bu karanlık dünya düzenini derinleştirmektedir. Hedefler veya ideolojiler ne olursa olsun, hastanelerin enkaz yığınına çevrildiği ve sivillerin yaşam hakkının istatistiksel birer veriye indirgendiği bu kirli düzen karşısında ayırt etmeksizin her iki tarafı da sert bir şekilde lanetlemek, coğrafi veya ideolojik aidiyetlerden bağımsız olarak insan kalabilmenin yegane yoludur.

salih aslan

demekki iranda mosad cirit atio iranli yoneticilerin yerini eliyle koymus gibi buluolar.bukadar zafiyet olmaz.iranin hicmi istihbarati yok.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23